.
.
.
.
.
.
.
.
.
Sonunda araba durduğunda kapıyı açıp indim. Karşımda olan Karyaların evine baktım.
Sabah Cihangir erken uyanınca doktorla konuşmaya gitmişti. Doktor gelip bir kaç kontrol yaptıktan sonra çıkış izni vermişti. Cihangir belgelerle ilgilenmeye gittiğinde de duşa girmiştim. Duştan sonra Göktuğ'un getirdiği kıyafetlerden giymiştim.
Cihangir odaya geldiğinde yanında Ahmet abide vardı. Cebinden bir telefon çıkarıp vermişti. Cihangir de o sırada dışarı çıkmıştı rahat konuşalım diye. Banka hesabıma da para yatırdığını söylemişti.
Biraz oturduktan sonra da gitmişti. Cihangir geldikten sonra da eve doğru yola çıkmıştık. Tabi ben gelmek istemiyorum adlı bir saatlik konuşmanın ardından. Şimdi de burdaydım işte.
Bahçede etrafa bakarken Cihangir'in arabadan inmesini bekliyordum. Bahçede çok fazla araba vardı.
Tüm hayatım boyunca 7/24 saat çalışsam en fazla iki tanesini alabilrdim anca.
Sonunda Cihanda arabadan indiğinde eve doğru yürümeye başladık. Yavaş yürüyordum ve o da bana ayak uyduruyordu.
Kapının önüne gelince durduk. Hiç içeri giresim yoktu. Cihangir cebinden anahtar çıkarıp kapıyı açtı.
"Gelsene."dediğinde içeri girdim. Kapıyı kapattığında ayakkabılarını çıkarıp kapının yanında duran bir başka kapıyı açıp içeri koydu. Adamlara bak insanların dolabı olur ayakkabı mont için bunların odası var.
Bende bir ayağımla diğer ayağım da olan ayakkabının arkasına basıp sağ tarafta ki ayakkabıyı çıkardım. Diğer sol tarafı da çıkarmak için eğilecektim ki önümde bir dizinin üstüne çökmüş Cihangir vardı.
Tamam rahatını seven bir insandım ama 50 li yaşlarında olan bir adam da önümde diz çökmesin yani.
"Gerek yok ben yaparım." Diyerek bacağımı geri çektim.
"Bırak yardım edeyim. Zor yürüyorsun bir de aşağı mı eğileceksin." Dedikten sonra ayakkabıyı çıkarıp ikisini de odadaki bir dolaba koydu.
"İçeri geçelim hadi."diyen adamın peşinden gittim. Salon o kadar uzak olmadığı için hemen gelmiştik. Salonda kimse yoktu.
"Azade hayatım." Diyerek hafif sesini yükselterek seslenmişti. Bir kaç dakika sonra hatırladığım kadarıyla mutfağın olduğu koridordan Azade hanım çıkmıştı.
"Erken gelmişsiniz haber verseydin bi hızlı hazırlanırdı yemekler." Diye Cihan'ı azarlayarak içeri girmişti Azade hanımabla.
"Kusura bakma hayatım."dedi. Azade hanımabla Cihana ters bir bakış attıktan sonra bana döndü.
"Oğlum sen niye ayaktasın geç otur. Cihan çocukla niye ilgilenmiyorsun." Dedi. Cihan ne yapacağını şaşırmış gibi duruyordu.
"Ben ne yaptım hayatım. Bir durmadın ki geldiğimizden belli."dedi Cihan. İşte şimdi sıçmıştı.
"Öyle mi Cihangir." Diyen Azade hanımabla Cihana öldürücü bakışlar atıyordu. Arada kaynamazsam iyi.
"Yok canım öyle değil. Dediğimi anlama-" diyen adamın sözünü yarıda keserek bana bakarak konuşmaya başladı.
"Hadi otur oğlum sende yorulacaksın."dediğinde kafamı sallayıp koltuklardan birine doğru yürüdüm.
"Az sonra kahvaltı hazır olur oğlum."dedikten sonra geri geldiği yere gitti Azade hanım.
ŞİMDİ OKUDUĞUN
Gerçeklik (BxB)-Düzenleniyor-
Ficción GeneralGerçek Ailem kitabıdır ilk kitabım:) "Yeraltının karanlık ringlerinde dövüşerek hayatta kalmaya çalışan Karan, sadece rakipleriyle değil, geçmişinin gölgeleriyle de savaşıyor. Yıllarca ölü bildiği annesinin gerçeği, saklanan sırlar ve dağılmış bir a...
