Ben, özgürlüğü kısıtlanmış bir güvercindim.
Ben, şiddet gören bir kadındım.
Ben, babası tarafından satılmış küçük bir kızdım.
En önemlisi de ben, hayalleri ve umutları olan bir insandım... Fakat artık sonsuz karanlığa mahkum edilmiştim ve buradan...
Oops! Bu görüntü içerik kurallarımıza uymuyor. Yayımlamaya devam etmek için görüntüyü kaldırmayı ya da başka bir görüntü yüklemeyi deneyin.
İyi okumalar...❤
Sizi gülümsetebilen insanların peşine takılın, çünkü sadece bir gülümseme karanlık bir günü aydınlatabilir.
-Moliere
-10.BÖLÜM-
--
25.08.1993
Sevgili Günlük;
Bugün diğer günler kıyasla restoran çok kalabalıktı. Bir de grip olduğum için hiç çekilmez bir hâl almıştı çalışmak. İşin en garip kısmı şu ki günlüğüm, Hakan Bey bugün beni zorla hastaneye götürdü.
Çok halsizdim ve ateşim vardı ama çalışmaya devam ediyordum. Yanıma gelip iyi olup olmadığımı sordu. İyiyim desem de inanmadı, elini anlıma koyup ateşime baktı. O an çok garip hissettim günlüğüm. İtiraf etmem gerekirse benimle ilgilenmesi hoşuma gitti...
Neyse, ateşim olduğunu fark edince zorla hastaneye götürdü. Dedim ya, benimle ilgilenmesi hoşuma gitmişti fakat laf söz olmasından çok korkmuştum. İtiraz etsem de götürdü, muayene oldum. Üşütmüşüm, serum yedim. Serum bittikten sonra ben restorana gideceğimizi düşünürken, evimin yerini sorup beni eve bıraktı ve iki gün izin verdi.
İyi olduğumu söylesem de dinlemedi. Bende el mecbur eve girdim. Annem nane limon yaptı, şuan gayet iyiyim.
Hoşça kal günlüğüm.
--
27.08.1993
Sevgili Günlük;
Bugün kendimi iyi hissettiğim için restorana gittim. Hakan Bey'e teşekkür etmek için odasına girecektim ama odanın kapısı aralıktı ve içeride bir kadınla onu sarılırken gördüm.
Günlüğüm, o an ne yapacağımı bilemedim, elim ayağım birbirine dolaştı. Çok utandım, ona karşı hissettiklerimden dolayı yüzüm kızardı. Başka bir kadınla ilişkisi olan bir adamdan hoşlandığım için çok utandım. Üstelik bu adam benim patronumdu ve ondan hoşlandığımı o kadına sarılırken, kalbimin acımasından anlamıştım.