35

2.1K 159 60
                                        

Napıyonuz kız

İyi okumalar bebisler 🌷

.
.
.
.
.
.
.
.
.

İyice soğuyan havayla adımlarım hızlanmıştı.

Saat beşte Merve denen kız gelmişti bir saat spor yaptıktan sonra benim işim bittiğinden çıkmak için üstümü değiştirip eve gitmeyi düşünüyordum.

Tabi çıkışta beni bekleyen kızdan kurtulabilseydim.

Bir cafeye gidelim demişti ben kabul etmeyince de on dakika yalvarmıştı neredeyse.

Her şey niye benim başıma geliyordu amına koyayım. Bela çekiyordum valla.

Yakında bir yere gidip yarım saat sonra işim var diyerek kalkmıştım.

Tam iyileşmediğim için şuan da götümü donduran soğuk yüzünden daha kötü olmaktan korkuyordum.

Sonuçta bir hafta sonra olan dövüşe sağlam çıkmam lazımdı.

(Bahsettiği dövüş şeysini unutan varsa 30. Bölümün sonlarını tekrar okuyabilirsiniz.)

Dövüş olayı bittikten iki üç gün sonra Mardin den tamamen uzaklaşacaktım.

Çokta uzaklaşmıcaktım aslında. O kadar param yoktu Diyarbakır'a gitcektim yani.

Otobüsle oraya gittikten sonra buradaki gibi küçük bir ev tutacaktım. Sonra da bir iş bulup çalışmayı planlıyordum.

Ucuz bir ev bulamazsam da parkta yatardım bir kaç gün vurulmadığım sürece çok sorun olmazdı benim için.

Sonunda eve geldiğimde direkt üstümü değiştirdim.

Yatak odasından çıkıp salona geçip etrafta göz gezdirdim.

Masanın üstünde duran bir kaç içki şişesi artık yoktu. Mutfakta ki ocağın üstünde de bir tencere vardı.

Benim evimde böyle bir tencere yoktu ki. Daha doğrusu evde tencere yoktu.

Gidip kapağını açtığımda içinde çorba olduğunu gördüm. Azade hanımın sabah dediği çorbaydı galiba.

Ne çorbası olduğunu anlamamıştım ama yine de içecektim. Üst dolaptan bir tane tabak alıp içine çorba koydum.

Hemen arkamda olan koltuğa oturup bacaklarımı öndeki masaya uzattım.

Hayvan gibi aç olduğum için çorbadan başka bir şeyle ilgilenmiyordum.

Valla bu kadın yemek işini beceriyordu. Acaba o kadar kişiye nasil yemek yapıyordu lan.

Çorbanın sonlarına doğru gelirken telefonum çalınca ekrana baktım. Asel arıyordu.

Koltuğun üstüne koyduğum telefonu alıp açtım.

"Karan abi evdekilerle kavga ettim biraz da bi parktayım. Yanıma gelebilir misin müsaitsen." Diyen ağlamaklı sesini duyunca oturduğum yerde doğruldum.

"Gelirim konumu at sen. İyi misin sesin kötü geliyor."

"Yok yok iyiyim öyle küçük bir tartışma zaten."dedi.

"Tamam konumu at geliyorum." Dedikten sonra telefonu kapattım.

Yatak odasına geçip üstümde ki sweati çıkarıp siyah bir tişört ve siyah bir kapşonlu giydim.

Evin anahtarını aldıktan sonra evden çıktım.

.......

Taksici abiye parayı uzattıktan sonra indim. Park uzak olduğu için taksiyle gelmiştim.

Hava çok soğuktu otobüsle yada yürüyerek gelseydim hasta falan olabilirdi. Zaten vurulmasının üstünden fazla zaman geçmemişti bir de hasta olmasına gerek yoktu.

Parkın içine doğru yürümeye başladım onu bulmak için.

Gözlerimi etrafta gezdirirken Asel ve yanındaki bir kaç Karya'yı gördüm.

Bu neydi şimdi amına koyayım.

Ellerimi eşofmanın cebine sokup onlara doğru ilerlemeye başladım.

"Asel."diye seslendim kendi aralarında konuştukları şeyi kesip hepsi bana döndü.

"Ay Karan abi geldin mi."dedi yüzündeki gülümsemeyle bana doğru gelirken.

"Hayırdır." Dedim.

"Şey bugün doğum gününüz ya Mihrimah ablayla düşündük de kutlayalım diye. Normal olarak çağırsak gelmiyeceğini düşündük. O yüzden birazcık yalan söylemiş olabilirim."dedi çekingen bir şekilde.

Bugün doğum günümüzmüydü lan. Bir yaş daha yaşlandım amına koyayım ya.

Aslında bir kaç hafta önce hatırlamıştım doğum gününü ama yoğun geçen günlerden unutmuştum geri.

Sadece kaç yaşındayim diye aklımda tutuyordum onuda yoksa gereksiz bir şeydi zaten. Yok kutlamakmış hediye falan boş para harcamaktı.

Arkadakiler de göz gezdirdim. Ayça,Kerem,Mihrimah, Asil , Göktuğ bir de Asel vardı.

"Ne saçmalıyorsunuz." Dedim.

"Şey birlikte kutlayalım istedim doğum günümüzü ikiziz sonuçta." Diyen Mihrimah'a çevirdim bakışlarımı.

"Bir kaç ay önce olanları hatırlatmam mi gerekiyor. Doğum günü kutlayacak bir bağımız yok."dedim.

"Kuzi yapma böyle."diyen Göktuğ'ya çevirdim bakışlarımı.

Ona cevap vermeden tekrardan önünde duran Mihrimah ve Asel'e döndüm.

Onlara bir bakış attıktan sonra konuşmaya başladım.

"İyi geceler."dedikten sonra arkamı dönüp ilerleyecekken Mihrimah tekrar konuştu.

"Karan-"

"Doğum günün kutlu olsun Mihrimah." Dedikten sonra arkamı dönüp onlardan uzaklaştım.

Parktan çıkıp ilerleyecekken gözüm siyah arabaya yaslanmış beni izleyen Cihangir'e takıldı.

Bakışlarımı ondan çekip gitceğim yola döndüm. Yarım saatlik yolu yürümek zorundaydım şimdi.

.
.
.
.
.
.
.
.

Çok sıkıcı ve boş bir bölüm oldu farkındayım 😔

Ama bir daha ki bölümde fight var bebisler 💪🏻💪🏻

Yeni bölümü şimdi yazmaya başlıcam eğer biterse sabah olmadan atarım. Bitmezse akşam atarım

Sonra görüşürüz aşklar🤍🌷

 

Gerçeklik (BxB)-Düzenleniyor-Bağımlısı olacağınız hikayeler. Şimdi keşfedin