Bölüm 23

63 1 0
                                        

Heyy gençler merhaba .. Bölüm yayınlamayalı uzun bir zaman oldu, kusura bakmayın. Güzel bir bölüm oldu. Multide Kaan var :) İyi okumalar...

-3 gün sonra -

Valizler hazırlanmış kapının önünde duruyordu. Herkes heyecanlı ve mutluydu. Tatilin tüm masrafları Toprak'ın babası tarafından karşılanacaktı, gençlere yılsonu hediyesiydi.

Havaalanına 2 araba gidilecekti; Burç, Güneş, Burçin ; Rüzgar, Eylül, Toprak, Kaan. Havaalanının otoparkına arabaları bıraktıktan sonra valizleri alıp bekleme salonuna geçtiler.

Uçaklarının anonsunu duyunca korku ve heyecanla uçağa ilerlediler. Yükseklik korkusu olduğu için en çok tedirginlik yaşayan Toprak'tı. Herkes yerine yerleştiğinde son anonslar yapılıyordu.

Uçak havalanalı 10 dakika olmuştu. Toprak'ın gözünün bir anlığına pencereye kaymasıyla tuvalete koşması bir oldu. Midesindeki her şeyi boşalttıktan sonra yerine doğru ilerlerken uçak ufak bir türbülansa girmişti.

O an dengesini kaybeden Toprak hemen yanındaki Kaan'ın üstüne düştü. Kaan ilk başta afallasa da Toprak'ın utandığını anlayınca yanına oturmasına yardımcı oldu. Toprak ise teşekkür edercesine gülümsedi.

Bu sırada çifte kumrularımız Rüzgar ve Eylül koyun koyuna uykuya dalmışlardı bile. Güneş başını Burç'un omzuna yaslanmış dışarıyı izliyorken Burç da başını Güneş'in başına yaslamış uyuyordu. Burçin ise kendi dünyasında kulaklığını takmış kitap okuyordu.

2 saat sonra tüm grup evin bahçesinde dikilip hayranlıkla etrafa bakıyorlardı. Toprak'ın cırlamasıyla herkes kendine geldi.

" Hadi içeri girelim!" Toprak'ın heyecanlı haline gülümseyen Kaan, başını eğip grubun peşinden içeriye girdi. Herkes odalara yerleşmeye başlamıştı. Burç ve Güneş aynı odada, Rüzgar ve Eylül aynı odada kalacaklardı. Burçin, Toprak ve Kaan ise tek başlarına kalmaya karar vermişlerdi.

Valizlerini yerleştirdikten sonra yemek yemeleri gerektiğinin farkına vardılar. Fakat mutfak, buzdolabı bomboştu. Bunun üzerine alışveriş yapmak ve yemek yemek için dışarıya çıktılar.

Yemek yiyecekleri yeri seçerken çok zorlandılar çünkü her yer cıvıl cıvıl ve ilgi çekiciydi. Sonunda karar verip deniz kenarında bir restorana oturdular. Yemeklerini yedikten sonra günbatımı eşliğinde o muhteşem sohbetlerinde birine daha daldılar.

Hava daha fazla kararmadan alışverişi yapıp eve döndüler. Toprak ve Kaan'a buzdolabını yerleştirme görevi verilirken diğerleri odalarına çıkmıştı. Bir süre sonra Toprak ve Kaan'ın kaçamak bakışları eşliğinde yerleştirme işi bitmişti.

Toprak üstünü değiştirip kendini bahçedeki puflardan birine atmıştı. Aynı anda kahkahalarla bahçeye dalan Güneş ve Eylül, Toprak'ın da orda olduğunu fark edince hemen puflara oturdular ve sohbete başladılar.

Sohbet derinleştiği sırada aniden bahçe kapısından gelen sesle irkilip gözlerini kapıya diktiler. Kendilerine doğru yaklaşan silueti görünce kalpleri ağızlarına gelmişti.

Gelenin Burçin olduğunu gördüklerinde derin bir oh çektiler. Olayın heyecanını atlatamayan Güneş,

" Sen odanda değil miydin ya?" diye cırladı. Burçin yüzünde bambaşka bir gülümsemeyle,

" Koşuya çıkmıştım, deniz havası iyi gelir diye düşündüm" dedi. Burçin'deki salak gülümsemeyi fark eden Toprak imalı imalı,

" Sadece deniz havası değil başka bir şey de iyi gelmiş anlaşılan" deyip göz kırptı.

" Bir duş alıyım, anlatırım" deyip içeriye doğru koşan Burçin ile merdivenlerde karşılaşan erkekler kızın yüzünün kırmızılığına bir anlam veremeden bahçeye çıktılar.

