31

2.4K 201 66
                                        

Media: Eliz Atalay

Yazım hataları için üzgünüm, keyifli okumalaarr!

🤍

🎶Yaşlı Amca / Ve Ben

31. Bölüm

Omzunda uyuyakalan kadına baktı tebessüm ederek. Ona karşı hissettiği şeyler o kadar büyük ve güzeldi ki, her geçen gün daha fazla artıyordu. Onun sesini duymadan, kokusunu solumadan yapamıyordu. Gözleri her yerde onu arıyor, onu hep yanında hissetmek istiyordu. İlk günkü kadar tazeydi kalbinde onun sevgisi. Hatta daha da büyüyor, filizleniyordu yüreğinde. Şimdi bir de onun böyle karnında kendi çocuğunu taşıması... Aras'a inanılmaz geliyordu. Elini Eliz'in karnına koyduğunda, bebeğinin hareketlerini her hissettiğinde kendini harika hissediyordu. Eliz'in ortalıkta büyük karnı ile paytak paytak yürümesi, olmadık yerde trip atması, aniden aşermesi, her yerde uyuyakalması ona çok tatlı geliyordu.

Nazikçe karısını belinden tutup bacaklarının altından kolunu geçirdi ve onu kucağına aldı. Kuzey'e çıktıklarına dair bir işaret verdiğinde Kuzey onu onayladı. Aras, Eliz kucağındayken salondan çıkarken Aktan, Hande Hanım'ın dediklerini yerine getirmek için Edis'in elini tutmuştu. Edis de abisinin elini tuttu.

"Bunu cidden yapmak zorunda mıyız ya?" diye söylendi Aktan. Edis tek gözünü açıp abisine yandan bir bakış attıktan sonra burun kıvırarak konuştu. "Benim elimi tutuyorsun, daha ne istiyorsun?"

Aktan gözlerini açıp göz devirdikten sonra gözlerini tekrar kapattı. Edis onun bu haline gülmemek için kendini tutarken "Sen bana göz devirmek için gözünü nü açtın az önce?" dedi.

"Evet," diye söylendi Aktan. "Göz devirmesem olmazdı." Edis kısık sesle gülerken açık olan tek gözünü kapatıp önüne döndü.

"Benim düşünecek bir sevgilim yok, kimi düşüneceğim yanımda?" diye mırıldanan Edis'i Aktan sırıtarak cevapladı.

"Beni düşün hayatım, yanında olan tek kişi benim şu an."

Edis abisine ayak uydurup çarpık bir gülüşle konuştu. "Tamam o zaman. Ne yaptığımızı düşüneyim." dedi muzip bir sesle. Aktan'ın aniden çatılan kaşları Edis'i daha çok güldürürken kahkaha atmamak için kendini zor tuttu. Aktan gözlerini açıp kardeşine ters bakışlar atarken "Ne diyorsun lan?" dedi.

"Bir şey demedim, masum bir soru sordum sadece. Sen ne anladın ki?" diye masumca konuşan Edis, gözlerini açıp abisine sanki gerçekten masummuş gibi yavru köpek bakışlarını attı. Aktan derin bir nefes alırken Edis yeniden konuştu onu sinir etmek için. "Sen fesat anlıyorsan ben ne yapayım?"

"Lan oğlum!" diye çıkışan Aktan, sesini yükselttiğini fark edip mahcupça Hande Hanım'a baktı. Hande sorun olmadığını belli eden bir işaret yaptıktan sonra Edis'e dönüp daha kısık sesle konuştu. "Kes sesini de kadının dediklerini yap. Aklına da Eliz'i getir bari. İkizin değil mi sonuçta?"

Edis onu onaylarken gözlerinde oluşan haylaz pırıltılar ile konuştu. "Sen kimi düşüneceksin o zaman?"

Aktan iç çekerek gözlerini karşısında oturan, gözleri kapalı bir şekilde meditasyon yapan Hande'ye çevirdi. Dağınık topuz yaptığı kumral saçlarından çıkan birkaç tutam yüzüne dökülüyordu. Güzel gözlerini kapatan göz kapakları olmasa, ela gözlerin içinde kaybolacaktı. Yüzünde fındık kadar kalmış küçük burnu, zayıf olmasına rağmen büyük olan yanakları, kalemle çizilmiş gibi kıvrımlı, dolgun olan dudakları onu tatlı gösteriyordu. Nazikçe, yumuşak bir sesle konuşan sesini yeniden duymak istiyordu.

ElizHikayelerin yaşadığı yer. Şimdi keşfedin