26

2.9K 185 37
                                        

İyi okumalar.

.
.
.
.
.
.
.
.

"Hay amına koyayım bu kapının iterek açıldığını niye kimse demedi bana."diyerek ayağa kalkıp üstünde ki tulumunu düzeltti elleriyle.

Kapının hemen orda Bora hayvan gibi anırıyordu.

"Kes be kes göt."diye Boraya cıyakladı Açi.

Sonra bana dönüp dudaklarını büzerek tatlı bir ifade bürünüp yanıma geldi. Yarı oturur pozisyonda olduğum için kollarını boynuma sardı hafifçe demek ki Bora anlatmıştı olanları.

Saçlarımın üstünde dudaklarını hissettiğim de hafif sırıttım. Bu kızın saç takıntısı vardı. Temiz ve güzel bulduğu saçları öpüyor ve saatlerce oynuyordu.

Boğaz temizleme sesi gelince Açelya'nın omzunda duran kafamı sesin geldigi tarafa çevirdim.

Ela renkteki gözlerle gözlerim kesişti. Hafif kısmış gözleriyle garip garip bize bakıyordu.

Bakışlarımı ondan çektiğimde hafif geri çekildim.

"Ne zaman geldin sen."

"Sabah geldim bebişim de seni aradım açmayınca şu hıyarı aradım o aldı beni." Dediğinde anladığımı belirterek kafamı salladım.

"Kuzi bizi arkadaşınla tanıştırmayacak mısın."diye imalı konuşan Göttuğ ya ters bir bakış attım.

"Selamünaleyküm Açi ben yani Açelya."

"Çok memnun olduk kızım."dedi Azade hanım. Açelya da Azade hanıma dönüp tebessüm etti.

Biraz yana doğru kaydığımda Açelya da gelip boş yere oturdu.

Bir kaç dakika sessiz kalmıştı herkes. Sessizliği bölen de Cihangir olmuştu.

"Biz bir Asel'e bakmaya gidelim."dediğinde yanındaki Azade hanımla ayağa kalktılar. Tamam anlamında ben de dahil bir kaç kişi daha kafasını salladı. İkiliyle birlikte Göktuğ'nun annesi de -(kadının adını unuttum la)- ayağa kalkmıştı. Azade hanımla Göktuğ'un annesi kapıya ilerlerken Cihangir yanıma gelmeye başladı.

Hafif üstüme eğilip saçımı öptüğünde pek bir tepki vercek zamanım olmadı.

"Bir şeye ihtiyacın olursa beni çağır." Dediğinde kafamı sallayabilmiştim sadece. Cihan odadan çıktıktan sonra yanımda oturan Açelya konuştu.

"Ayyy sevgi pıtırcıkları sizii."diye gevşek gevşek konuştuğunda ona ters bir şekilde baktım.

"Ne be şaka da yapılmıyor."

"Sen şaka yapma."dedim.

O sırada Göktuğ ayağa kalkıp yatağın ucundaki boş kısma bağdaş kurarak oturdu.

"Ee ne kadar süredir manitasınız yenge."dediğinde benim konuşmama gerek kalmadan Açelya konuştu.

"Ne manitası be Karan dünya ahiret bacım. Ayrıca bu hamam böceğinin neyine bakcam ben." Dediğinde ona döndüm.

"Sen kendine bak bi velet gibi görünüyon" dediğimde omzuma yumruk attı. Velet diye boşuna demiyordum attığı yumruk bile hissedilmiyordu.

"Nasıl değilsiniz ya yengem yok mu benim." Diyen Göktuğ'a baktım.

"Yok yenge falan olmayacak da." Dediğimde biraz daha konuşup susmuştu.

Öylesine sohbet ederken yarım saat geçmişti bile. Konuşmayı bölen Açelya'nın çalan telefonuydu.

Gerçeklik (BxB)-Düzenleniyor-Bağımlısı olacağınız hikayeler. Şimdi keşfedin