Media: Eliz & Efken Aras & Burçe Ahu Atalay
Yazım hataları için çok üzgünüm. Keyifli okumalarr!
🤍
🎶Mor ve Ötesi / Bir Derdim Var
34. Bölüm
"Bu değil Aras! Git yenisini getir." dedim yüzüne bile bakmadan. Aras sesini bile çıkarmadan yeni getirdiği pijama takımını alıp odadan çıktı.
Yoktu öyle kolay yoldan affetmek falan! Hastanede sesimi çok çıkarmamıştım ama şimdi pişmanlığın âlâsını yaşatacaktım valla!
"Kızım?" diye mırıldandım yatakta öylece yatan bebeğime doğru. Burçe Ahu yerinde hafifçe hareket ederken ağzını açıp esnedi. Gülerek elimi karnına koyup okşamaya başladım. "Uykun geldi değil mi annecim? İşte, baban bir türlü getiremedi cicilerini." Göz devirdim. "Hep yanlış takımı getiriyor."
Aslında herhangi birini de getirse olurdu ama ben Aras ile uğraşmak için burun kıvırıyordum.
"Bu mu?" diye bir ses duyduğumda başımı kapıya çevirdim. Aras elinde beyaz bir pijama takımını tutmuş bana gösteriyordu. Takımı bir süre inceledim. Bu onun getirdiği beşinci pijama takımıydı. Artık başka bir şeyle onu yormam lazımdı.
"Yani. Bu değil aslında ama olsun. Kızım üşüyecek yoksa." Aras rahat bir nefes vererek pijama takımını bana verdi. Pijama takımını hızla uyumak üzere olan Burçe Ahu'ya giydirmeye başladım. Sürekli esniyordu, karnı da acıkmış olmalıydı. "Bebeğim? Uykun mu geldi senin kızım?" diye sordum en yumuşak ve kısık ses tonumla. Aras başımda durmuş bizi izliyordu.
"Cicilerimizi biraz geç giydik. Baban bir türlü bulamadı." Burun kıvırarak konuşmamın üstüne Aras'tan bir iç çekme sesi geldi. Taviz vermedim. Burçe'ye kıyafetlerini giydirmeye devam ettim. Son olarak da ellerine eldivenlerini geçirdiğimde Burçe Ahu uyumaya hazırdı.
"Şimdi uyuyabiliriz küçük hanım." diye mırıldanarak onu kucağıma aldım. Eldivenli eline rağmen tişörtümün yakasını sıkıca kavradı. Gülerek sağ göğsümü açıp göğüs ucumu onun ağzına verdim. İştahla süt içmeye başlayınca eğilip başına minik minik öpücükler kondurdum. Aras ise yatağın kenarına çökmüş gözünü kırpmadan bizi izliyordu.
Hastanede, erken doğum yaptığımdan dolayı üç gün fazla yatmıştım. Burçe Ahu erken doğmasına rağmen sağlıklı bir bebek olduğu için küvezde yatma gibi bir durumu olmamıştı ama tedbir amaçlı fazladan kalmıştık hastanede. Bugün ise hastaneden çıkalı iki gün oluyordu. Ve ben iki gündür Aras'ın yüzüne doğru düzgün bakmıyordum bile.
Kendisini affettirmek için bir sürü şey yapmıştı ama daha sürünecekti. İyice pişman olması gerekiyordu. Onsuz doğumum başlamıştı, gelmeseydi neler olurdu düşünmek bile istemiyordum. Kendisini fazlasıyla suçladığını da görüyordum. Geceleri uyuyamıyordu, farkındaydım. Ama hâlâ bir tarafım kırgındı ona. Bu kırgınlığımı göstermenin tek yolu da trip atmaktı.
Burçe'nin gözleri kapanmaya başlayınca şefkatle eldivenli elini okşadım. Küçük ellerini uykusunda bile sallıyordu, tırnaklarıyla yüzünü çizmesin diye de bebek eldivenlerinden geçiriyordum ellerine. Eldivenli elini koklayıp yumuşak öpücükler kondurdum. "Çiçek gibi kokuyor benim kızım." diye fısıldadım kendi kendime. Bazen hâlâ inanamıyordum anne olduğuma. Kızımı gördükçe duygulanıyordum, içim bir tuhaf oluyordu.
ŞİMDİ OKUDUĞUN
Eliz
Literatura Feminina"Aile, benim kabuk tutmuş yaramdı ve şimdi o yarayı deşiyorlardı." Gerçek aile kitabıdır fakat birçok farkla... Çünkü Eliz evli ve hamiledir. 🤍 "Sürekli yanımda olduğunu söylüyorsun. Yorulmadın mı aynı şeyi tekrarlamaktan?" "Ben nasıl senin yanında...
