9. BÖLÜM

41.3K 2.4K 409
                                        

Yeni bölüm geldiii

Gecikme için üzgünüm.

Sizin bir önceki bölümlerdeki yorumlarınız şaka mıdır? Nasıl bu kadar tatlı olmayı beceriyorsunuz?

Bu tatlılık kesinlikle yazardan kaynaklı bir durum olduğunu düşünüyorum.

Oy ve yorum yapmayı unutmayın!

Bu bölümü güzel okuyucum   Cayena21 ithaf ediyorum.

Bölüm şarkısı- Model- Yalnızlık senfonisi, okurken lütfen dinleyin!

KEYİFLİ OKUMALAR


Melek, kocasına kahve yapıp gelen Günçiçek’i izlerken dudaklarında yer edinen gülümsemeden habersizdi. Günçiçek kahveyi Fırat'a getirdiğinde yüzündeki tebessüm paha biçilmezdi. Fırat, dudakları gülmese de karısına bakarken gözlerinin içi parlıyordu. Melek tam bir buçuk yıldır bu evdeydi ve Fırat abisini ilk kez bu kadar iyi, bu kadar mutlu görüyordu. Şüphesiz bunun en büyük sebebi Günçiçek'di. Tüm ev halkı bunun farkındayı.

Yıllardır konuşmak için çaba sarf etmeyen Fırat birden bire bunun için doktora gitmişti. Başta Günçiçek’i istemeye kaynanası bile artık Günçiçek’in gözünün içine bakıyordu. Tıpkı bir kızı gibi davranıyordu. Kaynanası Sakine hanım kötü biri değildi, Melek’e hiçbir zaman kötü davranmamış, hep kızı gibi görmüştü. Ama insan ister istemez yaşadığı toplumun benimseyerek ilerlerdi. Sakine hanımın Günçiçek’i istemezsiniz nedeni buydu.

Herkes kendi halinde sohbet ederken Melek başını yavaşça kocasının omzuna yasladı. Yine birilerinin dedikodusu yapılıyordu. Sıkılmıştı artık başkalarından konuşmaktan.

Kocasının eli usulca belini sardığında yüzündeki bezgin ifade kayboldu. Ahmet’in dudakları Melek’in saçlarını buldu.

“Ne oldu?”

Melek başını hafifçe kaldırıp kocasının gözlerine baktı. Dudaklarını bükerek, “Canım sıkıldı,” dedi. Ahmet’in bakışları karsının dudaklarına kaydı, belindeki eli sıklaşırken, “Odamıza çıkıp daha eğlenceli şeyler yapabiliriz meleğim,” dedi kısık bir sesle.

Melek’in bakışları kısa bir an etrafındaki insanlara kaydı. Ayşegül ve Ali burada değildi. Kaynanası ise hala hanımla dedikodu yağıyordu. Fırat ve Günçiçek bambaşka bir alemdeydi. Dilan ise... pür dikkat Fırat ve Günçiçek'e bakıyordu. Kimsenin gözü onlarda değildi. Bu yüzden tekrar kocasına döndü, yüzünü yüzüne yaklaştırırken, “Olabilir,” dedi bilerek sıcak nefesini kocasının yüzüne doğru üfleyerek.

Ahmet’in dudakları konuşmak için aralandı ama Melek birilerinin ayağa kalktığını fark ettiğinde hızla kocasından ayrıldı. Efendi efendi yerine oturduğunda Günçiçek’in kahve bardaklarını toplamak için kalktığını fark etti. Günçiçek’in hemen ardından Dilan da, “Yardım edeyim,” diye ayaklanmıştı. Nedense bu kızın yaptığı, söylediği hiçbir şey samimi gelmiyordu. Her konuştuğunda yüzünü buruşturmak geliyordu içinden. Bakışları Dilan’ın üzerinde gezinirken kocasının sıcak nefesini saçlarının arasında hissettiği. Ardından onu bu gece unutmayacak sözleri fısıldadı. “Aldım ben sözümü meleğim.”

LALOBağımlısı olacağınız hikayeler. Şimdi keşfedin