1.9 - DAĞITILAN YENİ KARTLAR

128 14 31
                                        

Bazen düşman bile el uzatır...

Ege abisinin ardından huzursuzluğun içinde kıvranırken bir yandan da amcası Tuğrul'un ortaya çıkması ve söz hakkı istemesi ile işlerin iyice sarpa sardığını düşünüyordu.

Uluöz hakimiyetinin bitmesi umrunda bile değildi ama Haldun'un isminin yükselmeye başlaması, ölmüş abisinin arkasından söylenen laflar canını sıkıyordu. Bu yetmezmiş gibi büyük amcası Beril'den aldığı aile yüzüğüne bile red çekerek 'bu ailenin geleceği benim ve Coşkun başa geçtiği gün toydu sen daha toysun' diyerek adamları arasında bulduğu saygı onu savaşmazsa avlanacak duruma getirmişti. Ege ise savaşmak isteyip istemediğini henüz bilmiyordu. Bu dünya umrunda değildi ama ailesini amcanın ellerine bırakamazdı. İkilemde kalmasının en önemli sebebi de buydu.

Yanan ateşin ışığı ile bahçesinde derin düşünceleriyle boğuşan genç adam hangi yolu seçmesi gerektiği konusunda kararsızdı.

Sessizliği bölen Mert, Ege'nin en güvendiği adam her gün olduğu gibi bugün de günün raporunu vermeye gelmişti. O diğerlerinin aksine Ege'ye güveniyordu ve genç adam ilgilenmese bile her olayı haber veriyordu.

"İyi akşamlar abi."

"Sana da Mert" diyen Ege bakışlarını ateşten ayırmadı. "Bugün hangi haberi getirdin acaba?"

Mert direk konuya girerek "Fabrio Sala cinayetle suçlanıyor ama ölüler ortada yok" dedi. İlk defa dikkatini çekmeyi başarmıştı.

Ege bu duruma şaşırarak kafasını izlediği ateşten kaldırdı.
"Ceset yoksa suç da yoktur. Ne demeye tutuklamışlar."

"Araç kamerası bozulmadan önceki kayıtları kurtaran polis çatışma halindeki görüntülere dayanarak Sala'ların İstanbul'daki evine tutuklamaya gittiler. Yanında bir kız da varmış ama kim olduğunu söylemiyormuş."

"Kız mı?"

"Evet. Uzun ve sarışın biriymiş. Çatışmaya karıştığı görülmüyor ama tanıklığı kanıt niteliğindeymiş."

"Beril" diye mırıldanan Ege iki gündür ilk defa istifini bozarak telefonu eline aldı. "Tamam sen çıkabilirsin Mert."

"Abi bir de şey daha var" diyerek tereddüt eden adam Ege'nin "Çıkar ağzındaki baklayı" demesiyle onun için asıl önemli olan haberini verdi.

"Tuğrul bey, Ivan Sala ile iş birliği içerisindeymiş."

Beril'i aramak için aldığı telefondan başını kaldıran adam "Ivan mı?" diye sordu. "O da kim?"

"Sala ailesinin lideri. Geçtiğimiz aylarda ölmüş ve yerine Meltem Sala geçmişti. Tuğrul beyin yanındaki adamlarmızdan biri Ivan'ın eve geldiğini söyledi ama yanlış da olabilir. Önemli olan yanına adam topladığını görmüş olmamız" dedi Mert. "Ne yapmamızı istersin abi?"

Ege doğrulduğu yere tekrar yaslanarak "Sen ne yapmamı istersin Mert?" dedi düşünceli vaziyette.

"Savaşalım abi. Sen evet dersen arkanda duracak bir sürü adamım var. Tuğrul beye hiç güvenmiyorum ve kirli diye sevmediğin bu düzeni daha çok kirletecek! Bizi, soy adımızı da kendi emelleri için kullanacak abi" diyerek dürüst bir açıklama yaptı.

"Bakalım diğer Sala ne düşünüyor" dedi Ege. "Şimdi beni yalnız bırak. Sonra bu konuyla ilgileneceğim."

Mert abisinin dediğini yaparak yanından ayrılırken Ege de Beril'i nihayet aramıştı.

🪢

"Evet Sala anlat bakalım" diyerek içeri giren komiser elindekileri masaya atarak Fabrio'nun karşısına oturdu.
"Yaraladığın ve muhtemelen ölü olan adamlar nerede?"

BABA VE KIZI Bağımlısı olacağınız hikayeler. Şimdi keşfedin