Benim ilklerim önemli değildi. ama sonum en özel gündü kim bilebilirki bir sonun yeni bir hikayenin başlangıcı olduğunu...
Ben Mısra aksu sizce bir intikam ne kadar ileriye gidebilir ben bu intikamı ne kadar sürdürebilirim. kimler olacak bu intikamd...
Bana hala şaşkınca bakan kıza yaklaştım. Yaklaştığımı görünce bir adım geriledi. "Ne yapıyorsun annemle babamın mezarına" diye sordum kıza bana baktı ve başını eğdi "Ben özür dilerim efendim. Sizin aileniz olduğunu bilmiyordum." dedi bakışlarını hala yerde tutarken "Ailen nerde" diye sordum. Bana kacamak bir bakış attı gözlerimiz birlesince o mavi gözlerinde hüzünü gördüm. Ağlamaktan kızaran gözlerinden bir damla yaş aktı "Benim ailem yok efendim. Hiç tanımadım. Bende kendi kafamda onlara bit hüküm çizdim. Onlar ölü en azından benim kafamda onların bir mezarı var. Her hafta buraya gelirim ve gördüğüm çift mezarlara oturup dua ederim çiçegimi bırakırım. Çiçegide bu ilerdeki abladan alırım sonra ona borcumu öderim. Bu haftada sizin ailenize denk gelmişim. Özür dilerim efendim" dediğinde sona doğru sesi kısılmıştı. Çok güzel bir kız çocuğuydu ve tabi çok güçlüydü ailesini tanımadan onlara kendi kafasında ölüm hükmünü veren bir kız çocuğu. Sarı saçları ve mavi gözleriyle insanı büyüleyecek türdendi. Nedenini bilmiyorum ama bu kıza çok ısınmıştım. Bir süre daha karşımda duran kız bana baktı. Gözlerimiz birleşince yanağından akan bir damla yaşı fark ettim nedenini bilmiyorum ama o an içime biri bıçak sapladı gibi hissettim nedense küçüğün gözlerinde birden kendimi gördüm. Bir süre daha öyle baktıktan sonra başını eğdi ve yanımdan hızla geçti. Bende arkasından hızlanıp elini tuttunca korktu ve şiddetli bir şekilde ağlamaya başladı. "Özür dilerim efendim bir daha ailenize yaklaşmayacam söz veriyorum ne olur beni bırakın başkasına vermeyin polislerede vermeyin" dediğinde diz çöktüm önünde göz yaşlarını sildim "Senin adın en küçüğüm" dedim bana baktı "Açelya efendim" dedi hala gözünden akan yaşları silmeye çalışırken "Niye ağlıyorsun Açelya" dedim bana baktı "Çünkü az önce size bir yanlış yaptım efendim. Sizde öncekiler gibi yapacaksınız" dedi ve daha şiddetli ağlamaya başladı "Öncekiler sana ne yaptı" dediğimde bana korkan gözlerle baktı "Dövdüler bana zorla dokundular polise verdiler bazı ablalarda görüp bazı adamların eline verip beni çalıştırdılar" dediğinde ağlamaya başladım "Adi pislikler ben sana zarar vermeyecem söz veriyorum sana" dedim. Mavi gözlerinin içi parladı birden "Gerçektende mi?" dedi. hala dizlerimin üzerindeyken saçlarına dokundum "Gerçektende senin kimsen varmı" diye sordum gözlerini sildi ve tebesüm yerlestirdi dudaklarına "Evet bi evde kalıyorum bir sürü arkadaşım var orda" dediğinde ayağıya kalkıp elini tuttum "Bana o evi gösterirmisin" diye sordum elimi sıkıca tuttu ve başını salladı. "Ama önce annem ve babamı ziyaret etmeliyim" dedim. gülümsedi en sıcak tonla istemsiz benimde yüzümde bir gülümseme oluştu. Mezara vardığımızda çiçekleri üzerine bıraktım Cenkte geldi önce elimi tuttan Açelyaya baktı sonrada bana sonra anlatırım bakışlarımı attınca birşey demedi. Bütün konuşma boyunca bizi uzaktan izleyen Emrede yanımıza gelmişti Açelya hala elimi tuttarken elini bıraktım ve dua ettim. Oda benim gibi yaptı ve dua etmeye başladı. Daha fazla dayanamayıp ağladım. "Sizi özledim" diye mırıldandım. Açelya bana baktı ve elimden tuttu "Üzülmeyin efendim aileniz sizi yukarıdan izliyor bakın ne güzel en azından bir mezarları var" dedi tebesüm ederek. Elini daha sıkı tuttup başımı salladım. Ve mezarlığın çıkışına ilerledik "Mısra ben gidiyorum holdinge akşam uğrarım sana" deyip yanağımdan öpen Cenke başımı salladım. Cenk kendi arabasına binip uzaklaştı "Emre sende bizi bu küçüğümün evine götür bakalım" deyip açelyayı kucağıma aldım. Açelya güldü "Çok uzak değil evim ama önce biraz bekleyin para bulmalıyım calışmam gerek" deyip kucağımdan indi "Neden ve nasıl" diye sordum "Çiçek almıştım efendim üzerimde para yoktu. Peçetelerim var veya dilenecem ablanın parasını vermeliyim" dediginde oturan çiçekçiyi gösterdi başımı salladım ve açelyanın elinden tuttum. Çiçekçiye ilerledik "Bu küçük hanımın borcu varmış" dedim gülümseyerek açelya itiraz etse reddettim parayı ödedikten sonra arabaya binip açelyanın evine gittik. Evi yakındı birçok yetim çocuk vardı burda üstleri kirli "Senin ablan varmı" diye sordum Açelyaya "Hayır efendim buraya yeni geldim zaten beni tanımazlar bile" dedi. Onu kendime cevirdim ve dizlerimin üzerine çöktüm "Açelya benim hiç kardeşim yok seni çok sevdim kardeşim olurmusun" dedim gülümseyerek. Bana şaşkınca baktı
Oops! Bu görüntü içerik kurallarımıza uymuyor. Yayımlamaya devam etmek için görüntüyü kaldırmayı ya da başka bir görüntü yüklemeyi deneyin.