Rüzgar sevgilisinin yanına kurulurken Kaan tek başına oturuyordu. Burç, Güneş'in yanında Toprak'ı görünce onu kovdu ve sevgilisinin yanına oturdu. Toprak buna söylenirken Kaan,

" Toprak, boşver sen onları. Bırak da vıcık vıcık ilişkilerini yaşasınlar. Gel sen buraya" deyip yanındaki boşluğa vurdu.

Toprak Burç'a dil çıkarıp Kaan'ın yanına geçtiğinde Burç küçük bir kahkaha attı ve sevgilisini kollarının arasına aldı. Eylül'ün girişkenliği sonucunda yarın için dolu dolu bir plan yapıldı.

Burçin saçlarından sular damlata damlata bahçeye girdi ve Toprak ile Kaan'ın arasına oturmasıyla Kaan'ı düşürmesi bir oldu. Neyse ki bunu Toprak dışında kimse fark etmemişti. Burçin'in yüzündeki salak gülümseme varlığını korurken,

" Ee naptınız?"dedi. Eylül heyecanlı heyecanlı yarın ki planı anlattığında Burçin de onaylamıştı.

Kısa bir sohbetin ardından önce Rüzgar ve Eylül ardından da Burç ve Güneş odalarına çekildiler. Burçin,

" Yaa, açık hava çarptı galiba beni. Ben gidip yatayım. Size iyi geceler" deyip ayaklandığında Toprak,

" Seni aşk çarpmış aşk" deyip sırıttığında Burçin göz devirerek odasına çıktı. Kaan,

" Utandırma kızı, ne olmuş aşık olmuşsa?" diye sordu. Toprak

" Desteklediğine göre sen de birilerine tutulmuşsun?" dediğinde Kaan Toprak'a derin bir şekilde baktıktan sonra,

" Evet!" dedi. Toprak aldığı cevap karşısında afallasa da bunu belli etmeyerek,

" İyi geceler" dedi ve içi içini yiyerek odasına çıktı. Kaan bir süre sonra söylediği şeyin pişmanlığıyla odasına çıktı.

Herkes mışıl mışıl uyurken Kaan'ı uyku tutmuyordu. Oflaya puflaya mutfağa inerken bir şeylerin kırılma sesiyle adımlarını hızlandırdı.

Hızla mutfağa girdiğinde sol elinin parmakları kan içinde kalan ve korkudan hareket edemeyen Toprak ile karşılaştı. Kaan, Toprak'ın mimiksiz suratını avucunun içine alarak,

" Toprak! Konuş benimle. Toprak, konuş benimle" diye inledi. Cevap alamayınca kızın şokta olduğunu anlayan Kaan, onu salona götürüp koltuğa oturttu.

Kaan'ın bu büyük evde pansuman malzemelerini bulması zamanını almıştı. Malzemeleri alıp salona döndüğünde Toprak bıraktığı gibi duruyordu.

Toprak'ın parmaklarına saplanan camları ve akan kanları temizlerken içi acıyordu. Kaan pansumanı bitirmiş kızın parmaklarını sargı beziyle sararken Toprak'ın hıçkırığını duydu.

Hemen başını kaldırdığında Toprak'ın hıçkıra hıçkıra ağladığını gördü. Kaan kısa bir afallamanın ardından Toprak'ı sakinleştirmek için saçlarını okşadı ve onu göğsüne yatırdı.

Uzun bir süre Toprak'ın hıçkırıkları devam etti. Sonunda ağlama sesi kesilmişti. Kaan kızın uyuyup uyumadığını kontrol etmek için başını eğdi sırada Toprak ona sıkıca sarıldı ve 'Teşekkür ederim' diye fısıldadı. Kaan buna karşılık başını Toprak'ın başına yasladı.

Birkaç dakikalık sessizliğin ardından Kaan,

'' Hadi uyuyalım artık'' dediğinde Toprak'tan bir cevap gelmedi. Toprak uyumuştu, Kaan gülümsedi ve onu dikkatlice kucağına alarak odasında çıkardı. Yatağına yatırıp başına bir öpücük kondurduktan sonra 'İyi geceler' diye fısıldadı ve odadan çıktı...

Yayımlanan bölümlerin sonuna geldiniz.

⏰ Son güncelleme: Jun 30, 2015 ⏰

Yeni bölümlerden haberdar olmak için bu hikayeyi Kütüphanenize ekleyin!

5 Hayal Tek GerçekBağımlısı olacağınız hikayeler. Şimdi keşfedin