Media: Eliz Atalay
Bölümü geciktirdiğim için çok özür dilerim. Yazmaya pek vaktim olmadı. Yazım hatası varsa kusura bakmayın.
Bölüme başlamadan oy verirseniz sevinirim. :)
Keyifli okumalar. ❤️🩹
🤍
🎶Pera / Uyu Bebeğim
17. Bölüm
"Eliz, ağlama güzelim. Abimler geldiğinde bizi gebertecekler yoksa." diyen Aktan'ı umursamadan ağlamaya devam ettim. Kahvaltıdan sonra film izlemek istemiştik ama filmin sonu kötü bittiği için ve ben kötü sonlara dayanamadığım için içim dışıma çıkana kadar ağlamıştım. Hâlâ daha ağlıyordum. Her şeyin üstüne böyle bir son izlemek iyi olmamıştı.
"Eliz, ağlama." dedi Edis, gözümden akan yaşı sildikten hemen sonra. "Film bu, gerçek değil ki." Omuz silktim. Şu an ağlamamın filmle pek de alakası yoktu aslında. Filmin sonu ağlama bahanem olmuştu. Hamileyken duygularınızı yönetemiyordunuz, bir anda ağlama isteği ile dolabilirdiniz. Son zamanlarda olanlar, üstümdeki baskı ve hamilelik üst üste gelince ağlamak istemiştim.
Önümde diz çöken Edis'e kollarımı uzatıp boynuna sarıldım. Hemen kollarını bedenime sardı. "Bir şey olmayacak, değil mi?" diye sordum titrek sesimle. Ben böyle sorunca hepsi anladı ağlama sebebimin aslında farklı olduğunu. Edis'in bana sarılan bedeni anlık gerildi. Sonra hemen toparlayıp kollarını benden ayırdı. Hemen yanıma oturup ellerimi ellerine aldı.
"Bir şey olmayacak, demedik mi sana Eliz? Mirza abim ve Aras enişte halledecek. Kuzey abim de onlarla birlikte. Sen yalnızca kendini ve yeğenimi düşüneceksin." deyip elini karnıma yasladı. "Şimdi üzülüp stres yaparsan ona zarar gelmez mi?" diye sordu yumuşacık bir sesle.
İçim sıkıntı ile doldu. Böyle yaptıkça bebeğime zarar veriyordum. Ona bir şey olmasını istemiyordum. Aras'a da olmasını istemiyordum ama. Aras benim canımdı, bebeğim de canımdan bir parçaydı.
Korkuyordum.
Derin nefesler alarak göz yaşlarımı durdurmaya çalıştım. Burnumu çekip işaret parmaklarımı gözlerime bastırıp göz yaşlarımı sildim. "Tamam," dedim ağladığım için boğuk çıkan sesimle. "tamam, ağlamıyorum."
Edis memnuniyetle gülümsedi. Önüme iki yandan düşen perçemlerimi geriye attı. "Kıpkırmızı oldu gözlerin." dedi sıkıntıyla. Gözlerim ağladığım zaman çok çabuk kızarıyordu. Üstüne bir de yeşil gözlü olduğum için kızarıklık o kadar belli oluyordu ki sanki gözlerimin rengi daha da açık renge dönüşüyordu.
Burnumu tekrar çektim. Etrafta peçete arayışına girdim ama gözlerimin önüne doğru tutulan peçete görüşümü engelledi. Kim uzatıyor diye bakınca da karşımda Yavuz'u gördüm. Gülümseyerek peçeteyi uzatıyordu. Bende tebessüm ederek peçeteyi aldım ve teşekkür ettim.
Seslice burnumu sildiğimde Aktan hariç hepsinin yüzünü buruşturduğunu gördüm. Peçeteyi yüzümden çekip hepsinin yüzüne utanarak baktım. Rahatsız olacaklarını düşünmemiştim. "Pardon, ben şey-" derken Aktan sözümü kesti. "Sakın özür dileme! Siz de niye iğreniyorsunuz lan! Eliz gördün mü? Ben iğrenmedim." diyerek diğerlerine nispet yaparcasına baktı.
ŞİMDİ OKUDUĞUN
Eliz
أدب نسائي"Aile, benim kabuk tutmuş yaramdı ve şimdi o yarayı deşiyorlardı." Gerçek aile kitabıdır fakat birçok farkla... Çünkü Eliz evli ve hamiledir. 🤍 "Sürekli yanımda olduğunu söylüyorsun. Yorulmadın mı aynı şeyi tekrarlamaktan?" "Ben nasıl senin yanında...
