İyi okumalar
.
.
.
.
.
.
Telefonun ekranını kapatıp koltuğa attım. Sesli bir şekilde nefesimi dışarı verdim.
"Noldu. Sıkıldın mı Karancım." Diyen Mehir ablaya baktım.
(Hatırlatma:Mehir Arden'in karısı)
"Biraz sıkıldım Mehir abla." Evet ona abla diyorum. Çünkü hanım dedigimde beni uyarmış ona abla veya yenge dememi söylemişti.
"Ne yapalım o zaman. Bizimle dizi izle diyoruz onu da istemiyorsun."
"Dizi izlemeyi sevmiyorum ben ondan."
Yalandı. Mehir abla ,Asel, Göktuğ, Yasemin abla "Kızılcık Şerbeti" adlı bir diziyi açmış ellerinde çekirdek ile izliyorlardı. Filme bir beş dakika bakmıştım ilk başta. Ama o sürede bile saçma olduğunu anlayıp telefona bakmaya başlamıştım.
"Siz devam edin izlemeye ben bı odaya gidip üstümü değiştircem."
"Tamam. Bı şey olursa seslen Göktuğ gelir."dediğinde başımı onaylar şekilde sağlayıp yukarı odaya gitmeye başladım.
Odaya geldiğimde üstümü değiştirip yavaşca yatağa yattım. Tam o sırada telefonuma mesaj geldi.
Cihangir:
İyi misin. Ağrın falan yok değil mi.
Karan:
İyiyim. Yok.
En son Bertuğ ile odada tek kaldıktan bı on dakika sonra biri aramıştı. Telefonu kapattıktan sonra görev olduğu için gitmesi gerektiğini söyleyip çıkmıştı odadan.
Sonradan da Cihangir gelmişti. Bir kaç saatin sonunda hastaneden çıkmamıza izin vermişti doktor.
Asel'in bir gün orda kalması lazımdı ama evde doktor biri olduğu için hastaneden çıkmasına izin vermişti.
Cihangir:
Yatağını iyi ısıt sonuçta bir kaç gün oğlumla uyucam. Soğuğu sevmem.
Karan:
Buna gerek olmadığını söylemiştim.
Cihangir:
Doktorun öyle demedi ama.
Cevap vermeden telefonu kapatıp yan tarafıma attım.
Mükemmel ya.
Hastane de verdikleri ilaçlar uykumu getirirken yavaş yavaş gözlerim kapanıyordu.
(Uyuduğunuzu belli etmek istiyorsanız bu cümleyi kullanabilirsiniz sjshsh)
.
.
.
Yavaş hareketlerle siyah tişörtü de üstüme geçirdikten sonra aşağıya inmeye başladım.
Bir kaç dakika önce evde çalışan yardımcı bir abla gelip akşam yemeği için uyandırmıştı.
Yemek salonunun kapısının önüne geldiğimde kapıyı açtım.
Azade hanım, Cihangir ve bebeleri vardı sadece. Asel ve Arden hariç. Arden hangi cehenneme gittiyse geri gelmesin zaten.
Bir şey demeden Kerem ve Ayça'nın ortasında olan sandalyeye oturdum. Tek boş yer orasıydı zaten.
Herkes yemeğe başlarken bende elimi kaşığa uzattım.
Önümde ki çorbadan bir kaşık alıp içtiğimde yüzümü buruşturmamak için kendimi zor tuttum.
Çorba sebze çorbasıydı. Sebzelerle hayatım boyunca hiç bir bağım olmamıştı. Hepsi nefret edilecek şeylerdi. Ama sürekli karşıma çıkıyordu.
ŞİMDİ OKUDUĞUN
Gerçeklik (BxB)-Düzenleniyor-
Ficción GeneralGerçek Ailem kitabıdır ilk kitabım:) "Yeraltının karanlık ringlerinde dövüşerek hayatta kalmaya çalışan Karan, sadece rakipleriyle değil, geçmişinin gölgeleriyle de savaşıyor. Yıllarca ölü bildiği annesinin gerçeği, saklanan sırlar ve dağılmış bir a...
