Oy verdiyseniz keyifle okuyun ♥️
...
Her şeyin bir vakti saati vardı. Ben bunu Akın ile tanıştığım o gün anladım. Öyle ki o güne kadar ne bizim yollarımız kesişti ne de ben onunla ilgili bir duruma iç çektim. Çok sevdiği bahsedilirdi mahallece, çok fena tutulduğu, yandığı, öldüğü, bittiği. Her genç kız muhakkak öyle çok sevilmek için iç çeker, bize nerde öylesi derdi. Ben o zaman hiç kimmiş bu Akın dememiştim. Ama şimdi Akın benimleydi. Beni sevmesi bu kadar kısa süre içinde pek mümkün değildi ama içinin kaydığı, kaynadığı da her halinden belliydi. Öyle olmasa nasıl çıkardı o güzel kelamlar ağzından. Öyle olmasa benim içim nasıl kaynardı ona.
Şimdi şimdi Akın'ı tanıdıkça geçmişin dedikoduları daha dolanır oldu zihnime. O bitmek tükenmek bilmez devlerin aşkının büyüklüğü benim yüreğime oturdu. İster istemez geleceğini değil, geçmişini de düşünür oldum. Ona geç kalışım, bana geç kalışı neden dedirtti. Ah dedirtti, diz dövdürttü. Bilsem Akın böyle, bilsem böyle güzel sevecek beni Gözde'den kalan o seneleri de heba ettirmezdim ne kendime ne ona.
Gönlümün dili, dizimin dermanı. Hepsinin Akın'a yürümek, koşmak için el ayak oluşu...
Geçmişin o anılarını da şeytanın vesvesesi gibi kulağıma iliştirmese en mutlu günüme uyanmıştım. Hatta o kadar ki heyecanla saatin çalmasını bile beklemeden uyandım. Üzerime eski bir şeyler giyerek temizlik için hazırlandım. Mutfaktan gelen tıkırtılar annemin çoktan işe koyulduğunu gösteriyordu. Böyle hemen ertesi güne hazırlıksız almak da olmamıştı ama neyse ki bizim sürekli olarak elimizde toz bezleriyle geziyor oluşumuz bugünümüze yaradı. Temizliğe geçmeden telefonu aldım elime. Akın'ın üzerinde gezdi parmaklarım. Gülümsedim. Bir insanın adına bile kıpırdar mı içi? İçim kıpır kıpır oldu.
Leyla Yazıyor...
Mesaj: Günaydın.
Cevap beklemiyordum ama anında geldi. Her mesajın bildirimi kalbime bir saldırı gibiydi. Ömür boyu sürsün, işgal altında kalayım istedim. Çünkü ben yürekten teslimdim.
Kimden: Akın
İleti: Günaydın. Tamam erken kalkarsın diyordum da bu kadar erken beklemiyordum. Bir sorun yok değil mi?
Olduğum yerde kıkırdayarak dolandı parmaklarım ekranda.
Leyla Yazıyor...
Mesaj: Sorun var. Kabuslarıma giren karabasanlardır böyle erken kalkmamın sebebi. Buna da bir çözümün var mı?
Akın Yazıyor...
Mesaj: Derhal İstanbul'a dönüp sen uyurken başında nöbet tutuyorum. Arada kulağına fısıldanan güzel sözlere eminim hiçbir kötülük uğramayacaktır. Sence oluru var mı? Çünkü bence çok mantıklı. Tamam diyorsan çıkıyorum bak. Tamam dedin sayıyorum.
Olduğum yerde sesli bir kahkaha atarken günümün neşesi arttı. Annem çok gülmek çok ağlamak getirir peşinde derdi. Ben uzunca bir süre sonra Akın ile olduğum dönemde bu kadar çok yürekten gülmüştüm.
Leyla Yazıyor...
Mesajı: Bu olur meselesine babam ne der bilmiyorum ama seni hemen oralardan getirecekse ben tamam diyorum.
Akın Yazıyor...
Mesaj: O kadar mı çok özlendim :)
O kadardan da çok özlendim Akın diyemediğimden sadece gülücük koydum. Ulaşabileceğim mesafede oluşunun bile bir lüks olduğunu gittiğinde anladım.
ŞİMDİ OKUDUĞUN
Elzem: Leyla Gecesi
Storie d'Amore"Leyla!" Günlerin yer değiştirdiği o saatlerde, gecenin en karasında, bir ruhun kilitli kalmış sokaklarındaydık. "Burada ne arıyorsun?" Başkası için kül olan bir yüreğin yeniden yanacağını düşünmezdim ona kadar. Sigaranın külünün düştüğü zeminde a...
