İyi okumalar 💝
İnsan hayatı aslında oldukça basittir.
Bir mermi, kaza, savaş,kavga, hastalık, intihar, psikolojik sorunlar her şey canınızı alabilirdi. Ölme vakti gelen kimseyi hayatta tutamazdınız.
.
.
Bir mermi sesi sonrasında gelen çığlık sesi. Bir kaç saniyeliğine bir insanın algılarının kapanmasını sağlıyordu.
Küçük çaplı şoktan kurtulup hızla arkamı döndüğümde gördüğüm manzara kalbimi acıtmıştı.
Asel.
Üstünde olan beyaz tişörtün karın kısmı kan olmuştu. Bilinci çok yerinde gibi gözükmüyor.
Diğer ikili de şokta gibilerdi. Asil bankın önünde tepkisiz bir şekilde ikizine bakıyordu. Mihrimah da banka yarı uzanmış şekilde düşen kızın yan tarafındaydı ağlıyordu ama pekte farkında gibi değildi.
Daha fazla beklemeden onlara doğru hızla ilerledim.
Direkt bankın orda dizlerimin üstüne çöküp yarı baygın kıza seslenmeye çalıştım.
Hiç birşeyi siklemeyen ben bile ne yapacağımı bilmiyordum. Ki kızın hastaneye yetişmesi lazımdı. Bu yüzden de arkamda ki ikilinin de kendisine gelmesi gerekiyordu.
Ayağa kalkıp üstümde ki kapşonluyu hızla çıkarıp Asel'in üstünde ki tişörtü hafif kaldırıp yaranın yerine baktıktan sonra geri kapatıp elimdeki kapşonluyu üstüne bastırdım.
Ağzından hafif inlemeye benzeyen bir ses çıktı. Kızı kucağıma aldığımda Asile bağırdım kendine gelmesi için.
"Asil." Biraz yüksek bir tonda bağırdığım için gözleri daldığı yerden bana döndü. Gözlerinden yaşlar süzülmeye başlamıştı bile.
"Ağlamanın sırası değil. Ambulansı ara sonra ağlarsın ama ilk ambulansı ara."dediğimde belirli belirsiz kafasını sallamıştı. Titreyen elleriyle cebinde ki telefonu almaya yeltendiğinde Mihrimah'a döndüm.
"Mihrimah bana bak. Yaraya baskı uygula şunla."dediğimde hızlıca başını salladı. Yanıma gelip titreyen ellerini kaldırıp yaraya bastırmaya başladı.
"Telefon çekmiyor." Diyen çocuğa baktığımda ağlaması artmıştı.
"Hassiktir ya. Şimdi ilk sakin oluyorsun. Eve doğru koşuyorsun ve sinyal bulduğun yerde evde en sakin kalabilecek kişiyi arayıp buraya gelmesini söylüyorsun. Anladın mı."dediğimde başını salladıktan sonra geldiğimiz yöne doğru koşmaya başladı. Ev daha yakın olduğu için ambulansı beklemek yerine vakit kaybetmeden hızlıca hastaneye giderbilirdik.
Asil bütün hızını kullanarak koşmaya başladığında bende kucağımda ki kızla o tarafa yürümeye başladım. Mihrimah bir yandan yaraya bastırırken bir yandan da sesli bir şekilde ağlıyordu.
"Bir şey olmaz de mi Karan." Diyen kızın yüzüne baktım.
"Asel güçlü bir kız dayancağına eminim." Diye cevaplayıp adımlarımı hızlandırdım.
Kaburgalarım birbirine baskı uygulamaya başlamıştı bile. Nefes almam zorlaşıyordu.
15 dakika sonra:
Sonunda siyah araba görüş açıma girmişti. Son hızda buraya doğru geliyordu.
Bir kaç saniyenin sonunda önümüzde ani bir frenle durdu araba. Sürücü koltuğunun olduğu taraf açıldığında inen kişi Bertuğdu.
Direkt yanımıza geldiğinde konuşmaya başlamıştı bile.
"Ne oldu. Nasıl oldu bu. Çabuk arabaya geçin hastaneye gitmemiz lazım çok kan kaybetmiş."dedi endişeli bir sesle.
Bertuğ arabanın arka kapısını açarken kucağımda ki kızı hızlıca arkaya yatırdım.
Mihrimah öne geçerken bende arkaya oturdum.
Başı dizlerimin üstünde olan kızın yarasına bastırıyordum.
