İyi okumalar.
.
.
.
.
.
.
.
.
.
Başımdaki keskin ağrıyla gözlerimi yavaş yavaş açıp bir kaç kez açıp kapattıktan sonra etrafıma baktım.
Hastane odasındaydım tahminlerine göre. En son gözümü dinlendirmek için gözlerimi kapatmıştım ben ne ara buraya geldim lan.
Kapı açılma sesi gelince o tarafa döndüm.
Önde Cihangir vardı. Cihanın arkasında da doktor diye tahmin ettiğim biri ve hemşire vardı.
Konuşmak için dudaklarımı aralayacaktım ki yüzümde olan oksijen maskesini fark ettim.
Elimle onu çıkardıktan sonra çoktan odaya girmiş yatağın yanında duranlara hitaben konuştum.
"Ne oldu."
"Karan bey ben doktorunuz Halil Yılmaz. Durumunuzu kısaca açıklıcam. Dengesiz bir hareketiniz yüzünden kırık olan kaburgan da bir komplikasyon oluşmuş. Kaburga kemiklerinin sivri ve düzensiz uç kısımları akciğerlerine batarak kanamaya sebep olmuş. Önceki doktorunun dikkatli olman konusunda uyarı yaptığını tahmin edebiliyorum. Açık olmak gerekirse bir daha yaşanacak bir komplikasyon da çok da şanslı olacağını düşünmüyorum. Şu anlık biraz dinlenin. Bir kaç saat sonra daha detaylı konuşmak için geleceğim."diyen doktora sadece kafamı salladım.
Bir şey olacağını tahmin etmiştim zaten. Ormandayken başlayan ağrılar yüzünden.
Ben kendi kendime düşünürken Cihanın sesini duydum.
"Oğlum iyi misin."dedi. Sesi eskiden güçlü ve sert çıkıyordu şimdi ise yorgun bir sesi vardı.
Benimde kızım vurulsa bende kötü olurum amına koyayım.
"İyiyim de sen pek iyi görünmüyorsun sanki ne dersin babalık yaşlandın mı."diye hafif alaylı sesle konuştum.
"Ben yaşlanmam "diyerek alaylı bir ego bulunan sesiyle konuştu.
Yarım ağız sırıtırken yattığım yerde dogrulmaya çalıştım. Ama göğsüme giren keskin acıyla ağzımdan kaçan inlemeye engel olamamıştım.
Cihan hemen bana doğru atılıp doğrulmama yardım ederken konuştu.
"Oğlum niye yardım istemiyorsun doktorun ne dediğini duymadın mı."dedi.
"Duydum."deyip omuz silktim.
Sessiz geçen beş on dakikanın ardından kapının tıklatıp açılmasıyla bakışlarımı düz duvardan çekip oraya baktım.
Hayvan gibi olan bedeninin sadece yarısı içerde olan bir adet Alptuğ götü vardı.
"Geçmiş olsun. Amca bi gelebilirmisin önemli." İlk başta bana bakarak konuştuktan sonra beybabaya dönmüştü.
Cihan kafasını sallayıp ayağa kalktı.
"Birazdan gelirim."dediğinde kafamı salladım ikisi birlikte odadan çıktılar.
.
.
On beş dakika sonra kimse gelmemişti.
Canım sıkıldığı için biraz Cihangirle uğraşacaktım. Tabi gelmediği için bu hayallerim suya düşmüştü.
Yavaş yavaş göz kapaklarım bana ihanet ederek kapanmaya başlamıştı.
İlaçlar uykumu getiriyordu ve ilaç etkisinde uyumak çok kötü oluyordu.
Kafamı arkamda ki duvara yasladığımda uykuya dalmam çok uzun sürmedi.
.
.
.
.
.
Şuan da karşımda ki duvarla bakışarak etrafta konuşulanları dinliyordum.
Arada dedikodu yaptıkları için eğlenceli oluyordu.
Neler olduğuna gelirsek. Uyuduktan tahmini yarım saat sonra odaya hayvan gibi giren Göttuğ ile uyanmıştım.
( Odada Cihan, Azade hanım, Alp , Mihrimah , Göktuğ ve annesi , bertuğ var )
Asel'in iyi olduğunu öğrenmiştim. Uyanmış Asil falan da onun yanında duruyormuş.
Oda buraya gelmek istemiş ama doktoru izin vermediği için gelememiş.
Asel'in yanına gitmek istiyordum ama malum yatakta kıçımı bile kaydıramadığım için gidemiyordum.
Göktuğ ilk geldiklerinde bir şeyler anlatmaya başlamıştı ama onu dinlemedigim için trip atıyordu bana.
Göktuğya ve bu velet hareketlerine alışmış olabilirdim belki biraz.
"Kuzen senin manitan var mıydı."diyen Göktuğdu. Beklenmeyen yerden bı soruydu bu ama. Biraz sesli sorduğu için meraklı bakışlar bana dönmüştü.
"Yok-"
"KARAN BEBEĞİM İYİ MİSİN."
Kapıdan bağırarak giren dengesini sağlayamayip yere yapışan kıza baka kaldım.
.
.
.
.
.
Nasılsınız kız.
Oy vermeyi unutmayın he.
Sonra görüşürüz 🤍 🤍
ŞİMDİ OKUDUĞUN
Gerçeklik (BxB)-Düzenleniyor-
Narrativa generaleGerçek Ailem kitabıdır ilk kitabım:) "Yeraltının karanlık ringlerinde dövüşerek hayatta kalmaya çalışan Karan, sadece rakipleriyle değil, geçmişinin gölgeleriyle de savaşıyor. Yıllarca ölü bildiği annesinin gerçeği, saklanan sırlar ve dağılmış bir a...
