Oy verdiysek keyifle okuyun canımın içleri ve benimle yorumlarda buluşmayı unutmayın olur mu ? 💕
Geçiyordu ömür; Yârin sinesinde, onun birime bin kattığı ömrümde. Yine geçiyordu ömür; Derdin duvarlarına sindiği hanesinde, geçmişin gölgesinde...
1 ayı daha devirerek evliliğimizin 2. Ayını bitirmiştik böylece. Geceyi sabaha vardırdığımız bir günün tan vaktinde küvetin içinde onun omzuna yaslanmış bir halde köpüklerle bacaklarımın üzerinde bir yol çiziyordum kendime. İşe gitmeye az bir zaman kala uyanamayacağımızı düşünerek uyumaktan vazgeçmiştik. Öylece duşa atmıştık kendimizi ve suyun o rahatlatıcı etkisiyle göğsünde gözlerimi kaparak derin bir nefes almıştım. Akın'ın yanında, onun bedeninin sıcaklığıyla doluyordu küvetin içi ve küvetin içindeki su, etrafa yayılan hoş bir buharla birlikte, banyonun içini sarıyordu.
''Burada böyle uyuyabilirim.'' Ellerim Akın'ın ellerindeyken onunla olan bağlarımı daha da güçlendiren bir anlam taşıyordu sanki.
''Burada böyle seni uyutabileceğimi hiç sanmıyorum.'' Sesindeki o çapkın tonlamayla gözlerimi açtığımda o Munzur sesinin yanında huzurlu yüz ifadesini görmek de içimi huzur ile dolduruyordu. Akın'ın gözlerindeki sevgi dolu bakışlar beni şüphesiz her seferinde en derinimden etkiliyordu. Onun göğsünde biraz daha sokulunca ellerinin arasındaki elimi yukarı doğru kaldırdı ve ''Bu ne?'' diye sordu işaret parmağımdaki ize bakarak.
Küvetin içindeki suyun yumuşak sesi sanki bizi dış dünyadan tamamen izole etmiş gibiydi. Zaman, sanki bu anın tadını çıkarabilmemiz için yavaşlamıştı. Parmağımdaki o ize baktığımda buruk bir tebessümle ''Küçüklükten kaldı.'' Dedim.
Sırtımı Akın'a dayayarak, onun sıcaklığını tamamen hissedecek şekilde kuruldum kucağına. Tam olarak o an hissettiğim duygu durumu bedenimi kaplayan sıcak suyla birleşerek tam anlamıyla bir duş keyfinin tadını çıkarmak demekti.
''Merak ettim.''
Parmaklarımı parmaklarının arasına kilitlediğimde başıma doğru yaslandı. ''Küçükken bir gün annemler markete alışverişe gitmişti. Biz de ablamla bu fırsatı değerlendirip evde kendi başımıza kalınca birlikte oyun oynamaya karar verdik. Oyunun ismi de ''Gizli ajan'dı." Dedim tebessümle. ''Ablam ya da ben evin içinde şifreler dolu kağıtlar saklar diğerimizde onu bulurduk. O gün ablam saklamıştı ve ben de evin her yerinde aradım. Çocuk aklı kapının deliğinden sokmuş kağıdın birini. Ben de alacağım çözeceğim diye parmağımı soktum o küçücük deliğe.''
''Sonra da çıkaramadın tabii.''
''Hı hı.'' Dedim gülerek. ''Ben bağırıp ağlamaya başladım. Parmağım içinde şişti kaldı sanki. Çekmeye çalıştıkça da kesti o küçük delik parmağımı. Ablam da bir panikledi annemler gelecek de kızacak diye.''
''Sonra nasıl kurtuldun?''
''Ablam mutfaktan yağ aldı geldi. Parmağımın etrafına doğru döktük de öyle çıkardık parmağımı. Çıkardığımda da hem morarmıştı hem kesilmişti. Kapı da yerler de yağ oldu tabii. Ablam bütün gün onları temizleyeceğim diye uğraşmıştı. Ben de bütün gün parmağım havada benim parmağım koptu hiçbir şey yapamam diye gezmiştim. Ondan kaldı bu iz.''
Akın anlattığım o anıya tebessümle gülerek parmağımı aldı ve dudaklarını bastı geçmişin anılarına. ''Sen...'' dedim başımı ona doğru çevirerek. ''Sen çocukken nasıldın?''
Köpükler yüzüne bulaşınca temizleme gayretinde daha çok köpüğe buladım onu. ''Sakin.'' Dedi ama ben temizlemeye çalıştıkça ve onu daha beter hale getirdikçe ''Artık o kadar sakin değilim ama.'' Diyerek beni kendine çevirdi ve kasıklarım kasıklarına yaslandı. Parmakları huylandırır gibi karnımda dolandıkça kahkahalar atarak ''Akın.'' Diye haykırdım. ''Şiştt...'' diye fısıldadı ve susturma yöntemi olarak dudaklarını dudaklarıma hapsetmekte buldu çözümü. Kahkahalarımı dudaklarında zapt edebildiğim o an hemen geri çekilmek yerine dudaklarının tadına vardım. Ona bulaşan köpükleri kendime de katmaktan çekinmeden kollarımı boynuna sardım. Her geçen gün üzerine katarak bütünleşiyordum onunla. Sanki var olduğumuz andan itibaren hep birmişiz gibi, birlikteymişiz gibi. Usulca geri çekildiğimde ''Çıkalım mı artık?'' diye sordum. Zira biraz daha kalırsak bu işin uzanacağı yerler çok başka olacaktı.
ŞİMDİ OKUDUĞUN
Elzem: Leyla Gecesi
Romance"Leyla!" Günlerin yer değiştirdiği o saatlerde, gecenin en karasında, bir ruhun kilitli kalmış sokaklarındaydık. "Burada ne arıyorsun?" Başkası için kül olan bir yüreğin yeniden yanacağını düşünmezdim ona kadar. Sigaranın külünün düştüğü zeminde a...
