6.Bölüm

1.3K 59 5
                                        

Selamm. Nasılsınız?

Umarım hepiniz iyisinizdir ve umarım gününüz güzel geçmiştir.

İyi okumalar...❤️



Hayattayken insanca yaşamayı unutmayın. Bir bakmışsın saat üç, bir bakmışsın saat hiç...

-Özdemir Asaf


-6.BÖLÜM-



Alçin 10 yaşında...

Küçük kız okuldan çıkmış, hızla eve doğru gidiyordu. Babasından önce eve girmek zorundaydı, şüphesiz babası Celal kendisinden sonra eve girilmesinden nefret ederdi.

Alçin cılız bir çocuktu, fiziksel olarak yaşıtlarının aksine kısaydı, zayıftı ama onlara göre daha olgundu.

Çantasının askısını düzelterek hızını arttırdı. Eve yaklaştığında gülümsedi, derin bir nefes alıp apartmanın açık kapısından içeri girdi. Merdivenleri hızla çıktı, evin kapısının önüne gelince gülümsedi.

Babasını ayakkabıları yoktu!

Zile basıp beklemeye başladı. Leyla Hanım kapıyı açtı, küçük kızını görünce gülümsedi.

"Hoş geldin bebeğim."

"Hoş buldum annecim." dedi mutlulukla. Annesinin ona bebeğim demesi onu ayrı bir mutlu ediyordu. Ayakkabılarını çıkarıp içeri girdi.

Annesine sarılıp öpmeye başladı. Annesi yine hastaydı. Küçük kız bunun babasının suçu olduğunu tahmin ediyordu ama annesi üzülür diye sesini çıkarmıyordu.

"Annecim, hemen üstünü değiştir ellerini yıka. Baban gelir birazdan." dedi Leyla Hanım sıkıntıyla.

Onaylarcasına kafasını sallayıp çantasıyla birlikte odasına girdi. Keşke babam gelmese diye içinden geçirdi ama bu imkansız gibi bir şeydi.

Hızla çantasını odasına bırakıp üstündeki okul formasını ve pantolonunu çıkardı. Sabah çıkardığı kıyafetleri giydi ve çıkardığı kıyafetleri katladı.

Annesi yorulmasın diye ev işlerinde ona hep yardım ederdi. O yüzden odasını hep kendi toplar ve bazen -annesi ne kadar izin vermese de- bulaşıkları yıkardı.

Odasından çıkıp tuvalete gitti. İhtiyaçlarını giderip ellerini yıkadı, kuruladı. Tuvaletten çıkıp annesinin yanına mutfağa girdi.

"Ne yemek yaptın anne?" dedi merakla. Karnı çok açtı.

Leyla Hanım kızına gülümseyerek baktı. "Çorba, taze fasulye ve pilav yaptım." dedi. Alçin daha çok gülümsedi. Birlikte sofrayı kurup beklemeye başladılar. Alçin ne kadar aç olsa da sesini çıkarmadan beklemeye başladı. 

Sofrayı kurmalarının üstünden yarım saat geçmiş fakat Celal hâlâ gelmemişti. Telefonun çalmasıyla Leyla Hanım hemen açtı. Alçin sessizce durmuş annesini dinliyordu.

"Efendim, Celal?" dedi Leyla Hanım gerginlikle. 

Alçin babasının ne söylediğini duyamasa da o da gerilmişti. Annesi onaylayan cevaplar verip telefonu kapattığında "Ne oldu anne?" diye sordu merakla.

Sonsuz KaranlıkBağımlısı olacağınız hikayeler. Şimdi keşfedin