Benim ilklerim önemli değildi. ama sonum en özel gündü kim bilebilirki bir sonun yeni bir hikayenin başlangıcı olduğunu...
Ben Mısra aksu sizce bir intikam ne kadar ileriye gidebilir ben bu intikamı ne kadar sürdürebilirim. kimler olacak bu intikamd...
Açelyayla kısa gezimizin ardından tekrardan arabaya döndük. Arabaya bindiğimizde Cenk bize baktı "Bittimi şu çok önemli işiniz" diye söylendi. "Evet Cenk abiciğim bitti" diyerek arabaya giren açelyaya baktım. Bu kız güçlüydü gerçek anlamda çok güçlüydü. On dk önce ağlayan kızdan eser yoktu. Başımı pencereye bırakıp dışarıyı izledim. Hayat göründüğü gibi güzel mutlu umut verici değildi. İnsanlar göründükleri kadar iyi değildi. Umut saçmıyorlardı etrafa. Bir insana baktığında gülümsediğini görüyorsunda içten nasıl ağladığını göremiyorsun. Sakladıklarını yalanlarını aslında ne yapmak istediğini ve aslında ne yaptığını nerde yaşamak istediğini kimin kollarında gözlerini açtığını aslında birine aşıkken kimden nefret ettiğini, birini öperken aslında kimi öldürdüğünü, biriyle sevişirken kiminle savaştığını, asla bilemiyorsun. Burdan baktığımda neler görüyorum diye sorarsanız. şunları derim ; Kırık kalpler ihanet dolu geçmiş, Unutulmamış aşklar, Unutulmamış insanlar, Ağlayan kalpler, yalandan gülen yüzler, Yanlız kalmamak için yalanlara inanmak isteyenler, var olduğu halde yok olmak isteyenleri, herşeyi herkesi görüyorum duyuyorum... İnsanları tahmin etmek okadar zor değil ve ne yaşadıklarını görmek bu kadarda imkansız değil. İnsanlar güçlü en azından mutlular galiba. Yaşadıklarına göre hala umutlular. Yaşamdan bu hayatan beklentileri var hala. Ölmek istemiyorlar. Kimse Cehhenemin keşfedilebilir yanlarını merak etmiyor... Oysa ben her anımı Cehhenem gibi yaşarken hala Cehennemin en ucra köşelerini iliklerime kadar merak ediyorum... Eve vardığımızda saatin geç olduğunu fark ettim. arabadan inip içeriye girecekken kameramanlar gözüme çarptı "Hepsi annem için gelmiş" diye araya giren Açelyaya baktım. Elimi boynundan atıp ona sarıldım "Merak etmişler demeki küçüğüm" dediğimde başını salladı. "Biliyorum annecim" dediğinde elinden tuttum ve kameramanların yanına ilerledik arkamdan Emre ve Cenkte geliyordu "Mısra hanım neyiniz var" diye soran magazincilere baktım "Birşeyim yok gayet iyim şekerim düşmüş sadece" diye söylediğimde bir başka soruda geldi "Mısra hanım yanınızdaki üvey evladınızmıydı" "Evet" diye kısaca cevap verdim "Holdingin başına kim geçecek okulunuza devam edecekmisiniz" diye gelen başka bir soruyla yeniden dikildim "Hayır okulu bırakıyorum özel eğitim alacam holdingin başına ben geçiyorum" diye cevap verdim "Cenk bey sürekli sizin yanınızda aranızda birşey varmı" "Hayır arkadaslar birşey yok holdingteki işlere yardım ediyorum. Hem sürekli yanında olan ben değilim Emre. Neyse bu kadar yeter" deyip elimden çeken Cenke baktım "Sagol" diye mırıldandım "İyimisin" diye sorunca "Evet" diyebildim sadece başımda anlatılmaz bir acı vardı. Eve girdiğinizde oğuzla karşılaştım. Bizden önce gelmişti. "Hoşgeldiniz de nerde kaldınız merak ettim ki zaten hastasın niye bu kadar geziyorsun" diye söylendiğinde gidip ona sarıldım "Küçüğüm bana bir süpriz yaptı oraya gittik şuan çok yorgunum." dediğimde bana ve açelyaya baktı "Anneyi çok yoruyorsun" dediğinde Açelya Emrenin elini tuttu "En azından sizden daha fazla mutlu edebiliyorum" dediğinde Cenk onun yanağını sıktı ve kucağına aldı. "Evet küçük sen onu bizden daha mutlu ediyorsun" dediğinde oğuz gözerini devirdi. "evet güzelim sen beni en mutlu insan yapıyorsun" dediğimde yeniden Oğuza döndüm" Uyuyalım mı senin yanında uyumak istiyorum" dediğimde saçlarımdan öptü "Tabiki bitanem" deyip beni kucağına aldı. Açelya bana bakarken Cenke döndü. cenk bana baktıktan sonra başını eğdi "Bende seni yatırayım" deyip Açelyayı daha sıkı kavradı. Açelya başını salladı ve beraber odaya gittiler. Bizde Oğuzla arkalarından odaya çıktık. "Yanında uyumamı istediğine eminmisin" diye soran Oğuza baktım ve başımı salladım. Karşı çıkmadan dediğimi yaptı. Üzerimi çıkarmam için beni odada tek bıraktı. Üzerimi çıkartıp değiştirdikten sonra odaya girdi ve oda üzerini çıkardı. Genelde arada erkek şortlarını giydiğim için ona benimkilerden birtane verdim ve ondan sonrada yanıma kıvrılıp uyumasını seyrettim "Şimdi yanındayım ya bana sarılırmısın içimdeki buzlar eriyene kadar" dediğinde bütün gücümle ona sarıldım. Okadar çok sarıldım ki bi an kollarımda nefes almadan ölecek sandım. "Seni seviyorum güzelim" diye mırıldandı "Seni seviyorum" dedim bende sesimin en kısık tonuyla.
