"Gidince” dedi kadın.
“Eve gidince rahatlayacağım.”
“Odama kapanıp, saatlerce ağlayınca…”
“Ama, burada olmaz.”
“Herkesin içinde olmaz.”
Multimedya mısra var:)
Cenk'ten devam ;
Uçurumdan uzaklaşarak yürümeye başladım. Yürüdüm yürüdüm... Nereye gideceğimi bilmeden ne yapacağımı bilmeden. Buna izin verecekmiyim? Mısrayı göz göre göre ateşe atacakmıydım? Bunu yapamazdım. Ne kendime nede ona yapamazdım bunu. Peki gidip ne diyecektim? Oğuz sana evlenme teklifi edecek ama evlenme o sana ihanet etti mi diyeyim? Yoksa kısaca yerime oturup olan bitenlerimi izlemeliyim. Kendini yakmasını üzmesini eriyip gitmesini bu aşktan acı çekmesi.... Ah be küçüğüm ne yaptın sen kendine. Bir Otelin önünde durunca başımı kaldırıp otele baktım. Evet bunu yapacaktım. Geçecektim köşeme. Oturacaktım ölüm döşeğine ve küçüğümün yok oluşunu izleyecektim günden güne. Bundan başka bir seçeneğim yoktu çünkü. Vardı ama yoktu demek daha doğru olur aslında... Otele girince bir oda ayarladım ve odama çıktım. Telefonumu attığım için kimseyi arayamıyordum. Yatağa uzanıp biraz uyumaya çalıştım ama nafile uyuyamadım. Ayağıya kalkıp odada turlamaya başladım. Beyaz ferah bir odaydı. Masanın yanına gidip kalem kağıt aradım ve şanslı günümdeyimki! aradığımı buldum. Mısraya herşeyi anlatan bir mektup yazdım ve ona veda ettim. O mektuba göz yaşlarımı dumanımı aşkımı karıştırdım. Uzunca yazdığım mektubu düzenleyip zarfa koydum. Saat geceyi gösterirken aşağıya indim. Mektubu resepsiyon daki görevliye verip postalamasını istedim oda dediğimi yaptı ve mektubu gönderdi. Tekrardan odama geri dönüp her odada bulunan bilgisayarın başına oturdum. Yarın için Amerikaya bir bilet ayarladım. ve yatağıma uzanıp uykuya teslim olmaya çalıştım. Yarın yolculuk vardı...
°°°°
"Lanet olsun" diye mırıldandım. Uçağı kaçırmıştım saat baya ilerlemişti. Elimi saçlarımın arasında gezdirirken küfürler savurmaya başladım. Gidene çare olmadığı içinde duşa girip biraz kendime gelmeyi tercih ettim. Duş aldıktan sonra elime Otelin telefonunu alıp Emreyi aradım "Alo" diye ses gelince "Benim Cenk" dedim yorgun bir sesle "Abi sen aptalmisin lan hangi cehhenemdesin telefonun kapali mısra kafayı yedi" dediğinde aynadan kendime baktım. O an gözlerimle buluştum nedense tuhaf bakıyorlardı Mısranın adını duyunca "Tamam lan burdayım işte" dediğimde "Nerde" dedi gayet sert bir tonla "Mısraya söyle iyim ben" deyip ona kaldığım otelin isminide verince onu buraya çağırdım. Tabi Mısra olmadan sadece iyi olduğumu bilecekti okadar. Telefonu kapatıktan sonra aşağıya inip bir şeyler atıştırdım. Zaten çok geçmeden Emre verdiğim adrese yani otrle gelmişti. "Hoşgeldin" dedim yerimden kımıldamadan "Hoşbuldum da hayırdır" dedi önce oteli sonra yüzümü göstererek. "Gidiyorum" dedim kahvemden bir yudum alarak "Nereye " diye sordu "Amerikaya" "Neden" "Bu şehir bana fazla geldi" "Şehirmi Mısramı? " "Aşkım" "Orda ne yapacaksın" "Yaşayacam yada ölecem henüz karar vermedim" "Niye bugün gitmedin neyi bekliyorsun" "Uçagı kaçırdım yarın ordayım" dedim son sözüde ben söyleyip bu uzun sorulu cevaplı olaya noktayı koyarak "Öyle diyorsan ve istiyorsan abi öyle olsun" dediğinde ona baktım "Ordan nasıl görünüyor" diye sordum "Kaçıyormuşsun gibi. Birşeyden kaçıyorsun" dedi gözlerime bakarak kısa zamanda beni çok iyi çözmüştü "Belkide" deyip yeniden bir yudum aldım kahvemden "Bu aşk degil Cenk" dediğinde ona baktım "öğrenirsin" deyip yerimden kalktım. "Neyse abi baya uykum var ben çıkıp yatayım hadi evallah kendine dikkat et kimseye yerimi söyleme" dedim "Tamam abi söylemem zaten tiyatroyuda Alpe bırakmışsın bizi bekliyor" deyip onla erkekçe vedalaştıktan sonra gitti. Bende yukarıya çıkıp uyudum.
