Yeni bölüm geldiiiiiii
Geç geldiği için kusura bakmayın, sınav haftasındayım. Bunu telafi etmek için 3 bölümle geldim. Evet, yanlış duymadınız! Siz bu bölümü okurken iki bölüm daha gelecek. Bu durumun sık sık tekrar etmesini istiyorsanız satır aralarını yorumlarla doldurun.
Sınavlarım biteli 3 gün oldu ve ben üç gün içinde size üç bölüm hazırladım. Ama bunun karşılığında sadece birkaç yorum alıyorum. Lütfen bol bol yorum yapın çünkü sizin düşüncelerinizi okumadığım zaman emeklerim boşa gidiyormuş gibi hissediyorum. Ve o anlarda yazma hevesim de puf oluyor. Bu yüzden elinizden geldiğince bol yorum yapın
Bu bölümü güzel okuyucum ZahideE843 ithaf ediyorum.
Bolca yorum yapmayı unutmayın.
KEYİFLİ OKUMALAR
AYLAR SONRA
Gözlerini derin bir karanlıkta açtı, Günçiçek. Etrafı zifiri karanlıktı. Ne bir ses ne de görüntü vardı. Yavaşça etrafına dönerken etraf bilinmeyen bir ışıkla aydınlandı. Aniden beliren ışıkla gözleri kamaştı ama geçen birkaç saniyenin ardından ışığa alıştı. Bu sefer etraf bembeyazdı, ardından bir masa belirdi boşlukta.
Günçiçek masaya bakarken masanın üzerinde bir tabak dolusu erik belirdi. Gördüğü eriklerle ağzı kamaşırken canı feci halde erik çekti. O erikleri yemek gibi büyük bir istek duydu.
Masaya doğru bir adım attığı an erikler tabağın içinde ayaklandı ve Günçiçek'den kaçmaya başladı. Günçiçek, olanlara bir anlam veremedi ama yine de eriklerin peşinden koşmaya başladı. Yaptığı şeylerde mantık aramayı bırakmıştı.
"Durun!" diye bağırdı. Erikler o kadar hızlı koşuyordu ki Günçiçek yetişemiyordu. Tekrar "Durun!" diye bağırdı. Sadece bir tane yakalasa yeterdi. Sadece bir tane istiyordu.
Erikler arkasına dönüp Günçiçek'e güldüğünde, Günçiçek sinirlendi. Daha hızlı koşmaya başladı. Gözleri arkada kalan bir erike çarptı. Atik hareketlerele o eriğe yöneldi ve hızlı bir şekilde eriği yakaladı.
Erik elleri arasında çırpınırken ağzını açtı. Eriği dişlerinin arasında yerini alacağı sırada elleri arasında yok oldu. Hemen ardından masa kayboldu ve ışık söndü.
Bakışları karanlığa bulanırken gözlerini odasında "Erik!" diyerek açtı.
Gözlerini etrafta gezdirdi, nefes nefese masayı ve erikleri aradı. Ne masa vardı ne de erik, hepsi bir rüyaydı. Ama canı hâlâ feci şekilde erik çekiyordu. Sulu ve kıtır kıtır erikler gözlerinin önüne geliyordu. Ardından o önüne gelen eriklerin üzerine biraz tuz serpiliyordu... Ah! Kesinlikle erik yemeliydi!
Ama kışın ortasında nasıl erik yiyebilirdi ki?
Onu kolları arasına almış kocasına döndü. Uyuyalı bir saat ya olmuş ya olmamıştı. Yavaşça kocasını omzunu dürttü. "Fırat!"
Fırat'dan bir ses gelmedi. Tekrar dürttü, sonra tekrar ve tekrar... Ama Fırat hiç bir şekilde uyanmadı. Bir anda Fırat'ın omzuna sert bir yumruk artı ama atar atmaz pişman oldu.
ŞİMDİ OKUDUĞUN
LALO
Romance☘️Günçiçek▪️Fırat☘️ Günçiçek sinirle odaya girdiğinde Gülten'i ve annesinin yan yana buldu. Adımları Gülten'i bulduğunda kadının saçını başını yolmamak için kendimi zor tuttu. "Ne diye geldin yine? Anlamaz mısın? İstemem diyorum! Ne kırkındaki adama...
