44

1.5K 119 31
                                        

Selam bebislerim

Napıyonuz

Bu bölümlere niye yorum yapılmıyor 😡😡😤

Finale yaklaşıyoruz zaten yakında final yapıcam

Neyse 50 takipçi olmuşum 🥳🥳🥳

Fazla tutmiyim sizi iyi okumalarr bebisler🌷🤍🌷

.
.
.
.

Gözümü açtığımda odanın havası ağırdı. Perdeden sızan güneş ışığı gözlerime vuruyordu, ama içim uyanmak istemiyordu. Yatağın kenarında birkaç dakika öylece oturdum, sonra gözlerimi ovuşturarak kalktım. Banyoya gidip elimi yüzümü yıkayıp aynadan yüzüme baktım. Morluklar, çizikler, patlak kaş falan aynı şeyler.

Üstüme beyaz tişört, siyah eşofman geçirip cebime sigara ve çakmağı attım. Yemek odasına doğru ilerlerken sesler çoğalıyordu. Kahvaltı hazırdı.

Kapıdan girdiğimde herkes masadaydı.

Cihan, normal ifadesiz bir suratla oturuyordu. Yanında oturan Azade hanım göz ucuyla bana baktı. Sert değildi bakışı; tam tersi yüzünde hafif bir gülümseme vardı.

Alparslan dilim ekmeğe peynir sürüyordu, yanında oturan Yasemin ablaya uzatmıştı sonra onu. Ayça sessizce oturuyor, gözlerini yeni giren bana çevirmişti.

Asel önündeki reçelle uğraşıyor, bir yandan da Asille kavga ediyordu. Mihrimah ise bana dikkatle bakıyordu, yüzümdeki morlukları süzüyordu.

Ben masanın kenarına oturdum. Tabağıma bir parça peynir, biraz zeytin koydum. Sessizlik vardı ama boğucu bir sessizlikti. Çatal bıçak sesleri dışında hiçbir şey yoktu.

Asel sonunda dayanamayıp konuştu.

“Abi kremlerini sürüyor musun iz kalmasın.”

“ Aynen sürüyorum.” dedim kısa bir şekilde.

Mihrimah kaşlarını çattı.

“Boş verilecek gibi değil, Karan. Bir hafta oldu. İlaçlarını bile kullanmıyorsundur. Kendine dikkat etmiyorsun.”

Başımı kaldırıp göz göze geldim. Gözlerinde endişe vardı.

“ Birşey olmaz.” dedim.

Azade hanım araya girdi, sesi yumuşaktı.

“ Birşey olmaz deme, Karan. Canın yanıyor, belli. Bir şeye ihtiyacın olursa söyle lütfen.”

Alaycıl bir gülümseme sesi çıktı ağzımdan. Bir an için masadaki herkesin bakışları bana çevrildi. Cihan bile başını kaldırıp bana baktı ama bir şey demedi. Ben ekmeği koparıp ağzıma attım, cevap vermedim.

Alparslan konuyu yumuşatmaya çalıştı:
“Herkes yemeğini yesin.”

Asel gözlerini bana dikti. “Ama böyle oturup da hiçbir şey dememesi sinir bozucu.”

“Yeter,” dedim sertçe. Asel sustu, ama Asil hafifçe gülümsedi.

Yasemin abla bana tabağı uzattı. “Biraz yumurta al istersen.”
Başımı iki yana salladım. “Sağ ol.”

Bir parça daha ekmek attım ağzıma. Sonra sandalyeyi geriye ittim.

“Bahçeye çıkıyorum,” dedim.

Bir şey demediler

Bahçeye çıkınca serin hava yüzüme çarptı. Oturma yerinin yakınların da ağaçların gölgesine geçip cebimden sigarayı çıkardım, yaktım. İlk nefesi çekerken ciğerlerim sızladı ama umursamadım.

Gerçeklik (BxB)-Düzenleniyor-Bağımlısı olacağınız hikayeler. Şimdi keşfedin