00.00 masalın sonu...

1.2K 30 1
                                        

Biraz gectikten sonra saat 23.30 da Oğuz beni yukarıdaki bir odaya götürdü. Kapı kilitliydi açtığında bembeyaz bir odaya girdik. Yerlerde lacivert halılar vardi köşelerde minderler vardi. Şömine burada da vardı. Odaya girdiğimizde beni şöminenin önüne çekti. Aramızda bir adımlık mesafe vardı. Başını kaldırıp bana baktı ve yüzümü ona çevirmemi sağladı. "Benim sana olan aşkımın ne kadar güçlü olduğunu biliyorsun. Seni Paylaşmam kimseyle sana dokunanları bakanları yakarım.. bunları bil sana olan aşkımı basite alma ben basit seylerle uğraşmam" dedi yüzümde sersemce bir gülümseme oluştu ve dudaklarımdan düşen iki kelime "Seni seviyorum" bana bakıp sevincle beni kucağına aldı ve etrafında döndürdü elimden tuttu ve etrafimda döndüm. Beni yere bırakınca eline hediye paketini aldı ve bana uzattı. Sevincle hediyeyi açınca bir kar Küresi gördüm. İçinde iki kişi vardı. Boynuna sarıldım ve yanağından öptüm "teşekkür ederim" diye mırıldandım. Kapıya yaklaşınca yeniden ona dönüp "sen benim en güzel masalımsın" dedim başını eğip gülünce utandıgını fark ettim Ve hemen odadan çıktım. Aşağı inince Miray ve Berkiye gözüm takılınca iç sesim bütün sevenler kavuşsun dedi ve içimdeki esra erol devreye girdi. Mirayı yukarı çağırdım. Bir odaya aldım. Yatağa oturunca bende yanına oturdum ona Oğuzla olanları anlattım. Cok sevindi "umarim mutlu olursunuz darısı başıma kuzum" deyip göz kirpti. O sırada ayaklandım kapıya yöneldim. Oda peşimden gelince yatağa iteledim "ne yapıyorsun manyak" deyince kapıdan başımı içeri uzattim "darısının başına gelmesini sağlıyorum bebek." Deyip göz kırptım. Hizli adımlarla bana yaklaşınca "sakınnnnn!!!" Diye bağırdı. Kapıyı üstüne kilitledim ve kaçtım. Sevenleri kavuşturmak sevaptir yaşasın sevap points.d.d.d.
Aşağıya hızlı adımlarla gittim. Berkiye yaklaştım. "Miray yukarida hic iyi degil cok kötü ağlıyor" dedim endişeli bir sesle bana bakıp "ne oldu ona neden ağlıyor" dedi "bilmiyorum anlatmıyor" dedim birlikte yukarı Çıktık. Kapıyı ona belli etmeden açtım. Onu iceri attım Miray yatakta oturuyordu. Hemen ayağı kalktı. Berkiyi içeri attım. Kapıyı kilitledim. "Hadi iyi eğlenceler" diyip kaçtım Eylül ile karşılaşınca "ne yapıyorsun" diye sordum. Yıl başı ağacının altında bi kutu arıyordu. "Hediyemi vermedim onu arıyorum" dedi. Anladım der gibi başımı salladım. Herkes koltuklarda oturup gülüşüp eğleniyordu. Pencerenin önüne gectim. Kulakligimi taktım. Küçük kar kuresi (multide var dinleyin) şarkısını açtım. Ve düşüncelere daldım. Aşk buydu galiba... ben ona aşıktım. Peki neydi aşk biz onla çok şey yaşadık kavga ettigimiz zamanlarda bana kırıldığı zamanlarda bana kızdıgi beni sahiplendigi anlar... bu zamanlarda ona aşkımıydm bilmiyorum aslında ona ne zaman aşık oldum onu bile bilmiyorum. Ona ilk sarıldıgm zaman yada ilk hediye aldığı an yada onu kıskandıgim zaman bilemem. Hem aşk nedir ki insan nasıl anlar aşık olduğunu, yalanmı aşk eger yalansa gerçeği ne....
Güneyin omzuma dokunmasi ile düşüncelerden ayrıldım. "Efendim" dedim "son dakikalar hadi bize katıl" dedi. Imm sanırım yılbaşına Oğuzla girmek istiyorum. "Siz takılın" dedim ve kar Küresini alıp yukarı çıktım. Miray ile berkinin odasına yetisince 10'dan geriye sayıyordular. Oğuzun olduğu oda hemen karşımdaydi. Ve en üst kattaydi. Hemen odanın yaninda pencere vardı. Çok güzel bir manzara vardı. Odanın önünden içeri bakınca kalbime bıçak saplanmış gibi hissetim. Eylül ve Oğuz öpüşüyordu. Aşağıdan bağırma sesleri geliyordu. 3-2-1 ve pencereden havai fişekleri gördüm. Oğuz benimle göz göze geldi. Eylül itti. Bana bir adım attı. "Mısra benim suçum yok ben seni seviyorum" dedi gözümden akan bir damla yaşla başımı kaldırdım ve Oğuza baktım elimdeki kar küresini önüne fırlattım paramparça olmuştu. "Mısra benn..." deyince lafını kestim. "Masallar bir varmış bir yokmuş diye başlar vardım yok oluyorum..." dedim yanımdaki pencereyi açtım. Ve aşağı atladım. Oğuzun Mısraaa diye bağırmasını duydum. Başımın değdigi sert sey taş olsa gerek büyük bir sızı hissettim. Ve üşüyordum. Bilincim kaybolunca aklıma yaşadıklarım geldi. Yaşayamadıklarım, hayatım değdi mi bir aşk icin ihanet için hayatimdan olmaya... değdi sanırım kalbim onda yaşayacağıma ölüm daha iyi evet buydu aşk bu... Ben aşıktım. İç sesim araya girdi. 'Mirayı diğer dünyada yakala bence hani kırmızı don şans getirirdi'. Kes sesini ölüyorum şuan diye karşılık verdim.
Ağzımdan 3 kelime döküldü mutlu seneler sevgilim... ve Aydınlıktan karanlığa, sonsuzluğa bir adım attım...

Okursaniz sevinirim :)

Kar KüresiBağımlısı olacağınız hikayeler. Şimdi keşfedin