Oops! Bu görüntü içerik kurallarımıza uymuyor. Yayımlamaya devam etmek için görüntüyü kaldırmayı ya da başka bir görüntü yüklemeyi deneyin.
Huzur tam olarak buydu galiba sevdiğin adamın kollarında uyumak ne kadarda güzel birşeydi.. °°°° Gözlerimi açtığımda diğmak için turuncu rengini etrafa yayan güneşi fark ettim ama etraf hala karanlıktı. Hala kollarında olduğum adama baktım "Ne güzel uyuyorsun sen öyle" diye mırıldandım. "Sende uyumalısın" dediğinde irkildim. "Uyandırdım mı sevgilim" dediğimde gözlerini araladı beni daha çok kollarına alıp gözlerini kapatı ve alnımdan öptü. "Hayır sıcaklağın birden kayboldu kokunuda alamayınca uyandım." dediğinde ona daha çok sokuldum "Ne güzel seviyorsun" dediğimde yeniden öptü "Sen gibi" dedi. Susmayı tercih ettim ve yeniden gözlerimi kapatım. Bir süre sonra güneşin ışığı gözlerime değerek uyanmama neden oldu. Kolarımdaki sıcaklığı alamayınca etrafıma bakındım. Oğuz yoktu. Aşağıdan gelen gürültü sesleriyle yerimden kalkıp aşağıya indim ve mutfağa geçtim "Ne oluyor bu ne gürültü" dediğimde Cenk Emre ve Oğuz bana baktılar. Emre tedirgin gibiydi "Ne oldu Açelya nerde" dediğimde Açelya kapının önünden bana seslendi. "Burdayım" diye mırıldandı sesini zor duyabilmiştim. Kapının yanına gittiğimde gözleri ağlamaktan kırmızı olmuş Açelyaya ve kapının önünde duran kadına ve adama baktım "Ne oldu bitanem niye ağladın sen" diye sorduğunda Açelya bana sonrada o kadına baktı. Bende başımı kadına çevirdim. Açelyanın gözleri gibu gözeri vardı saçlarıda Açelyaninkiyle aynıydı. Kadınla göz göze gelince elini uzattı "Merhaba ben Nazlı Açelyanın annesiyim öz annesi"... O an sanki yeniden bir can elimden alındı sanki yeniden bir sevdiğimi mezara gömdüm. küçüğümün annesimi kadının zorla elini tutarken istemsizce gözlerimden yaşlar süzüldü başımı önüme eğdim nefes almakta zorlanıyordum.
Oops! Bu görüntü içerik kurallarımıza uymuyor. Yayımlamaya devam etmek için görüntüyü kaldırmayı ya da başka bir görüntü yüklemeyi deneyin.
Ağzımdan derin bir nefes almaya çalıstım ama olmadı. "İçeri geçin" diye araya giren Cenke baktım. onları içeriye alınca bende yukarıya çıktım. Üzerimi değistirdim ve Aynanın karşısına geçip akmakta olan göz yaşlarımı sildim. Ve aynadan kendime baktım.
Oops! Bu görüntü içerik kurallarımıza uymuyor. Yayımlamaya devam etmek için görüntüyü kaldırmayı ya da başka bir görüntü yüklemeyi deneyin.
Evet o an işte o an Dünya durdu. hayat durdu. Umutlar tükendi. Küçüğüm elimden kaydı. Ve ben Mısra Aksu bir acıya daha imza attım...