Selamlar, nasılsınız?
Buraya gelmeyeli uzun zaman oldu, bu yüzden de biraz garip hissediyorum. Yine de tekrardan buluştuğumuz içinde mutluyum. Bu kitabın devam kitabı niteliğinde olan ve Hayal'inde hikayesini içinde barından Dauphine'yi yazarken bu bölümde olanları bir de Melis'in ağzından anlatmak istedim size. Ve bence böyle daha da iyi oldu çünkü aslında hiç planda olmasa da Hayalperest'e yakışan son buydu.
Sanki bölüm yazılmak için zihnimin bir köşesinde beklemiş gibi hissetim yazarken ve bu, bölümü benim için daha da özel kıldı.
Sizi uzun bir aradan sonra tekrardan onları okumaya uğurluyor, iyi okumalar diliyorum..
🎵Faye Webster - In a Good Way🎵
🎵Sufjan Stevens - Fourth Of July🎵
Melis Savaş
Ruhsuzluğun içinde var olan küçük hayali bir kesit, kalemden mürekkeple damlayıp deftere işledi gördüklerini. Sadece damlamadı da, aktı sayfalarca. Ta ki boş sayfa kalmayana kadar her yanını doldurdu o hayallerden doğan sahnelerle.
Siyah mürekkep içindeki karanlığı sayfalara ve anlattıklarına akıttı. Defterin içindeki beyaz kağıt ve siyah mürekkep dans etti, sonsuza kadar. Beyaz olan adamdı, mürekkebin izi olan kadının aksine. O mürekkep kadar karanlıktı kadının zihni. Tek sığınağı ise tezattı olan beyazlıktı. Beyaz: akıt mürekkebini üstümde dediğinde hisler döküldü, harfler sözcüklere döküldü... bir hayal hikayeye dönüştü.
Kalem tutan yazar en az kendi kadar hayalperest birini var etti ve onu hayallerinin dostu olan rüyaları sayesinde bir adamla tanıştırdı.
O adam elimi tuttu, önce göz yaşlarım sonra haykırışlarım ve en sonunda sadece gülüşlerim kaldı yazılacak. Yazar kalemi bıraktı, mürekkep akmaya devam etti ama mutluluğumuz hiç bitmedi. Her gerçek sondaki gibi her zorlukta birlikte olmak bunun en büyük nedeniydi belki de.
Şimdi ise mürekkep son damlarını defterin son sayfalarında gezdiriyor, kendince bana bir son yazıyordu. Hayır, bu son bir ölüm değildi. Bu son artık hikayemin heyecanının bittiğinin ve geriye sadece aşk ve huzur kaldığının anlamıydı.
O kadar çok şey yaşamıştım ki... olması gereken o kadar şey görüp hissetmiştim ki defterde huzurumu yazacak çok az yer kalmıştı. Yine de o mürekkep sözcüklere dönüşmese de hayatımın aynı şekilde hatta belki de daha büyük bir huzurla devam edeceğini bilmek ruhumdaki gerginliği almaya yetiyordu.
Son sayfalardaydım ve yine sevdiğim adamın kolları arasında ve yine bana ait olan bir sergideydim. Yaklaşık 25 yıl önce bugün gerçek anlamda özgür olmuştum. Geçmişimi kabullenmiş sevdiğim adam ve dostlarımla yeni bir başlangıç yapmıştım hayata. Yine de bazen bir şeyleri unutmak kolay olmuyordu
Esaretin ardından adlı sergim eskilere son mesajım olacaktı. Hayır, bu zamana kadar geçmişe takılı kalmamıştım lakin yıllar sonra tekrardan ailemi rüyamda gördüğümde bir veda etmediğim gelmişti aklıma. Çocukluğuma hiçbir zaman veda etmemiştim ancak belki de artık onunla da vedalaşmam gerekiyordu çünkü artık yakında anacağım tek anlar gençliğim olacaktı. Artık 50'li yaşlarında olan bir kadındım. Hayatım yaş almaya devam ederken benden bir şeyler almamıştı uzun zamandır lakin bazı anlar olurdu, artık yokken derdiniz bir anda önünüzde belirirdi ya bazı anılar.
Hala beliriyordu bazen o anlar ama artık öğrendiğim şeylerle yani kendimi kontrol etmemle hızla da geçiyor, gidiyordu tekrardan zihnimin ücra köşelerine.
ŞİMDİ OKUDUĞUN
HAYALPEREST/ Texting
Short StorySiz: Telefon numaranızın rüyamda ne işi var? 05**: kimsin sen? . . Rüyalarını hatırlayan biriysen ve bu sefer bir telefon numarası görürsen ne olur? . Merakına yenik düşüp numaraya mesaj atarsan ve o kişi ünlü bir oyuncu olursa? . . Romantik #1👑 G...
