Hoş geldiniz.
Medya: Feza Yalaz
Twitter da #Lastdate etiketiyle yorumlarınızı ve düşüncelerinizi benimle paylaşmanızı bekliyor olacağım. Bölümden sonra gelirseniz sohbet ederiz.
Beğenmeyi ve yorum yapmayı unutmayın.
Bölüm duyurularını Instagram'da paylaşıyorum beni oradan takip edebilirsiniz.
Beni buradan da takip edebilirsiniz bazen bölüm bildirimi gelmiyor linki paylaşıyorum.
Önemli !!!
Geçen bölümün etkileşimi o kada düşüktü ki saydım sadece 9 farklı kişi yorumda bulunmuş hadi 10 olsun. Okunmasına göre çok çok düşük. Eksik olan ne? Yani kendimi bu konuda geliştirebilirim. Demek ki içine çekememiş ya da olmamış bir şeyler. Yeni bölümü yazmaya o kadar zor motive oldum ki bu yüzden. Hiç mi yorum yapacak şeyler yazmıyorum anlamadım ki.
Bu arada @/ dearvasilisa adında yeni bir Twitter hesabı açtım gelmek isterseniz orada daha rahat konuşabiliriz ve size spoi de verebilirim. O hesapta daha rahat hissediyorum.
Keyifli okumalar...
✨
Hissizdim.
Selami hocanın ölümü üzerinden tam üç gün geçmişti. O günden beri ruhumda karanlık bir kuyudaydı sanki. Ölümünün cinayet olduğu kesinleştiğinde bu durum öğrenciler ve veliler tarafından karmaşayla karşılık bulduğunu ve çoğu ailenin de çocuğunu okuldan almak için idareyle tartıştığını duymuştum. Nedenlerinden biri katilin henüz yakalanamamış olmasıydı. Ben ise günlerdir kimseyle iki kelimeden fazla konuşmamış ve kendimi odama kapatmıştım. Bugün ise annemin söylenmelerine dayanamayarak okula gidiyorum diye evden çıkmış olsam da kendimi hazır hissetmediğimden Feza ile bir kitap kafede buluşmak için sözleşmiştik.
Bedenime sarılan kolların sıcaklığına biraz daha sığınırken dışarda lapa lapa yağan karı izliyordum şimdi de. Önünüzdeki masada dumanı üzerinde tüten sıcak çikolataya ve kahveye düşen bakışlarımı yavaşça kollarının arasında olduğum sevgilime doğru kaldırdım. Onun bakışlarının zaten üzerimde olduğunu gördüğümde dudaklarım hafif de olsa kıvrılmıştı.
"Güzelim benim şöyle üzgün bakma artık," dedi Feza parmaklarını yüzüme doğru götürüp elmacık kemiğimi okşayarak. Sesindeki çaresiz tınıyı işitmek nefessiz kalmışım gibi hissettirken onun da üzülmesine neden olduğum için içten içe kendime kızdım.
Kuruyan dudaklarımı konuşmak için araladığım esna da acı bir yutkunuşla sözlerimden vazgeçip omuz silkmekle yetindim.
Saniyeler sonra yan masamızda oturan birinin telefonundan gelen "dıt" sesi zihnimi düşen katran gibi tüm hücrelerime korku dağıtırken, gözlerim de anında dolmuştu. Ruhumu ele geçiren korku beni öylesine içine hapsetmişti ki etrafımda bulunan herhangi birinin telefonuma düşen her bildirim sesiyle bile ağlamaya başlıyordum.
Feza ne olduğunu anlamayarak kaşlarını çattığında ellerini endişeyle yüzüme kapatmıştı. Bir anlığına nefesim kesilir gibi olurken, korku dolu sesini biraz geç idrak edebilmiştim.
"Pera ne oldu birden?" derken titreyen hareleri gözlerimin içine bir cevap ararmış gibi tereddütle bakıyordu.
"Bir şey yok," diye fısıldadım sessizce. "İyi- iyiyim."
Yanaklarımı ıslatan göz yaşlarımı görmeye dayanamıyormuş gibi dişlerini sıktığında çenesi kaskatı kesilmişti. Sert bir soluk vererek gözlerini kapatıp açtı. "İyi değilsin Pera. İyi değilsin. Gözümün önünde ağlıyorsun, yemek yemiyorsun ama ben bir halt yapamıyorum. Sevgilimi iyileştiremiyorsam ne sikime yarıyorum o zaman ben?"
ŞİMDİ OKUDUĞUN
LAST DATE
ChickLitPera, 17 yaşında bir lise öğrencisidir. Feza adında motorcu bir çocuğun hayatına girmesiyle kalbinin ilk defa attığını hissetse de bu onun için son derece tehlikeli olacaktır. Yarı texting ✨
