Nabersiniz kız
Oy vermeyi ve yorum yapmayı unutmayın.
İyi okumalar🐖🐙🌷
.
.
.
.
.
.
Yağmur hızını arttırırken daha hızlı yürümeye başladım.
Yeni gelen dört kişiyle ilgilendiğim için çıkış saatimi kaçırmıştım böylelikle de otobüsü kaçırmış olmuştum.
Hafif çiseleyen yağmur sanki bana garezi varmış gibi daha çok yağmaya başlamıştı.
Yağmurlardan küçük yaştan belli hep nefret etmiştim.
Karan yedi yaşındayken:
Titreyen küçük bedeniyle kaldırımda oturmaya devam ediyordu küçük çocuk.
Yağmur damlaları garezi varmış gibi hızını daha da arttırıkken üstünde ki monta daha da sarıldı çocuk.
Annesi gecenin bir vakti yine farklı bir sevgilisiyle eve geldiğinde küçük çocuk ona acıktım dediği için dışarı çıkarmıştı.
Adamın rahatsız olmaması gerekiyordu sonuçta bu işten bir para kazanıyordu.
Küçük çocuk ilk başta bir kaç apartman ilerde sokakta oyun oynadığı arkadaşının evine gitsede arkadaşının annesi onu eve almamıştı.
Hava çok soğuk diyip bir kaç kez daha rica ettiğin de kadın içerden kocasını çağırmıştı.
Kadının kocası da küçük çocuğun kolundan tuttuğu gibi apartmandan dışarı atmıştı.
Pusu da apartmanın önünde kaldırımın üstüne oturmuşdu.
İnce miyavlama sesleri duyan çocuk etrafına bakmaya başladı sesin geldiği yeri bulmak için.
Evin kenarında sırılsıklam olan iki tane siyah beyaz yavru kedi görmüştü.
Kaldırımdan kalkıp titreyen iki küçük bedene doğru ilerledi çocuk.
Küçük kediler ilk başta korksada çocuğun kendilerini sevmesine izin vermişlerdi.
Küçük çocuk üstünde ki montu çıkarıp kedileri montun yünlü iç tarafına koymuştu daha fazla üşümesinler diye. Tabi bunu yaparken bir hafta yataktan çıkamayacağını düşünmemişti.
Montun dışı kapitone kumaşından olduğu için fazla ıslanmamıştı. Bir kaç yeri yırtık olduğu için ıslanmıştı sadece.
Hemen yanlarında ki taşa başını koyup yere uzandığında montu kendine doğru çekip hafifçe sarıldı. Kedilerin nefes alması için aralık bırakmıştı tabi montta.
Sabah iki küçük bedenin daha fazla dayanamayıp öleceğini bilmeden gözlerini kapatıp uykuya dalmıştı küçük çocuk.
Sabah olduğunda işlerini halletmek için dışarı çıkan komşularda küçük çocuğu takmamıştı. Hepsi de bu olaya alışmıştı artık çünkü.
Şimdiki Zaman:
Sonunda eve vardığımda anahtarla kapıyı açıp içeri geçtim.
Şimdiden hapşırmaya başladığımdan hasta olacağımı hissetmiştim.
Her ne kadar havalar ısınmaya başlamış olsada yine de yağmur yağıyordu.
Islak kıyafetlerimi çıkarıp altıma bir boxer geçirdikten sonra kendimi yatağa attım.
Komodinin üstünde her zaman duran ağrı kesici ve uyku hapından birer tane içtikten sonra uyumak için gözlerimi kapattım.
............
Kapının üç saniyede bir tekrar çalmasın dan dolayı artık dayanamayıp kapıya doğru gitmeye başladım.
"Sabah sabah bu kim amına koyayım ya." Söylenerek kapıyı açtığımda kapatmam bir olmuştu.
Üstümüzde sadece boxer varken kapı açmak doğru bir davranış değildi sanırım.
Hemen odaya geçip siyah eşofman ve tişört geçirdikten sonra geri kapının oraya gittim.
Kapıyı açtığımda karşımda Azade hanım ,Mehir ve Yasemin abla vardı.
"Hoşgeldiniz. Noldu." Dediğimde ilk konuşan Yasemin ablaydı.
" Hem seni ziyaret edelim dedik Karancım hem de biraz konuşalım dedik. Geçebilir miyiz." Dediğinde kafamı sallayıp kenara çekildim geçmeleri için. Üç tane kadın gelmiş buraya gelmeyin dicek halim yoktu.
İçeri girip üç kişilik koltuğa oturduklarında bende kapıyı kapatıp tek kişilik koltuğa oturdum.
Etrafta göz gezdirdim. Ev biraz dağınık olabilirdi. Bir kaç gün önce Borayla içtiğimiz bir kaç içki şişesi masanın üstündeydi. Koltuk yastıklarından ikisi falan da yerde duruyordu. Nevresimler de yerdeydi.
"Ee Karan nasılsın."dedi Mehir abla.
"İyi-" hapşırmamla kendi sözümü kestiğimde tekrar konuşmaya başladım.
"İyiyim. Bunu mu konuşmaya geldiniz."dedim.
"Karan ben Arden adına özür dilerim. O gün orda olsaydım sustururdum onu gerçekten. Çok hatta aşırı saçma konuşmuş. Bunu konuşmak için geldik bizde."dediğinde hafifçe başımı salladım.
"Anladım. Ama bir özüre gerek yok. Senin özrüne gerek yok en doğrusu. Sen bir şey demedin veya yapmadın o yüzden özüre de gerek yok."dedigimde gülümsedi.
Cebimde ki telefonu çıkarıp baktığımda iş saatinin yaklaştığını gördüm.
Oturduğum koltuktan kalkıp konuşmaya başladım.
"Hanımlar ben kaçar işe geç kalıyorum. Siz de isterseniz oturun isterseniz gidin."dedikten sonra odaya yürümeye başladım.
Üstümü değiştirdikten sonra geri salona döndüm.
Üçüde ayaklanmış kapının orda bekliyordu.
"Sonra görüşürüz o zaman Karan. Dikkat et kendine."dedi Yasemin abla.
Sadece kafamı salladım. Sonra kapıyı açıp dışarı çıktım. Arkamdan onlar da çıkarken kapıyı kapattılar.
Apartmanın dışına çıkınca bana el sallayıp ilerdeki siyah arabanın yanına doğru ilerlediler.
Arabanın kaputuna yaşlanmış Alparslan la bir kaç saniye göz göze geldikten sonra işe gitmek için durağa yürümeye başladım.
.
.
.
.
.
.
Iy çok kötü bir bölüm oldu.
Sonra ki bölümde görüşürüz 💖 💖
ŞİMDİ OKUDUĞUN
Gerçeklik (BxB)-Düzenleniyor-
Ficção GeralGerçek Ailem kitabıdır ilk kitabım:) "Yeraltının karanlık ringlerinde dövüşerek hayatta kalmaya çalışan Karan, sadece rakipleriyle değil, geçmişinin gölgeleriyle de savaşıyor. Yıllarca ölü bildiği annesinin gerçeği, saklanan sırlar ve dağılmış bir a...