Hızlı bir manevrayla arabayı geldiği yöne çevirdikten sonra son hızı gitmeye başladı.
Yaklaşık on dakikanın sonunda hastanenin önüne gelince ani bir frenle durdu.
Ne olduğunu anlamadığım bir hızla arabadan inmiştik doktorlar sedye tarzı bir şeyle Aseli alıp ameliyathaneye doğru gittiklerinde bizde onların peşine takılmıştık
Ameliyathanenin önün de ben ayakta gezerken Bertuğ hastane koltuklarına oturan Mihrimah'ı sakinleştirmeye çalışıyordu.
Bir kaç dakika sonra hiç beklemediğim bir darbe alınca başım sol tarafa doğru döndü.
Elim refleks olarak burnuma giderken darbenin geldiği tarafa döndüm. Arden'in sinirle bakan gözleriyle göz göze geldiğimde bir hamlede daha bulundu.
Üstümde ki tişörtün yakalarından tutup duvara ilerlediğinde sırtımı sert bir şekilde duvara çarptı. Göğsümde olan acıya bir de bu eklenince acıyla inlememek için dişlerimi sıktım. Yine de istemeden hafif yüzümü buruşturmuştum.
"Oruspu çocuğu bu şey senin yüzünden olduysa hayatını sikerim senin. Duydun mu." Dediğinde yüzüne bakmıştım sadece. Bir kaç saniye sonrada Alp tarafından geriye çekildiği için bir kaç adım sendeleyip dengede durmayı başardı. Beni de bırakmıs oldu böylece de.
Doğru söylüyor olabilirdi. Belki de peşimde olan şerefsiz yapmıştı bunu.
"Arden saçmalamayı kes." Diyen Alpti.
Arden'i alıp biraz uzaklaştırdığın da Arden kolunda duran Alpin elini itti.
"Tanımadığınız bir çocuk hakkında nasıl böyle konuşabiliyorsunuz. Ne işler çevirdiğini bile bilmiyorsunuz."dedikten sonra koridorun sonuna doğru ilerleyip gözden kayboldu.
Ne bok yiyordum ben acaba bunu da açıklasaydı keşke. Çünkü ben bile bilmiyordum.
Ayrıca Arden götünü de dövülcekler listemin bir kenarına yazmıştım.
Omzumda bir el hissedince elini koyan kişiye döndüm.
"İyi misin koçum."dedi Alp.
Cevap olarak belli belirsiz kafamı salladım. Elimi omzunda ki elinin üstüne koyup indirdiğim de Arden'in gittiği tarafın ters yönüne doğru yürümeye başladım.
Dudaklarıma doğru inen bir sıvı hissettiğimde elimle kontrol ettim. Burnum kanıyordu. Hayvan gibi güç vardı adam da kanaması normaldi tabi.
Sonunda bahçeye çıktığımda hastanenin arka tarafına doğru yürümeye başladım.
Arka bahçeye geldiğimde duvarın dibine oturup sırtımı duvara yasladım.
Artık nefeslerim düzensiz bir hal alırken cebimde ki telefonu çıkardım.
"Alo Karan iyi misin lan. O ses neydi. Bir şey olmadı sana de mi. Nerdesin. "Diyen ses de Boraya aitti.
"İyiyim ben kardeşim. Sana söyleyeceğim hastaneye gelebilir misin. Gelince anlatırım her şeyi." Dedim.
"Gelirim gelirim de sana bir şey olmadı de mi lan. Sesin falan da bir değişik." Dedi.
"Bir şeyim yok dedim ya. Hastaneyi mesaj olarak atarım sana arka tarafta olurum ben oraya gel direkt."dediğimde onayladığını belli eden bir kaç ses çıkardıktan sonra vedalaşıp telefonu kapattım.
Burnum az da olsa kanamaya devam ederken başımı dizlerimin üstüne koydum. Yavaş yavaş gözlerim kapanmaya başlamıştı.
Bugün ben ne yaşamıştım amına koyayım.
.
ŞİMDİ OKUDUĞUN
Gerçeklik (BxB)-Düzenleniyor-
Ficção GeralGerçek Ailem kitabıdır ilk kitabım:) "Yeraltının karanlık ringlerinde dövüşerek hayatta kalmaya çalışan Karan, sadece rakipleriyle değil, geçmişinin gölgeleriyle de savaşıyor. Yıllarca ölü bildiği annesinin gerçeği, saklanan sırlar ve dağılmış bir a...
