Media: Eliz Atalay
Yazım hatası varsa kusura bakmayın, keyifli okumalar!
🤍
🎶Madrigal / Sen ya da Hiç
32. Bölüm
1 Ay Sonra (Kuzey)
Elindeki dosyaları masaya bırakan Kuzey arkasına yaslanıp derin bir nefes aldı. Her boş anında olduğu gibi gözlerinin önüne aynı yüz geldi, iç çekerek gülümsedi. Neredeyse öğle arası olmak üzereydi, yemek yemek için restorana gidecekti. Ama Efsun ile birlikte yemek istiyordu yemeği.
Yavaşça ayağa kalktı ve odasından çıktı. Adımları onu Efsun'un odasına yönlendirirken kendisine engel olmadı. Kadınla aralarında tuhaf bir çekim vardı ve bu gözle görülür bir gerçekti. Bundan Kuzey de farkındaydı, Efsun da. Kuzey, kadının rahatsız olmadığını gördüğü için ona karşı adım atıyordu. Çünkü şu ana kadar ilk defa böyle duyguları hissettiğini biliyordu.
Efsun'un ofisine gelen Kuzey kapıya birkaç defa vurup içeriye girdi. Gözlerinde dinlendirici gözlükleri olan Efsun, dikkatle odaklandığı bilgisayardan bakışlarını çekip kapıya doğru döndü. "Buyrun?" derken gördüğü kişi kalbinin hızlanmasına sebep oldu. "Kuzey Bey?"
"Kolay gelsin." dedi Kuzey ve kendisini Efsun'un masasının önündeki sandalyelerden birine attı. "Yemek molası geliyor, niye kafeteryaya inmedin?" diye sordu merakla. Aralarındaki resmiyeti kaldırdığını fark eden Efsun, aylar içinde arkadaş gibi (!) olduğu adama bakıp gülümsedi. Aralarındaki resmiyet yalnızca şirkette vardı, normal zamanda Kuzey resmiyet istemediğini söylemişti.
"Karnım aç değil, Kuzey Bey." diye resmiyete geçmesi için ona işaret verdi Efsun. Kuzey onun bu haline sırıtıp arkasına iyice yaslandı. Bakışları kadının yüzünde dolanırken kalbinde tuhaf hareketlenmeler vardı.
"Yemek yemenizi öneriyorum, Efsun Hanım. Restorana gideceğim ve sizi almaya geldim." Efsun, adamın açık sözlülüğüne her zaman şaşırsa da bu özelliği hoşuna gidiyordu. Tek kaşını kaldırıp Kuzey'in yakışıklı yüzünü inceledi. Gülüşünü bastırmaya, heyecanını gizlemeye çalışarak konuştu.
"Peki bundan Efsun Hanım'ın haberi var mı?" diye sordu alayla. Kızıl saçlarını omuzlarından geriye atıp dirseklerini masaya yasladı.
Kuzey kızıl saçlara bakıp gülümserken "Şimdi haberi oldu işte." dedi. Ayağa kalktıktan hemen sonra elini masanın üstünden kadına doğru uzattı. "Benimle bir öğle yemeği yemek ister misiniz, Efsun Hanım?"
Efsun, tutamadığı tebessümüyle bir karşısındaki adama bir de kendisine uzattığı eline baktı. Hayatı boyunca mantığı ile hareket eden biri olmuştu. Bir karar vermesi gerekiyorsa ilk olarak aklıyla düşünür, mantığa uygun bir sonuca varırdı. Ama şimdi farklı hissediyordu. Bir kere de olsa kalbiyle, duygularıyla hareket etmek istiyordu. Kalbinin sesini dinlemek istiyordu.
Derin bir nefes alıp ojeli elini Kuzey'in büyük elinin içine bıraktı. Eli adamın elinin içinde küçücük kaldı. Kuzey, bu görüntü hoşuna gitmiş gibi içtenlikle gülümsedi. Karşısındaki kadının her ne kadar küçük bir bedeni ve tatlı bir yüzü olsa da içindeki büyük ve sert kişiliği biliyordu. Onun katı tavırları değil miydi zaten Kuzey'i en başta etkileyen şey?
Efsun, adamın elini sıkıca kavramasıyla içindeki o sıcacık duyguların artmaya başladığını hissetti. Bu onu ürkütse de geri durmak istemiyordu. "Gelirim, Kuzey Bey." dedi güçlü çıkan sesiyle. O Efsun'du. Çocukluğundan beri büyük bir otorite ve disiplinle büyütülmüş bir kız çocuğuydu.
ŞİMDİ OKUDUĞUN
Eliz
Chick-Lit"Aile, benim kabuk tutmuş yaramdı ve şimdi o yarayı deşiyorlardı." Gerçek aile kitabıdır fakat birçok farkla... Çünkü Eliz evli ve hamiledir. 🤍 "Sürekli yanımda olduğunu söylüyorsun. Yorulmadın mı aynı şeyi tekrarlamaktan?" "Ben nasıl senin yanında...
