Yarışı kazanmıştı.
Buradaki bütün arabaların sahibi oydu.
Arabasından aşağıya inerek kafasını kaldırdı ve seyircilerim olduğu tarafa baktı. Yaptığı hareketle çığlıklar yükselirken, birkaç saniye gözleriyle seyircileri taradı.
Ardından gözleri ben...
Oops! Bu görüntü içerik kurallarımıza uymuyor. Yayımlamaya devam etmek için görüntüyü kaldırmayı ya da başka bir görüntü yüklemeyi deneyin.
Avucumun içerisindeki anahtarı sıkarak elimi cebime sokarken, hızlı adımlarla seyircilerin arasından geçmeye başladım.
İnsanların meraklı gözleri üzerimdeydi.
Hepsi bir ağızdan kim olduğum hakkında yorum yapıyor, heyecan ve meraklarını birbirleriyle paylaşıyorlardı.
Zorlukla kalabalığın arasından sıyrılarak çıkışa doğru yürürken, yapacağım tek şey bilgisayarıma ulaşmaktı.
Bilgisayarımı bulduğum an bu adamın kim olduğunu da öğrenebilirdim.
Hızlı adımlarla kapıya doğru yürürken, birkaç adamın bana doğru geldiğini gördüm. İçlerinde sunucu da vardı.
Adımlarım onların gelmesiyle birlikte duraksarken, olduğum yerde durdum ve yüzümdeki sert ifadeyle yanıma gelmelerini bekledim.
Birkaç saniye sonra yanıma vardıklarında, sunucunun yüzünde büyük bir tebessüm ve merak olduğunu gördüm.
"Merhaba beyefendi." Ardından elini uzattı. "Ben Asher, buranın sahibiyim."
Uzattığı eline birkaç saniye baktıktan sonra, gözlerimi gözleriyle buluşturdum tekrardan. Adam onun elini tutmayacağımı anlayarak boğazını temizledi ve elini indirdi.
Temas sevmezdim.
"Ödülü size verebilmem için kendinizi bana tanıtmanız gerekiyor," Sırıttı. "Belki bir numaralı yarışmacı hakkında da bilgi verirsiniz."
Onunla bir yakınlığımın olduğunu sanıyorlardı.
Halbuki ben bu adamı hayatımda bir kere bile görmemiştim. Onlardan daha yabancıydım bu adama karşı.