12

88 7 1
                                    

Bugün günlerden Cuma ve ben okula karnemi almaya gidiyorum. Bartu ile aramızda yaşanan olaydan beş gün sonra... Normalde beni her gün arayıp soran Bartu, daha bir mesaj bile atmamıştı.


O gün Bartu gittikten sonra Can'ı aramış ve olan biten her şeyi anlatmıştım. Sonra Can bize gelmişti, o gün de bizde kalmıştı. Eğer Can yerine bir kız kuzenim olsaydı belkide bu kadar çok anlaşamazdık. Bu yüzden Can iyi ki var.


Ben, bugün hiç yapmadığım bir şey yapacağım. Aslında duygularımı belli etmekten çok kaçan biri değilim, ama bugün mutlu olmadığım halde mutlu görünmeye çalışacağım. Peki neden? Güçsüz görünmek istemiyorum ve Bartu'nun beni üzmesine izin vermeyeceğim.


Okul bahçesine girmeden önce güneş gözlüklerimi taktım ve saçımı geriye atıp, derin bir nefes aldım. Sonunda okul bahçesine girdiğimde, müdür konuşuyordu. Sırama geçmek yerine ağaçların arasındaki banklara geçtim.

Müdürümüz, on ikinci sınıfları tebrik ediyordu, daha sonra okul takımına madalyalar taktim edildi.


Yanıma bizimkiler geliyordu ve yanlarında Bartu'da vardı. Acıyan kalbime inat gülümsedim. Hepsine selam verdim Bartu dışında. O yokmuş gibi davranacağım.


Ege'nin yanındaki çocuk yanıma geldi ve kendini tanıştırdı. Kuzeniymiş Ege'nin ve Almaya'dan geliyormuş. Babasının bir akrabası vefat etmiş bu yüzden 2 hafta burada kalacaklarmış. Adı ise Selim.


Uzun boylu ve yakışıklı bir çocuktu, ama pek bir salak sanki... Kumral saçları var ve yanlarını fazlasıyla kazıtmış. Ela gözleriyle de çok dikkat çekiyordur kesin. Ben kahverengi göz severim, en iyisidir.


Yerimden kalktım ve sıraya doğru yol aldım şimdi karnelerimizi alıp eve gideceğiz.



*****


Karneleri almıştık ve Can benim eve gitmeme izin vermedi. Şuan sahilde kayalıklara dizildik. Yanımda Bartu oturuyordu, diğer yanımda ise Selim. Selim sürekli Almanya'daki anılarından bahsediyordu, herkesler de gülüyordu. Bende aslında komik olmadığı halde gülüyordum.


Bartu koluma dirsek attı. Kalbim hızlanıyordu ve yavaştan titreme yayılıyordu vücuduma. Ona döndüm ve o ayağa kalktı.


-Gelsene biraz konuşalım. dedi Bartu.


Kafamı salladım. ayağa kalktım. Herkes bize döndüğünde biraz sohbet edeceğimizi söyledi. Daha sonra yürümeye başladık ve üç dakika sonra falan bir banka oturduk.


-Ee? diye bir soru sordum, yüzüne dahi bakmadan.


-Ben şey diyecektim. Geçen gün şey yaptıktan sonra çekip gittim ya... Özür dilerim!


-Bittiyse hadi gidelim. deyip ayağa kalktığımda. Kolumdan tuttu ve ona dönmemi sağladı. Ağaya kalkıp, kolumu bıraktı.


-Bir şey söylemeyecek misin?


-Ne söyleme mi bekliyorsun? Sorun değil, çünkü ben senin için ölüyorum, bitiyorum ve sen bana istediğini yap, çünkü ben sana aşığım mı? bunun gibi bir şey mi?


Bunları söylerken biraz bağırmıştım. O ise sadece kaşlarını kaldırmış beni izliyordu. Gözlerim yanmaya başlamıştı bile. Gözlüklerimi çıkartım.


-Ne söyleyeceğim biliyor musun?


Başını hayır anlamında iki yana salladı.


-Sorun değil, çünkü ben senin için ölüyorum, bitiyorum ve sen bana istediğini yap, çünkü ben sana aşığım.



Gerçeği Söyle BanaHikayelerin yaşadığı yer. Şimdi keşfedin