Mısradan;
"İyi olduğunu neden daha yeni öğreniyorum. O aptal bilmiyormu ne kadar merak edeceğimi" diye Emreye bağırmaya başladım dündendir Cenke ulaşamıyordum ve bugün Emre ona ulaşmış "Mısra bende tam bilmiyorum neyse Alp herkesi toplayacak tiyatro için orda görüşürüz" deyip telefonu suratıma kapatı. "öküz" diye mırıldandım "Kim annecim Emre abimi Cenk abimi Oğuz abimi" diye sordu Açelya "Hepsi" dedim kaşlarımı çatıp yerimde oturarak "Aman boşver erkeklerin hepsi böyledir değilmi miya" diyerek köpeği okşadı. Ha tabikide tek takıldığım nokta köpeği okşaması değil "Ne diyon kız sen erkek milleti yok hespi aynıymış kaç tane tanıdın sen" diyerek sordum ona "Hiç" deyip yanımdan koşarak uzaklaştı "Dua et işim var ben gösterirdim sana" deyip cırladım ve yerimden kalktım. Araba anahtarlarımı alıp evden çıktım. Arabama ilerlerken şöförüm benden önce bindi "Ben gidebilirdim" dediğimde bana baktı "Mısra hanım Bugünlük ben sizi götürecem yollar biraz karışık ne olur ne olmaz" diye direttiğinde onayladım. Yol çalışmaları vardı. Bu yüzden baya kırıktı etraf. Alpin dediği yere varınca şöförün kapıyı açmasını beklemeden arabadan indim "Aradığımda gelirsin" dediğimde "Emredersiniz efendim" deyip uzaklaştı. İçeriye girince görüş alanıma ilk olarak Oğuz girdi. Yanıma gelip dudağımdan öpünce tebesüm ettim. Zarif bir öpücüktü. Ardından Can geldi onunlada selamlaştıktan sonra tam içeriye girdim Melek ve mirayla karşılaştım. Onlara baktıktan sonra yüzümü çevirmeyi tercih ettim. Barışlada selamlaştıktan sonra Alp' in bağırmasıyla oraya baktık."Yeter ama bu ne böyle işe odaklan hemen" deyip bizi sıraya koydu. Yoğun br çalışma ve anlatımdan sonra sonunda bir mola verebildik. Benle oğuz esas oğlan ve kızdık. Sonu bizimle bitecekti tiyatronun aslında Cenkmiş ama o iyi olmadığı için herşeyi Alpe bırakmış. Eve gidince onu aramayı düşündüm veya şimdi arayabilirdim. "Geliyorum" deyip yerimden kalktım. Oğuz başıyla onaylayınca dışarıya çıktım. Cenki aradım ama ulaşılamıyordu agacin altına geçip biraz daha bekledim dışarda temiz hava iyi gelmişti. Tam içeriye girecekken eylül ve oğuz gözüme çarptı kapının yanında konuşuyorlardı kapıda durup onları dinledim "Hadi ama senmi söylersin güzeline benmi söyliyeyim" diye soru yöneltti eylül ona. Neyi söyleyecekti "Eylül defol hataydı diyorum sana" dedi Oğuz sert sesiyle "ama ben o hatayı unutamadım şimdi ne yapacaz ben o geceye geri dönmek istiyorum. Mısradan kaçıp kolarıma yatagıma geldiğin geceye" Durdum... Duyduklarım karşında sadece durdum gözlerimden benden bağımsız akan yaşları durduramadım ama ben durdum.
ŞİMDİ OKUDUĞUN
Kar Küresi
Teen FictionBenim ilklerim önemli değildi. ama sonum en özel gündü kim bilebilirki bir sonun yeni bir hikayenin başlangıcı olduğunu... Ben Mısra aksu sizce bir intikam ne kadar ileriye gidebilir ben bu intikamı ne kadar sürdürebilirim. kimler olacak bu intikamd...
