Yeni bölümden herkese merhaba.
Bir önceki bölümde bana bolca sövdüğünüze göre bu bölümde beni bolca öpün😘
Sizi daha fazla bekletmenek için bölümü düzenlemeden attım hatam varsa affola
Bu bölümü güzel okuyucum HaticeKbra794 ithaf ediyorum.
KEYİFLİ OKUMALAR
▪️▪️▪️▪️▪️
Kapanın kapının sesi odada yankı bulurken Günçiçek bakışlarını tavandan çekip kapıya dikti. Birkaç saniye de kapı ile bakıştıktan sonra oflayarak yataktan doğruldu. Bakışları, yatağın hemen karşısında bulunan aynalı dolaba kaydığında utanç duygusu bedenini sardı. Üzerinde kazak göğsüne kadar toplanmış, eğer Ayşegül biraz daha geç gelseydi muhtemelen bu kazak üzerinde değil odanın herhangi bir yerinde olacaktı. Saçları biraz dağılmış, dudakları kızarmıştı.
Eğer bu gece Ayşegül odaya girmeseydi neler olacağını kafasına dank ettiğinde yanakları kızardı. Korku yahut endişe duymuyordu sadece birazcık utanıyordu. Yaşadıklarından dolayı Fırat ile arasındaki tensel bir temas onu rahatsız eder sanıyordu ama aklına bile gelmemişti. Kuşkusuz bunun nedeni Fırat bir kere bile olsa şehvetli bir dokunuşta bile bulunmamasıydı. Yaklaşık iki aydır evlilerdi ama Fırat’ın gözlerinde erkeksi bir arzu görmemişti. Fırat ona bakarken yahut dokunurken hissettiği şey sıcacık bir şefkat ve aşktı.
Derler ki; gerçek aşk ilk kalpte var olurmuş. Kalpten düşüncelere, düşüncelerden gözlere, gözlerden dile yansırmış. Yağan yağmurda, yeni açan bir çiçekte düşlermiş seven sevdiğini. Görmek istermiş her an. Baktığı ve olduğu her yerde sevdiğini ararmış gözler. Söylemek istermiş seven. Tüm dünya, dağlar, taşlar duysun istermiş sevdasını. Cıvıldayan kuşlar bile onun aşkını konuşsun istermiş. En son seven sevdiğini teninde hissetmek istermiş. Dudakları ve teniyle sevmek istermiş sevdiğini.*
*(Bu paragraf Kaybolmuş Aşıklar Kitapçısından alıntılanmıştır)
Günçiçek, artık sevdiğini tende hissetmek istiyordu.
Derin bir iç çekiçle yataktan kalktığında amacı aşağı inip neler olduğuna bakmaktı ama önce aşağı inmek için üzerine uygun bir şeyler giydi.
Odasından çıkıp merdivenleri aşındırdığında aşağıdan herhangi bir ses gelmiyordu. Merdivenleri bitirip salona girdiğinde bakışları penceredeve fazlasıyla düşünceli olan Sakine hanım vardı, birde köşede oturmuş Ayşegül.
Günçiçek, Sakine hanıma kısa bir bakış attıktan sonra Ayşegül’ün yanına doğru gitti.
“Melek nerede?”
Ayşegül kafasıyla merdivenleri gösterdi, “Odasında sanırım,” dedi.
Günçiçek, “Tamam, sen annenin yanında kal ben bi’ Melek’e bakayım,” dedi.
Ayşegül fazlasıyla yorgun görünüyordu, Günçiçek bu halini birkaç gün sonra gireceği sınava yordu. Muhtemelen şu içinden Melek ve Ahmet'e sövüyor olmalıydı.
Ayşegül yorgunca başını sallarken Günçiçek merdivenleri tırmanmaya başladı. Melek, yalnız kalmak istiyor olabilirdi ama eğer birine ihtiyaç duyuyorsa Günçiçek onun yanında olmak istiyordu.
ŞİMDİ OKUDUĞUN
LALO
Romantik☘️Günçiçek▪️Fırat☘️ Günçiçek sinirle odaya girdiğinde Gülten'i ve annesinin yan yana buldu. Adımları Gülten'i bulduğunda kadının saçını başını yolmamak için kendimi zor tuttu. "Ne diye geldin yine? Anlamaz mısın? İstemem diyorum! Ne kırkındaki adama...