"Ama siz beni tanımıyorsunuz efendim bende sizi " dedi hala şaşkınken "bir süre benimle kal eğer seversen beni herzamn yanımda kalırsın hem benim köpeğimde var" dedim gözleri parladı ve birden boynuma sarıldı "Teşekür ederim efendim sizi pişman etmeyecm artık benimde bir annem oldu" diye bağırdığında bende ona sarıldım. Evet artık brnimde bir küçüğüm vardı. Emre bana şaşkın bir halde bakarken bakışlarımı ona çevirdim. Gülümsedi ve başını salladı. Tanrı yukardan şahittirki daha ömce Emre böyle sıcak gülümsemedi bana. Açelyanın elini tuttup arabaya bindirdim "Gel bakalım önce sana elbise bakalım" dedim başını salladı "Ama size yük olmak istemiyorum efendim" dediğinde Emrede arabaya binmişti. Aynadan bize bir bakış atan Emreye sonrada Açelyaya baktım "Hayır küçüğüm artık benimsin sen ne istersen söyle bana nasıl hareket etmek istersen ama tek ricam bana efendim deme ve sizli konuşma olurmu bak benim adım Mısra" dedim. gülümsedi gülümsemesiyle bütün kalbimdeki buzların eridiğini düşündüm "Olur ozaman Mısra anne diyecem sana " dediginde gözlerinin içi parlıyordu başımı salladım "Ozman küçüğümle birlike alışveriş keyfi yapmaya gidiyoruz" dedim ve Emreye baktım anlamış olacak ki hemen gaza bastı. Bir alışveriş merkezinin önünde durduk. Arabadan inip alışveris merkezine girdik yaklaşık üç saatlik bir alışveriş yaptıktan sonra Emrenin ve Açelyanın beni deli etmeleri sonucu Alışveriş merkezinden çıktık "Ala ala ya ne demek acelemiz var" diye söylendim "Ama mısra anne Emre abiye yazık bak o sıkıldı" dediğinde Emreye baktım açelyayla iyi anlaşmışlardı. Açelyanın kıyafetlerine benden çok Emre bakmıştı. Sonunda Emreye kızdıktan sonrada oflayıp puflamıştı ve geri kalan saatleri basımızda mızmızlanarak geçirmişti. Tabi erkek milleti alışverişi sevmesini bekleyemem ondan oda haklı kendince. Açelyaya göz kırptıktan sonra bana baktı ve korkunç bakışlarıma denk geldi birden gülüşü solunca ona ters ters bakmaya devam ettim ve açelyayı arkama aldım "O benim" diye kükredim. Açelya kahkaha atarken Emrede korkmuş bir şekilde bana baktı "Şuan kendimi renesme ye aşık olup bunu belaya açıkladıktan sonra belanın onu dövmesiyle yere çakılan jacob gibi hissediyorum " dediğinde bende kahkaha attım. "Bakıyorumda çok izliyoraun Alacakaranlık kuşağını" dedim hala gülerken Açelyanın gözleri açılmıştı "Ben onları çok duydum ama izlemedim izleyelimmi bir gün annecim" dediğinde ona göz kırptım "Olur bugun izleriz benim evimde var" dedim Alışveriş merkezinin yanındaki dükkana girdik. "hadi gel sana oda bakalım" deyip Açelyanın kolundan çekiştirdim. Emre bir yatağa yaklaştığında ona baktık mor renkli çok güzel bir odaydı açelyada çok beğenmişti ve hemen onu istemişti.
Oops! Bu görüntü içerik kurallarımıza uymuyor. Yayımlamaya devam etmek için görüntüyü kaldırmayı ya da başka bir görüntü yüklemeyi deneyin.
Bende onayladıktan sonra calışanlara odayı gösterdik buhün içinde teslim etmelerini söyledik parayı 9deyip ordanda çıktık. Arabaya binecekken kameramanlar etrafımıza toplandı "Mısra hanım bu kız kim Mısra hanım ailenizin ölümünü cabuk unutmuşsunuz " tarzında saçma sapan sorular geldi. "Bu benim kızım Açelya evlatlık ve ailemin ölümünü unutmadım. Bu küçüğüm benim yeni ailem" deyip arabaya yaklaştım "Bu kız sana cok iyi gelecek" diyerek kulağıma fısıldayan Emreye baktım. Gülümsedim ve Açelyayı arabaya bindirip arabaya bindim.