15. BÖLÜM

32.1K 1.8K 224
                                        

Yeni bölüm geldiiiii

Lafı çok uzatmadan sizi bölümle baş başa bırakıyorum.

Bu bölümü güzel okuyucum olan eloss_7262ithaf ediyorum

İYİ OKUMALAR

2 HAFTA SONRA

Günler birbir ardından sıralanmış, güneş batmış olsa da ertesi sabah daha aydınlık doğmuştu. Tıpkı hayatlarımız gibi. İnsan, karanlıkta kaldı mı, umudunu yitirmemeli. Çünkü her karanlığın bir aydınlığı vardır.

Fırat heyecanlı adımlarla hastanenin koridorlarını arşınlarken günler sonra nefes aldığını hissetti. İçinde tarifi imkansız bir mutluluk vardı.

Karısının bulunduğu odanın önüne geldiğinde hiç vakit kaybetmeden kapıyı açıp içeri girdi. Aceleci adımlarla yatağın yanındaki sandalyeye oturduğunda beklenti dolu gözlerini karısına sabitledi.

İki haftadır bu günü bekliyordu. Günçiçek doktorların dediği gibi bir süre uyutulmuştu. Yaklaşık iki hafta. Durumu iyiye gittiğinde ise normal bir odaya alınmıştı. Doktorların dediğine göre artık uyanması gerekiyordu.

Saniyeler dakikaları, dakikalar saatleri kovaladı. Bir saatin ardından Günçiçek parmaklarını oynatmış, zorlukla gözlerini açmaya çalışmıştı ama bir türlü gözlerini açamamıştı.

Boğazında keskin bir acı hissettiğinde bilinçsizce, "Su," diye mırıldandı. Fırat aceleci hareketlerle su şişesini eline alıp karısını başını hafifçe kalırdı. Suyu içerken bile Günçiçek gözlerini açmamıştı.

Başı tekrar yastığı bulduğunda gözlerini tekrar açmaya çalıştı. Gözleri acısa da sonunda araladığında ilk gördüğü şey ona mutlulukla bakan bir çift kara göz oldu.

"Fırat?" dedi ne olduğunu ve ne yaşadığını anlamaz bir şekilde.

"Balkız," dedi Fırat kısık bir sesle. Günçiçek, sevdiği kadın o kadar uzun bir süredir uyuyordu gibi uyanmış olması mucize gibi geliyordu. Hasret kalkmıştı bir çift göze. Onun için yaşam; bir çift gök mavi gözde saklıydı.

"Ne oldu bana?" diye sordu Günçiçek uzun süredir konuşmadığı için çatallaşmış sesiyle. Konuştukça boğazı ağrıyor, göğsüne anlamsız bir acı peyda oluyordu.

"Hastanedeyiz," dedi Fırat içine derin bir nefes çekerken. Aldığı nefes göğsüne dar geldi. "Vuruldun..." Söyleyeceklerini içinde tartığında konuşmaya devam etti. "Mahsulleri sattığımız sırada aramızda anlaşmazlık çıktı. Adam aklınca beni korkutup intikam alacakmış. Önemsiz bir şey, Balkız."

Doğruları anlatmayı düşünmüyordu, Fırat. Geçmişi tekrar tekrar önüne serip karısını üzmek istemiyordu. Köprünün altından çok su akmıştı. Eğer Günçiçek öğrenirse geçmiş aklına gelecek ve üzülecekti. Gerek yoktu. Geçmişi deşipte geleceğe gölge düşürmeye gerek yoktu.

Zaten o adamdan da intikamını alamamıştı. Evet bulmuşlardı ama daha işlerini halletmeden jandarma arayı girip adamı almıştı. Ama Fırat karısına silah sıkan parmakları da, bunu düşünen kafasını da gereğince kırmıştı. Eğer jandarma gelmeseydi elinde kalırdı o adam.

LALOBağımlısı olacağınız hikayeler. Şimdi keşfedin