Media: Eliz Atalay
Bölüm biraz geç geldi kusura bakmayın. Keyifli okumalar!😍
🤍
🎶Sena Şener / Bak Bana
24. Bölüm
"Daha fazla yiyemeyeceğim!" dedim Aras'ın bana uzattığı kaşığa ters bakışlar atarak. Üç gündür hastanede yatıyordum ve Aras ne bulsa ağzıma tıkıyordu. Yemek yemekten kilo almaya başlamıştım. O kadar çok şey yediriyordu ki günün sonunda kusmadığıma şükrediyordum.
"Ama güzelim-" derken sözünü kestim.
"Ama falan yok Aras ya. Kaç gündür yemediğim şey kalmadı." dedim sitemle. Aras elindeki kaşığı çorba kasesinin içine bırakıp kaseyi de kenardaki yemek masasının üstüne koydu. "Erkenden bir sürü kilo aldım. Zaten alacağım birkaç ay içinde." Aras şefkatle parlayan gözleriyle yüzüme bakıp önüme gelen saçımı arkaya attı. "Öyle deme yavrum. Kilo önemli mi? Bebeğimiz iyi olsun yeter ki." dedi nazik sesiyle.
Onun bu sözleri resmen beni yumuşatıyordu. Hangi konuda sitem etsem bana güzel sözler söyleyip o konudaki bakış açımı bile değiştiriyordu. Omuz silktim yine de. Bu gidişle zor kalkıp oturacaktım. Resmen karnıma küçük bir kavun bağlamışlar gibiydi. Karnım gittikçe daha da büyüyordu. Üstüne bir de Aras'ın bana fazladan yedirdikleri vardı.
"Çok doydum ama." dedim bende. Dudaklarımı büzüp alttan alttan baktım kocama. Gözlerimi birkaç kez kırpıştırdığımda Aras sert bir soluk bıraktı. Sabır çektikten sonra eğilip büzdüğüm dudaklarıma kapandı. Sakince ve nazikçe dudaklarımı öpmeye başladı. Dudaklarımı aralayıp ona alan yarattığımda bedenimi kendisine çekip öpüşünü sertleştirdi.
Birkaç saniyeden sonra yavaşça ve istemeyerek benden ayrıldı. Nefeslerimi düzene sokmaya çalışarak ona baktım. Bir eli saçlarımdaydı. Kırmaktan korktuğu bir şeye dokunuyormuş gibiydi hareketleri. Nazik ve dikkatli. Gözlerimin içine, dünyadaki en değerli hazine benmişim gibi bakıyordu. "Seni bana bağışlayan Allah'a şükürler olsun, Eliz." diye fısıldadı. Gözleri dolmuştu, sanki aklında bir şeyler dönüyordu ve gerçekleşmesinden ölesiye korkuyormuş gibiydi. "Günlerdir bunu düşünüyorum. Sana baktıkça... şükrediyorum. Sana bir şey oldu diye korkudan öldüm öldüm dirildim."
İçli bir nefes verip dudaklarına kısa bir öpücük kondurdum. Bunun farkındaydım. Ben ne kadar etkilendiysem Aras da etkilenmişti. Ara sıra dalıp gittiğini, dalgınca bir şeyler düşündüğünü görüyordum. Birbirimizin varlığını hissetmek yetecekti bize. "Ama birlikteyiz. Bebeğimiz de bizimle." diye mırıldandım. Aras'ın elini tutup karnıma bastırdım. O sırada Burçe Ahu ellerimize doğru güçlü bir tekme attı. Birbirimize bakıp gülüştük.
Düşük tehlikesi hâlâ devam ediyordu. Bu yüzden uzun bir süre hastanede kalmam gerekiyordu. Ona bir şey olacak diye her ne kadar endişelensem de, bunun da üstesinden geleceğimizi biliyordum. Aras hep yanımdaydı. Demireller sürekli yanıma geliyordu. Ezgi ve Barış birkaç gün daha buradaydı. Halit Bey, bize bunu yapan adamı bulmakla uğraşıyordu ve ona çok yakındı. Yavaş yavaş hayatımızdaki kötü insanlardan kurtuluyorduk. Geçen gün Aras'ın Merve'ye dava açtığını öğrenmiştim. Tutuklanmıştı ve mahkeme kısa sürede gerçekleşecekti.
"Kızım." dedi Aras derin çıkan sesiyle. İki elini birden şişkin karnıma yaslayıp dudaklarını kızımızın tekme attığı yere bastırdı. Karnım büyük avuçlarının arasında kaybolmuş gibiydi. Bu görüntü çok hoşuma gitmişti. "Neredeyse altı aylık olacaksın. Çok az kaldı. İkimiz de seni bekliyoruz. Sağlıkla gel bebeğim."
ŞİMDİ OKUDUĞUN
Eliz
ChickLit"Aile, benim kabuk tutmuş yaramdı ve şimdi o yarayı deşiyorlardı." Gerçek aile kitabıdır fakat birçok farkla... Çünkü Eliz evli ve hamiledir. 🤍 "Sürekli yanımda olduğunu söylüyorsun. Yorulmadın mı aynı şeyi tekrarlamaktan?" "Ben nasıl senin yanında...
