Hoş geldiniz.
Medya: Feza Yalaz
Twitter da #Lastdate etiketiyle yorumlarınızı ve düşüncelerinizi benimle paylaşmanızı bekliyor olacağım.
Beğenmeyi ve yorum yapmayı unutmayın.
Yorumlarınız ve oylarınız motive olmam açısından çok önemli biliyorsunuz. Bu bölüm yine çığlık çığlığa okuyacağımız bir bölüm olacak.
Beni buradan da takip edebilirsiniz bazen bölüm bildirimi gelmiyor linki paylaşıyorum.
Keyifli okumalar...
✨
Hayat iki hece tek kelime. Kimilerinin içine koca bir ömür sığdırdığı kimilerinin ise sadece bir yel gibi gelip geçtiği kısa bir zaman dilimi. Yaşamak dedikleri meşakkatli bir olay. Dolu dolu geçmeli her anı. Ziyanı olan tek bir saniyesi bile olmamalı.
Ölümüne çeyrek kalan bir kızın aklından geçenlerdi bunlar. Yaşamın kıymetini en iyi bilenler onun avuçlarının arasından kayıp gitmesini eli kolu bağlı bekleyenlerdi.
Her anımın kıymetini bilerek büyümüştüm. Bir çocukken bile ölümün ne demek olduğunu bilirdim.
Ölüm demek acıların son bulması demekti bana göre. İçten içe beklediğim sonun bana gençliğimi yaşatmayacağını ise hep hissederdim.
Zaman zaman hasta kalbimi fazlasıyla yoran bu hayatın beni ittiği ölümün kollarına teslim olmanın acılarım dindireceğini düşündüğüm olmuştu. Bu yüzden ölmek bir zaman sonra korkunç gelmemeye başlamıştı çünkü acı çekmeye dayanamayan bedenimin mezarda rahatlayacağıyla kendimi teselli ediyordum.
Fakat kısa bir zaman önce her şey değişmişti. Gözümün içine bakan okyanus mavisi harelere biraz daha bakabileyim diye geceler boyu acı çekmeye bile razıydım.
Yeter ki Feza ile biraz daha fazla zaman geçirebilmeye zamanım olsun. Ona doymak mümkün olmasa bile başımı göğsüne doyasıya yaslamak için beni istemeyen bu hayata tutunayım.
Ölümün eşiğinde hasta bir kalbi olan kızın son arzusu; kalbini çalan motorcu çocuğun gözlerine bir gün daha fazla bakabilmekti.
Aşk dedikleri böyle bir şey miydi? Kalbimi deli gibi çarpan o his...
Avucunun arasına aldığı ellerimi ovuşturarak dudaklarına doğru götürüp, sıcak nefesini üfledi. "Üşümüşsün güzelim," dedi iç gıdıklayıcı tondaki sesiyle.
Nefesim sekteye uğradı.
"Feza," diye fısıldadım güçsüzse. "Neden geldin?"
Gözlerimin içine bakarak yamuk bir gülüşle dudağının kenarını kıvırdı ve kaşlarını yalandan çattı. "Senin için gelen birine böyle mi söylenir?"
Sitem vari sesiyle yanaklarım kızarırken panikle başımı iki yana salladım. "Öyle demek istemedim," dedim hemen. "Sadece beklemiyordum seni şaşırdım o yüzden."
Ellerinin arasındaki ellerimin üzerine sırasıyla öpücük bıraktıktan sonra "Tatlı bir cadıdan almam gereken bir cevap var," dedi göz kırparak.
İrileşen gözlerimi kırpıştırırken, "Cevap?" dedim sorarcasına.
Elmacık kemiğimi okşayarak yüzüme düşen saçımı kulağımın arkasına iliştirirken, hareleri yüzümün her köşesinde geziniyordu. Başını eğdi ve "Evet cevap," dedi kendinden emin bir sesle. "Odunluk yapmak istemediğim için çiçek getirdim hatta sana."
ŞİMDİ OKUDUĞUN
LAST DATE
ChickLitPera, 17 yaşında bir lise öğrencisidir. Feza adında motorcu bir çocuğun hayatına girmesiyle kalbinin ilk defa attığını hissetse de bu onun için son derece tehlikeli olacaktır. Yarı texting ✨
