17.Bölüm

46.2K 3.4K 354
                                        


Canımın içleriiii selamlar 🫶🏻💕
Visal'i teslim ettim ve hemen Elzem'e döndüm. Duyurdum ama bir daha duyurayım. Niyetim ramazan ayında Elzem'i bitirmek. Hiç değilse finale birkaç bölüm bırakmış olmak. O yüzden siz bu bölümü okurken ben yeni bölüme geçtim bile. Bittiği gibi de hemen paylaşacağım sizinle. Siz de oy ve yorumlarınızı eksik etmeyin benden güzelce gidelim ve bitirelim olur mu 🥹❤️

Çok öper, hayırlı ramazanlar dilerim.
Oy verdiyseniz keyifle okuyun
...
Gözlerimi araladığımda beyaz tavana takılı kaldım. Akın yanımda, bir elini belime doğru atmış sarılarak uyuyordu. Karnımın ağrısı kasıklarıma kadar vururken yok saymaya çalışarak yüzümü ona doğru döndüm. Ne garipti kısacık bir sürede mantığımın değil de hislerimin getirisiyle hareket ederek yeni bir yola çıkmıştım ve şimdi o yolda Akın ile evliydik.

Parmaklarım istemsizce yüzüne dokunmak istedi. Belki de gerçekliğini idrak etme arzusuydu bu. İşaret parmağım önce burnunun üzerinde nazikçe kaydı ardından şakaklarına doğru çıktı. Tenini usulca severken git gide kasıklarıma vuran sancıyla belimde olan elini yavaşça tutarak üzerimden kaldırırken uyandırmamaya çalıştım. Başarılı da oldum. Onu uyandırmadan elini uzaklaştırdığımda başını diğer yöne çevirdi ve beni saran eli kendi yastığının altına doğru kaydı. Benim manzaram ise yüz üstü yatan adamın beyaz yorganın altına serilmiş çıplak omuzları oldu. Derin ve içli bir nefes alarak yerimden kalktım. Adeta parmak uçlarımda ilerlerken odanın içine bakındım. Yerde gelinli ve damatlık vardı. Çantam bir köşede, içtiğimiz su şişeleri sıralanmış, süs diye koyulan yastıklar yerlerdeydi. Dağınıklığın oluşturduğu o bütünün içinde odanın köşesinde duran çantaya parmaklarımın ucunda yürüyerek ulaştım. İçinden çıkardığım bir adet ped ile birlikte yine aynı yavaşlıkta banyoya ilerledim. Birkaç dakika da işimi hallederek banyodan çıktığımda kapanmayan banyo kapısını zorlayarak çektim. Çıkan ses ile birlikte Akın tek gözünü açmış başını da yastıktan hafifçe kaldırmıştı. Dağınık saçlar ve mahmur gözleriyle öyle hoş gözüktü ki gözüme.

"Günaydın." Dedi avucunun içi gözünü ayılmak istercesine okşarken. "Ben çok mu uyudum ya. Sen kalkmışsın ve duymamışım."

Başımı iki yana sallayarak gülümsedim. "Yok çok uyumadın. Ben de şimdi kalktım ben zaten."

Yatakta oturur vaziyete geçtiğinde ben hala ayakta dikiliyordum. Hala tek gözü kapalı olsa da yüzüne yerleşen o gülümsemede ayılmış olmasının getirdiği sahicilik yatıyordu. Parmakları boynunu ovaladı ve eli telefonuna uzandı. "Saat daha 7." Dedi baskın bir tonlamayla. "Dün gece geç uyuduk. Sen neden kalktın ki bu saatte?"

Meraklı bakışları bana doğru döndüğünde elim istemsizce karnıma doğru gitti. "Karnım." Dedim. "Ağrıyor da biraz."

Yattığı yerden bütünüyle manzarası benken ve o çok büyük bir rahatlıkla beni izlerken ben o an çıplak olduğumu fark ettim. İç çamaşırlarım vardı sadece üzerimde. Ellerim nereyi kapatacağını bilemediğinden vazgeçti ama bakışlarımı ondan kaçırmama engel olamadım. O ise benim utancımın farkına varmış gibi oturduğu yerden bana doğru uzandı. Ne yaptığını anlamadığım bir anda tek dirseğinden destek alarak eli önce bileğimi tutup kendine doğru çektirdi ardından güçlü kolları belimi sararak beni yatakta kendine doğru hapsetti. Birkaç saniyede kendimi yatağın içinde buldum. Kaldırdığı yorganı benim üzerime örterek başımı kollarının arasına aldı. Sırtımı çıplak göğsüne dayadı, kalçam kasıklarıyla birleşti ve kolları arasında sıcacık bir şefkatle saralandım. Güçlü kollarının arasında parmaklarının yönü karnım oldu ve dairesel hareketlerle ovmaya başladı. Kolları arasında mayışmış, sıcaklığında salınmışken bir de saçlarımın arasına usulca öpücükler bıraktı. "İyi geliyor mu?" Dedi ben kendimden geçer haldeyken.

Elzem: Leyla GecesiBağımlısı olacağınız hikayeler. Şimdi keşfedin