|20|

303 22 49
                                        

19. Bölüm Özeti: Araba yolda bozulur bu nedenle en yakın köye gitmek zorunda kalırlar. Snape ve Lily biraz olsun uzlaşma yoluna gider.
.............................................

"Abartıyorsun Snape."

"Hayır, abartmıyorum." dedi adam ayakkabılarını bağlarken, "ayağını ağzıma sokmaya karar veren sensin."

Küçük çocuk kaşlarını çattı. Adama sarılmış halde uyanmış olabilirdi ama o kadar da deli yatmıyordu. Bütün bir sabahtır bunun üzerine kavga ediyorlardı, daha doğrusu Snape sürekli şikayet ediyordu; yok ayağını ağzıma soktun, yok kaburgalarımı tekmeledin, yok bütün örtüyü topladın.

Bir de yataktan düştüğünü iddia ediyordu Snape. Şey, aslında bu doğruydu. Ama onun suçu değildi, rüyasında Ron'la boğuşuyorlardı. Tam Ron'un üstüne çıkmıştı ki kendini yerde bulmuştu. Birkaç saniye öylece sersem sersem yerde durmuş, sonrada Snape tarafından yukarı, yatağa çekilmişti. Harry kısık ışıkta göremese de, adam fısıldayarak 'iyi misin' diye sorarken sesi gülmemeye çalışıyormuş gibi gelmişti.

Kaşlarını daha derinden çatarak adamın sırtına dil çıkardı. Snape her şeyi bilmek zorunda değildi! Madem biliyordu yüksek sesle dile getirmek zorunda değildi. Mesela Harry hiçbir arkadaşına Snape'in kedilerle insanların bebeklerle konuştuğu gibi bir yumuşak şekilde konuştuğunu anlatmayacaktı. Yani huysuz iksir ustasıyla yazı geçirmenin nasıl olduğunu sormadıkları sürece.

Annesi odasından çıktığında Harry'nin dikkati ona kaydı. Duştan dolayı ıslak olan saçlarını yüzünden uzak tutabilmek için yarım toplamıştı. Sade bluzunu düzeltirken sıradan bir sesle "Resepsiyondaki broşürde organik reçeller olduğu yazıyordu, merak ettim." dedi. Snape cevap vermeden kapıda dikilmeyi yeğledi, Harry ise kahvaltıda reçel harici ne olacağını düşündü.

Sonunda dışarı çıktıklarında birkaç kat merdiven indiler. Lobiye ulaştıklarında diğer konukların çoktan masaya kurulmuş kahvaltı yapmakla meşgul olduklarını gördüler. Snape ve Lily, boş kalan tek tük masadan birine Harry'yi oturtup yemek getirmek için sıraya girdiler.

Tahmin ettikleri gibi, pek çeşit yoktu. Fakat kimse bunu problem etmedi; Snape yumurtasıyla, Lily reçelleriyle ve Harry de ucuz mısır gevreğiyle oldukça hoşnuttu.

"Şimdi ne yapacağız?"

Harry'nin sorusu masadaki iki yetişkinin kafasını ona çevirdi.

"Ben arabaya bakmaya gideceğim." dedi.

Lily, Harry'nin ona attığı bakışlardan kasabada gezinmek isteğini anlamıştı fakat pek sevimli liderleri buna ne derdi bir de orası vardı.

Boğazını temizledi Lily, "Biz de Harry'le köyün büyücü kısmından Çok Özlü İksir için malzeme bakacağız." sesi hiçbir itiraza yer vermeyeceğini ima ediyordu.

Ki, Severus'un yapacağı şey tam olarak buydu, çayını masada duran tabağına koyarken onunla aynı ses tonunda konuştu, "Burayı tam olarak bilmiyoruz-"

"Burada durarak güvende olduğumuz ne malum?"

Adamın gözleri, gaf niteliğindeki sözler karşısında çocuğa kaydı. Lily de aynı şekilde Harry'ye baktığında çocuğun bu sözlerden sonra yüzünün endişeyli bir hal aldığını fark etti. Akılsızca davranışından biraz utanarak bakışlarını bir süreliğine indirdi, "Hem biraz kafa dağıtırız."

Böylece yollar ayrıldı; Snape tamirhaneye, Lily ve Harry ise haritayla birlikte büyücü kısma ilerledi.

xxx

𝐎𝐧𝐜𝐞 𝐔𝐩𝐨𝐧 𝐀 𝐓𝐢𝐦𝐞 𝐈𝐧 𝐒𝐩𝐢𝐧𝐧𝐞𝐫'𝐬 𝐄𝐧𝐝...Hikayelerin yaşadığı yer. Şimdi keşfedin