32' (f)

137 7 4
                                        

Bu bölümü hayal ettiğim geleceklerini olabildiğince yansıtmak için böyle yaptım, güzel oldu mu emin değilim ama istediğim böyle bir şeydi.

1. Bölümden beri okuyup buraya kadar gelen herkese teşekkür ederiz, 30 kişi de olsa siz bizim motivasyonumuz oldunuz.

1 yılı aşkın süre bölüm yazamadık ve hepinizi beklettik bu yüzden de hepinizden özür dileriz.

Zor ve yoğun bir süreçten geçtik elimizden gelse sizi asla bırakmazdık. Buna rağmen okuduğunuz için de teşekkür ederiz.

Son olarak, hala yazıyorum , yazmaya da devam edeceğiz elimizde çok fazla konu var.

Ama bu sefer final bölümünü yazmadan yayınlamayacağım, fantastik türünde yazıyorum ve kalemim bu sefer daha güzel geliyor ne zaman biter bilmiyorum ama umarım ona da bakarsınız.

---

Hastanede Jisung'a bakıldıktan sonra doktor kan kaybının normalin bir tık üstünde olduğunu bu yüzden de beslenmesine dikkat etmesi gerektiğini, henüz reglinin yeni yeni düzene girmeye başlayacağı için de bunun normal olduğunu söyledi.

Her ne kadar içim bu konuda rahat etse de artık üzerine daha fazla düşmem gerek gibi hissediyordum çünkü en nihayetinde kan kaybediyordu.

Hastaneden çıkıp Hyunjinlere geçerken jisung'a baktım uzunca, pencereden dışarıyı izliyordu.

"Bana niye öyle bakıyorsun Minho?"
"Her zaman nasıl bilebiliyorsun? Ne zaman seni izlesem fark ediyorsun. O kadar da saklanıyorum."
Sırıttı.

"Görmesem bile tahmin ediyorum seni tanıyorum çünkü. Ayrıca şu an yiyecek gibi gözlerini dikiyorsun bana görmemem imkansız. Neden bakıyorsun?"

"Endişeliyim çünkü."

"Ne için endişelisin Minho?"

"Artık bana hyung demeyi bıraktın."

"Cidden sana hyung demiyorum diye mi endişelisin?" Yargılarcasına sordu. Hatlar karıştı galiba.

"Hayır hayır onun için değil onu fark ettiğim için söyledim sadece."

"Ee o zaman?"

"Hastalanmandan korkuyorum o yüzden endişeliyim."

"Minho hastayım zaten şu an karnımın ne kadar ağrıdığından haberin var mı? Ya da midemin ne kadar bulandığından? Sik gibi hissettiğimden mesela?"

"Özür dilerim sevgilim. Seni anlayamadığım için."

Sinirli olduğu için çok fazla üstüne gitmek istemedim ve kötü hissettiği de büyük bir etkendi. Ben de onun gibi pencereden dışarıyı izlemeye başladım.

"Siz niye sürekli kavga ediyorsunuz ya? Olmuyorsa ayrılın."Jisung bana içi erimiş gibi baktı.

"Ben onsuz yaşayamam ki hyung."

"O zaman niye sürekli kavga ediyorsunuz?"

"Şu an duygularımı kontrol edemediğim için kavga ediyoruz normal zamanda olan kavgalarımız da hep iyi olmamızı istediğimiz ve en ufak kötü şeyde 'ben yaptım' diye kendimizi suçlamamız. Mesela minho iyi olmadığımı söylemezsem bana kızar, kendini suçlayıp uzaklaşır."

"Yani kavga sebebiniz bile birbirinizin iyiliği."

"Evet öyle."

"En azından kırmamaya çalışın olur mu?"

"Merak etme Felix hyung, kırmadan halletmeye çalışıyoruz her şeyi. Kavga etsek bile."

Jisung'um ne güzel konuşuyorsun sen ya."Seni seviyorum Jisung."

My Safe Place - MinsungBağımlısı olacağınız hikayeler. Şimdi keşfedin