12. Bölüm

45 1 83
                                    

Ruhtan akan kan ile gözden akan yaş ters orantılıdır.
Biri arttıkça diğeri azalır.

Alev...
Keyifli okumalar.

Gözlerim telefondaki saatte iken sonu elli dokuz olan dakikanın sıfırlanmasını bekliyordum.

Dakika çizgisinin yanında görünen çift sıfır ile yataktan kalkıp dikkat çekmemek için getirilen ve boş olan büyük bavulları umursamadan yanımda ki küçük bavulu alarak dışarı çıktım.

Adımlarım asansöre ilerlerken karşıma çıkan iki beden tam önüme gelince beni fark etti, bu bir anlığına duraklamama neden oldu.

Konuşalı tamı tamına bir buçuk saat, iki dakika olan adamı görmezden gelerek ilerledim. Arkamdan seslenmesini kulak ardı ettim fakat yanında ki tanımadığım adamın kolumu tutması kaşlarımın sinirle çatılmasına neden oldu.

Derin nefeslerim göğsümü hızlıca kabartıp, indirirken eli hâlâ kolumda olan adama döndüm. Yüzü benimki gibi ifadesiz olsa da onun da kaşları çatılmış ve sinirli olduğunu belli etmişti.

"Kolumu bırak." Sakince yaptığım uyarıyı umursamadan alakasız bir cevap verdi.

"Albayım sana seslendi."

"O elin bir an önce kolumdan ayrılmazsa senin kolumu tutacak bir elin onun ise bana seslenmesini sağlayacak ses telleri olmayacak. İkisi içinde sadece bir çift el yeterli olacaktır ve neyse ki bir çift ele sahibim. Şimdi, kolumu bırak." Eli önce kolumu sıkıp ardından yavaşça boşluğa kayarken sert bakışları hâlâ gözlerimdeydi.

"Nereye gidiyorsun?" Yanımıza gelen adama dönerek gözlerimizin ayrılmasına sebep oldum.

"Size bir buçuk saat verdim ve sonrasında gideceğimi söyledim. Süre doldu, şimdi izninizle."

"Sadece iki dakika geçti ve beş dakika sonra çıkacağız." Sert tavrının gün yüzüne çıkmasıyla keyfimin yerine geldiğini hissettim.

"Bir buçuk saat içerisinde bu otelden çıkış yapmanız gerekiyordu Metin Bey. Siz saatiniz dolmasına hatta geçmesine rağmen bırakın otelden çıkmayı otele giriş yapıyorsunuz. Mete beni aşağıda bekliyor ve onu daha fazla bekletmek istemiyorum o yüzden size iyi yolculuklar."

Konuşma ilerlemeden arkamı dönüp asansöre bindim. Eğer şimdiden müsamaha gösterirsem bu ileride beni yorardı. Bu ortaklık devam edecekse karakterimi şimdiden ortaya koymak en mantıklısı olacaktı.

Asansör giriş kata geldiğinde kapının önünde görünen adama doğru ilerledim. Görüş açısına girmem ile kiraladığı arabanın kapısını açarak bana kolaylık sağladı.

Sürücü koltuğuna yerleştiğimde kapıyı kapatarak arabanın etrafında dolaşıp yanıma oturdu. Navigasyondan yolu takip ederek sürmeye başladım.

"Biletleri aldın mı?"

"Evet şansımıza tam yarım saat sonraya bilet var."

"Güzel, indiğimiz gibi eve gidiyoruz bilgisayarı bir an önce almam gerekiyor "

"Askeriyeye gideceğiz Alev. Bilgisayarı oraya getiririm."

"İşimi hallettikten sonra da askeriyeye gidebilirim." Direksiyonu sola çevirirken ona yandan bir bakış attım.

"Askeriyeye selam vermeye değil revirde tedavi olmaya gideceksin. Yani hayır. İşinin bitmesini bekleyemeyiz, işini orada da halledebilirsin."

"Arabadan atmamı istemiyorsan kapa çeneni." Dediğime gülerek telefonu ile ilgilenmeye başladı.

Sönmeyen AlevHikayelerin yaşadığı yer. Şimdi keşfedin