ertesi gün okulda sana bakıyordum,
çünkü bana bakıyordun.
sana söylemeyi o kadar çok istedim ki...
sana onun ne kadar tehlikeli olduğunu,
her ne zaman sırt üstü uzansam sırtımdaki yaraların ne kadar canımı yaktığını,
bunu bana yaşatıyor olmasının ne kadar acı verici olduğunu...
ama yapamadım,
çünkü bunun hiçbir yararı dokunmazdı.
aksine, işleri olduğundan daha da kötüleştirirdi.
çünkü eğer benim için endişelenirsen ikimiz de çok iyi biliyoruz ki sen, choi beomgyu, beni kurtarmak için her şeyi göze-
"ondan hoşlanıyor musun?" bana yine senin hakkında soruyordu.
başımı iki yana salladım, yalan söyledim.
tenimi süsleyen yaraları azaltmak,
ve seni güvende tutmak için tek seçeneğim buymuş gibi davrandım.
çünkü o canavarın neler yapabileceğini biliyordum,
senin gibi sevimli bir bebeğe bile.
"gerçekten mi?" şekerli parfüm ve çiçekli elbise mızmızlandı.
başımı aşağı yukarı salladım, yalandı.
bana inanmadı. aslına bakarsan, kim olsa inanmazdı. bu nedenle, eğer anlamışsa bile omuzlarımı silkmem yeterliydi çünkü sen bu denli kuyruklu yalanlar uydurmam için fazla değerliydin.
ama yine de onu inandırmış olmayı dilerdim.
bana inanmaması, sözlerine yalnızca bir baş sallamadan ibaret cevaplar vermem, sana olan bakma şeklim, gözlerimde birikmiş kırılganlık... hepsi çiçekli elbiseye, benden habersiz bir şeyler planlaması için yeterli nedeni sağlamıştı.
ŞİMDİ OKUDUĞUN
soulmate 2023
Fanfictionbeni en yakın arkadaşı olarak gören en yakın arkadaşıma ithafen. ©crosszips | 25 jan
