8. BÖLÜM

44.7K 2.6K 397
                                        

Yeni bölüm geldi.

Gecikme için üzgünüm

İYİ OKUMALAR

️▫️▫️▫️▫️

İkindi vaktinin serin havası yaprakları hafif hafif oynatırken, güzel havanın tadını çıkarmak için dışarı çıkan küçük çocukların neşeli sesi köyün tozlu sokaklarında yankılanıyordu.

Fırat, işlerinin erken bitmesinin rahatlığı ile eve giderken kulağına ilişen çocuk sesleri onu bambaşka diyarlara, renkli hayallere sürüklüyordu. Dudaklarında değil ama kara gözlerinde yıllar sonra küçük bir oğlan çocuğunun heyecan parıltıları vardı.

Eve ulaştığında omzunun üzerinden oynayan küçük çocuklara baktı. Dudaklarında belli belirsiz bir tebessüm belirdi.

Uzak değil...

Dış kapıyı itip bahçeye girdiğinde onu, bahçede çiçeklerle uğraşan annesi karşıladı. Sakine hanım güzelim çiçeklerine öyle bir dalmıştı ki oğlunun geldiğini fark etmedi. Fırat, annesi ve çiçeklerinin arasına girmeden sessizce açık olan kapıdan içeri girdi. Bu kapının açık olması hoşuna gitmiyordu. Karısıyla konuşmaya başladıktan sonra onu utangaç bir öpücükle karşılayan karısının kapıyı açmasını istiyordu.

İçeri girer girmez ayakkabılarını indirip merdivenleri tırmandı. Üst kata çıktığında ses seda yoktu. Salon boş, mutfaktan tek tük sesler geliyordu. Aslında ev her zaman bu kadar sessizdi ama evlendiğinden eve geldiğinde karısının sesini duymak istiyordu.

Mutfaktan gelen seslere göre karısı oradaydı. Mutfağa gitmeyi düşündü ama hem üstü başı kirliydi hem de mutfakta çalışanlarda olmalıydı. Karısını görmeyi sonraya bırakıp merdivenleri çıkıp odasının olduğu kata çıktı. Odasına girdiğinde parmakları gömleğinin düğmelerine çıktı ama yatakta uyuyan karısını gördüğünde eli durdu.

Güzel karısı yatakta cenin pozisyonu almış uyuyordu. Güzelliğini güneşin bile kıskandığı sapsarı saçları yastığın üzerine dağılmıştı. Gökten parça gözleri sıkıca yumduğu gözlerinin ardında kalmıştı.

Fırat’ın göğsü derin bir iç çekiçle yükselirken büyük ama sessiz adımlara yatağa yaklaştı. Bir dizini yatağa koyduğunda hasret olduğu mavi gözler yavaşça aralandı. Fırat önce karısını uyandırdığını zannetti ama hemen ardından mavi gözlerde kırmızılıkları gördüğünde göğsü endişeyle şişti.

Karısının güzel yüzünü avuçları arasına aldı. “Balkız!” Sesinde bariz bir endişe ve merak vardı. “Ne oldu sana Yavrum? Biri bi’ şey mi dedi?” dedi kekeleyerek.

Günçiçek, yorgun olduğu için yavaşça başını iki yana salladı. Söyleyeceği şey için ise nedense utanç duyuyordu. Bu durumu ailesi dışında ilk kez biriyle paylaşacaktı. Kocasına karnını ağrıdığını söylemek kadar normal bir şey yoktu ama o Fırat’ın nasıl bir tepki vereceğini bilmiyordu. Sırf karnına ağrıdığını annesine söylediği için ‘bunu söyleyemeye utanmıyor musun’ diyerek kızını döven anneler vardı. Bu yüzden bunu Fırat’a söylerken çekince duyuyordu.

Bakışlarını kaçırarak, “Sadece karnım ağrıyor,” dediğinde Fırat’tan gelecek tepkiyi bekledi. Fırat önce dudaklarını sevdiği kadının alnına yasladı, oraya derin bir öpücük kondurduktan sonra bakışlarını karısının güzel gözlerine çevirdi.

“Can-ın bir şey ç-ekiyor mu, g-güzelim?”

Günçiçek’in yüzünde saklayamadığı bir tebessüm belirdi. “Yok, sadece uzanmak istiyorum.”

LALOBağımlısı olacağınız hikayeler. Şimdi keşfedin