17. BÖLÜM

21.5K 1.5K 258
                                        

Yeni bölüm geldiiiii.

Bolca yorum yapmayı unutmayın. Yoksa sataram buuu köyü haaa!

Bu bölümü güzel okuyucum ESRA06736 ithaf ediyorum.

KEYİFLİ OKUMALAR
(Dikkat: bölüm sonu canavarı vardır.😁)

️▪️▪️▪️▪️

Fırat, gömleğinin son düğmesini kapattıktan hemen sonra başka bir el tarafından tekrar açıldı. Fırat usanmadan tekrar kapattı ve eller gömleğine uzanmadan tutup öptü.

"Dur, Balkız!"

"Ya Fırat gitmeyelim," diye mızmızlandı Günçiçek. Bugün köyde düğün vardı. Haliyle de Fırat ve aileside düğüne davet edilmişti. Ama Günçiçek o kalabalığı girmek istemiyor, sabahtan beri Fırat'ı evde kalmak için ikna etmeye çalışıyordu. Ama Fırat her seferinde şimdi olduğu gibi, "Sen istiyorsan gelme, güzelim. Ama ben gitmesem olmaz. Ayıp olur," diyordu.

"Evde tek kalmak istemiyorum, Fırat. Sende kal lütfen," dedi dudaklarını büzerek. Başta kocasını ikna etmeye çalışmış, ikna edemeyince mecbur hazırlanmıştı. Şu an ise son bir kez daha şansını deniyordu.

Fırat derin bir nefes alıp Günçiçek'in yüzünü avuçları arasına aldı. "Evde tek kalmak istemiyorsan benimle gel."

Günçiçek, kocasını konuşarak ikna edemeyeceğini anladığında kollarını kocasının boynuna doladı. Başka yollar deneme vakti gelmişti! Beyefendinin aklını başından alacaktı!

Yüzünü yavaşça kocasını yüzüne yakınlaştırdı ama aniden kocası tarafından kucağa alındı. Korkuyla kocasına boynuna daha sıkı sarılıp bacaklarını beline doladı.

"Fırat ne yapıyorsun?"

"Sana kalırsa bugün evden çıkamayacağız, Balkız. Mecburen ben seni götüreceğim."

Fırat, kucağında karısıyla yavaş yavaş aşağı indi. Herkes önceden çıktığı için içi rahattı.

"Ben sana küstüm, Fırat," diye dudaklarını büktü Günçiçek. Kocasının kucağından inmeye çalışmadı çünkü merdivenleri inecek hali yoktu. Küskünlüğüne kocasının kucağında devam edecekti.

Fırat gülerek karısının saçlarını öptü. Böyle, küçük bir çocuk gibi nazlandığı anlarda dişleri kamaşıyor, karısnı küçük bir çocuk gibi sevmemek için kendini zor tutuyordu. "Nasıl barışabiliriz?"

"Eğer bana ağırlığımca altın alırsan barışabiliriz."

Fırat gülmemek için kendini tutarken, "Olur ama bunun için bütün bağı bahçeyi satmak lazım," dedi.

Günçiçek kaşlarını çattı. "Sen bana şişman mı diyorsun?"

"Yo," dedi Fırat geniş geniş. Şu acayip bir şekilde eğleniyordu.

"Tamam o zaman şimdi almayalım."

"O niye?"

"Bebeğim şimdi sekiz aylık dokuz aylık olsun sonra alalım."

Fırat karısını yanağını öpüp, "Bebeğimle işi birliği yapıp beni batırmaya mı çalışıyorsun?" dedi.

Günçiçek kocasına yaklaşıp "Birazcık öyle olabilir," diye fısıldadı gülerek.

LALOBağımlısı olacağınız hikayeler. Şimdi keşfedin