Naber kız.
Neyse iyi okumalar bebislerim🩷🩷
.
.
.
.
.
.
.
"Bok mu yedim ben amına koyayım ya."
Kendi kendime bir şeyler mırıldanırken gözlerimi kırpıştırdım bulanık görüşümün gitmesi için.
Beyaz bir yüzey gördüğümde hiç de yabancı gelmemişti. Beyaz tavanlarla çok samimiydim bu aralar.
Alnıma dökülen saçlarım gözümün içine girerken ellerimi kaldırıp saçlarımı çekecektim ki sağ elim verdiğim komuta uymamıştı.
Bakışlarımı sağ elime indirince beklediğim şeyi görmüştüm. Kelepçe.
Sinirle elimi kendime doğru çekince hareket ettiğimden dolayı karnıma giren ağrıyla dişlerimi sıktım.
Bu sefer de çenem de hissettiğim acıyla küçük bi inleme kaçtı ağzımdan.
Sağlam bir yerim yok muydu lan benim.
Bütün vücudum acıdan uyuşacak seviyedeydi şuan.
Yüzümü buruştururken etrafta göz gezdirdim.
Normal bir hastane odasıydı. Benden başka kimsede yoktu.
Yavaş yavaş başımda ki ağrıda gözlerimi kapatacağım şekilde şiddetlenince birilerini çağırabilmek için etrafa bakındım.
Yatağın sol tarafında duvarda kırmızı bir tuş gibi birşey vardı büyük ihtimalle hemşire falan çağırmak içindi.
Sağ elim artık bana ait olmadığına göre sol elimle oraya uzanmak imkansız gibi bir şeydi.
Derin bir nefes verdiğimde oksijen maskesi buğlandı.
Gözlerimi kapatıp başka bir şeye odaklanmaya çalıştım.
Her şey benim başıma geliyordu zaten bela çekiyordum valla.
Polisler kaç yıldır bir şey yapmadıkları adamları benim orda olduğum gün mü baskın yapası gelmişti.
En son bayıldığımı hatırlıyordum. Büyük ihtimalle sonra polis falan baskın yapmıştı.
Çünkü hastanede kelepçeli olmamın başka bir açıklaması yoktu.
Ne kadar geçtiğini anlamadığım dakikalardan sonra kapı açılma sesi duyduğum da gözlerimi açtım.
İçeri giren Alptuğ bana bir bakış atıp kapıyı kapattı.
(Alptuğ'u hatırlamayanlar için polis olan kuzen, Göktuğ'nun abisi.)
"Uyanmışsın." Derken bana doğru döndü.
"Hemşire çağırabilir misin." Kuruyan boğazımla ne kadar dediğimi anladı bilmiyordum ama başını sallayıp odadan geri çıktı.
Geçen bir kaç dakikanın ardından aralanan kapıyla içeri bir hemşire ve Alptuğ girmişti.
"Karan bey uyanmışsınız. Nasıl hissediyorsunuz." Diyen erkek hemşireye döndüm.
"Kötü."dediğimde yüzünde bir gülümseme oluştu.
"Normal. Ağrı kesici verilmişti bir kaç saat önce etkisini kaybetmiş olmalı."
Yanıma gelip elinde ki ilaç tepsisini masanın üstüne koyup serumla bir şeyler yapmaya başladı.
On dakikanın sonunda işi bittiğinde konuşmaya başladı tekrardan.
"Ağrı kesici enjekte ettim serumunuza. Birazdan doktor bey gelip sizi bilgilendirir." Hafifçe başımı salladığım da son kez gülümseyip odadan çıktı.
ŞİMDİ OKUDUĞUN
Gerçeklik (BxB)-Düzenleniyor-
Ficção GeralGerçek Ailem kitabıdır ilk kitabım:) "Yeraltının karanlık ringlerinde dövüşerek hayatta kalmaya çalışan Karan, sadece rakipleriyle değil, geçmişinin gölgeleriyle de savaşıyor. Yıllarca ölü bildiği annesinin gerçeği, saklanan sırlar ve dağılmış bir a...
