Dönüş

287 28 31
                                        

Multimedya: Emre

Bölüm Şarkısı: Major Lazer ft. Ellie Goulding ft. Tarrus Riley Powerful (Şarkı ile okumanızı tavsiye ederim.)

Bölümü kapağımı yapan KubraSisman1'a ithaf ediyorum.

İyi okumalar...




Damla'nın ağzından devam;

Semih'i bulduğumda Sema'ya uzakta beni beklemesi gerektiğini söylemiştim. Konuşacaklarımızı Sema'nın duyacak olması Miraylara söyleyip söylemeyeceği konusunda beni endişeye düşürüyordu. Henüz ona güvenemiyordum. Semih'i okul bahçesinin sakin bir köşesine çekerken Sema'ya göz kulak olmasını söyledim. Derin nefes alıp Semih'i bu konuda ikna etmek için söze girdim.

"Semihcim seninle bir anlaşma yapacağız. Miray'ı çok seviyorsun öyle değil mi?"

dedim yüzüme tebessüm yayılırken. Ama o bana değil etrafa bakıyordu. Çenesinden tutup yüzünü bana çevirmesini sağlarken 'nereye bakıyorsun?' dercesine kaş göz yaptım. Hafif kekeleyerek konuştu.

"Da.. Damla şimdi Miray'a birşey göstermem gerek. Daha sonra."

yanımdan geçerken hızla kolunu kavrayıp tekrar önüme getirdim.

"Burada kendi çıkarlarım için uğraşmıyorum ben. Ne göstereceksen daha sonra göster Miraycığına. Asıl konu, Miray ve Atakan'ın ayrılmasını istemez misin?"

Bunun cevabı zaten belliydi. Fakat yinede soruyordum. Semih tereddütle başını olumlu anlamda salladığında zafer kazanmış şekilde gülümsedim.

Derin'in ağzından:

Zilin çalması ile oturduğumuz çardaktan kalkıp sınıflara çıktık. Aynı sınıfta olduğumuz için herkes birbirinden ayrılmamıştı. Son merdivenleri çıkarken arkadan gelen telefon sesiyle bakışlarım o yönü bulmuştu. Telefonun sahibinin Doruk olduğunu görmek çok vaktimi almamıştı. Yürümeye devam ederken bir kulağım Doruktaydı.

"Efendim."

diye sakin bir tonda konuştu. Daha sonra ayak sesini duymadığımda duraksadığını anlayıp arkama döndüm. Döndüğümde büyük bir küfür savurarak sesini yükseltti.

"Sen.. Ne yaptın lan yine?"

kiminle konuştuğunu çok merak ediyordum. Gözlerim telaşla Hakan'ı bulurken fısıltı ile Doruk'a birşey sordu.

"O mu?"

dedi sadece bu benim aradığım cevap değildi. Bu kadar sinirlenecek kiminle konuşuyor olabilirdi ki? Tekrar Doruk'a verdim dikkatimi.

"Ulan pezevenk ne istiyorsun?!"

sesinin okulda yankılanarak git gide yükselmesi ürkmeme sebep olurken, koridordaki tüm gözler bizi buldu. Telefonu sertçe kapatıp cebine koyarken Hakan'a döndü.

"Pala yine birşeylerin peşinde. Ben gidiyorum."

diye kükreyip merdivenleri inmeye başladı. Hakan'da koşarak Doruk'un peşinden gitti.

"Durun ya nereye, ne oluyor?"

arkalarından bağırsam da bir etkisi olmamıştı. Soru soran bakışlarım bu sefer Keremlere döndüğünde Kerem konuşmaya başladı.

"Sanırım sorun büyük."

peşlerinden gitmeyi çok istesem de buna Emre'nin asla izin vermeyeceğini bildiğim için sınıfa yöneldim.

TEHLİKEBağımlısı olacağınız hikayeler. Şimdi keşfedin