Benim ilklerim önemli değildi. ama sonum en özel gündü kim bilebilirki bir sonun yeni bir hikayenin başlangıcı olduğunu...
Ben Mısra aksu sizce bir intikam ne kadar ileriye gidebilir ben bu intikamı ne kadar sürdürebilirim. kimler olacak bu intikamd...
Gözlerimi açtığımda yanımda olmayan Oğuzu fark ettim. "Oğuz" diye seslendim. Ses gelmeyince yatağımdan kalkıp mutfağa ilerledim. "Günaydın güzelim" deyip arkadan bana sarılan Oğuza döndüm. "Günaydın tatlım" deyip yanağından öptüm. Sıcaklığı bütün vucudumu sararken boynuma küçük bir öpücük kondurdu. Sonrada sıkıca sarıldı.
Oops! Bu görüntü içerik kurallarımıza uymuyor. Yayımlamaya devam etmek için görüntüyü kaldırmayı ya da başka bir görüntü yüklemeyi deneyin.
Oğuz
"Sabah sabah bu ne romantizm" diye sordum kıkırdayarak. Kokumu içine çektikten sonra benden uzaklaştı. "Sevgilimle mutlu bir sabaha uyanmak suç mu" diye sordu. Gülümsedim ve ona sarıldım. "Sen hep böyle güzel sevsene beni" dediğimde boynumdan öpüp kulağıma fısıldadı "Ben seni hep böyle sevecem güzelim" dediğinde gülümsedim. "Hadi kahvaltıya" dedi "Dışardamı yapacaz" diye sordum. "Evet Alpe gidecez kötüymüş biraz sabah konuştum onunla" deyince rahat bir nefes aldım en azından iyiydi. "Olur ben banyoya gireyim" deyip banyoya geçtim. Kıyafetlerimle uyuduğum için üzerimi toparlamam lazımdı. Şuan yanımda kıyafet olmamasına sinir oldum. Sadece üzerimde etek vardı. Ve etekte beni rahatsız etmeye başlamıştı. Saçlarımı toplayıp rutin işlerimide hal ettikten sonra banyodan çıktım.
Oops! Bu görüntü içerik kurallarımıza uymuyor. Yayımlamaya devam etmek için görüntüyü kaldırmayı ya da başka bir görüntü yüklemeyi deneyin.
Mısra
"Hazırmısın" diye sorunca kapıya yöneldim. "Evet tatlım hazırım" deyip ayakabıları elime aldım ve evden çıktık. Asansöre bindiğimizde Yakasının düzgün olmadığını fark ettim. Elimi yakasına atacakken elimden tuttup asansör kapısına yasladı. Ve birden dudağımı öptüm sertçe tutkuyla ne olduğunu anlamadan beni asansörden geri çıkarttı. Ve birden kucağına aldı. Yeniden beni eve götürünce kapıyı açtı ben hala kucağındayken kapıyı kapatınca öpmeye devam etti ve beni odaya götürdü. Yavaşça yatağa bırakırken önce kendi tişörtünü çıkarttı ve sonra bana yaklaştı üzerimde uzanırken eli tişörtümün altına gitti. Ona bakarken bana yaklaştı yaklaştı "Mısra Mısra" diye seslenmesiyle gözlerimdeki ve aklımdaki görüntüden uzaklaştım. Hala asansörde olduğumuzu fark ettim ve benim elimi tuttuyordu. Lanet olsun ya keşke düşünceyle kalmasaydık 'ha yani onu istiyorsun' diye araya giren iç sesime göz devirdim 'Malmisin ya niye olmadik yerlerde ortaya çikiyorsun ne biçim iç sessin sen her an yanımda olmalısın beni rezil etmek için değil' diye iç sesime çıkışırken gözlerimin önünde elini sallayan oğuzu fark ettim "İyimisin" diye sordu. "Şey evet iyim gayet çok hemde şimdi bana öyle bakma yakanı düzelt" diyerek hemen yüzümü çevirdim. Utandım mı ne 'Bende öyle bir düşünceye kapılsam bende utanırım" diyen iç sesime cevap vermek yerine Oğuza sırtımı döndüm. Cidden utanmıştım. Asansörden inerken elimden tuttu düşünceler yeniden üşüşürken aklıma hemen geri kovdum "Ne oldu birden" diye sorunca gözlerimi kaçırdım. "bişey yok hadi gidelim" deyip tam ilerleyecekken kolumdan tuttup birden çekti. Mesafeyi zor yakalayarak gözlerine baktım burunlarımız birbirine değiyordu yanaklarımın kızarmasını hissederken bana bakıp gülümsedi. Saçlarımı yüzümden çekip "Sen benden utandın mı" diye sordu hala bu durumdan memnunmuş gibi gülümsüyordu. "Hayır ya saçmalama" deyip gözlerimi kaçırdım. Güldü ve alnımdan öptü. "Utanma benden güzelim" dediğinde boynumu boyun çıkıntısına gömdüm. Elini boynuma attı ve yürümeye devam ettik. Arabaya bindiğimizde hızla arabayı çalıştırdı. Sesiz geçen yolculuktan sonra Alpin evine vardık. Arabadan inip kapıya ilerledim Oğuz arabayı park ediyordu. Kapıyı çaldığımda Alp üzerinde pijamalarıyla saçları dağınık bir şekilde kapıyı açtı. Beni görünce şaşırdı "Mısra?" diye soru yönelti bana bakışlarında burda ne işin var dediği belliydi. "Seni merak ettik nasılsın" diye sordum. O sırada Oğuz geldi erkekçe selamlaştılar "İyim kötümü olmalıyım" deyip güldü. Bu haline anlam veremedim. Kaşlarımı kaldırıp ona bakarken Oğuz içeriye girdi. Kolundan tutarken "Sus" diye fısıldadı. Tamam anlamadında başımı sallayıp içeriye girdim. "Eee abisi hayırıdr" diye soru yöneltti Oğuz "Hayırıdır derken abisi" diye karşılık verdi Alp bu olayı sesizce izlemeyi tercih ettim. "Kötüymüşsün" diye sordu Oğuz "Sence öylemi görünüyorum" diyerek kahkaha attı Alp "Ya boşverin hadi çıkalım açım ben" diyerek yukarıya çıkan Alpin arkasından baktım "Ayrılmışlar" dedi Oğuz tek nefeste "Biliyorum" dedim bende sesizce Alpin gelmesini beklerken Kapı çaldı. Kapıyı açmak için kalktım. Kapıyı açtığımda kargocuyu gördüm. "Alp Hazar?" diye sordu Kargocu "Arkadaşıyım" dediğimde "Burdaa" diye bir ses geldi. Arkama baktığımda Alpi gördüm koyu renkte bir gömlek giymişti. Altındada kot vardı "Bu ne" diye sordu Kargocuya bakarak Alp "Bu size buraya imza atın" diye elindeki kağıdı gösterdi. Alp kağıda imza attıktan sonra kutuyu aldı. Kapıyı kapatınca elindeki kargoya baktım. Kargoyu masanın üzerine bıraktı. "Hadi çıkalım" deyip elimden tuttup kapının önüne götürdü "Abisi hadi ama senimi bekliyelim" diye bağıran Alpe hala anlamayan bakışlarımı atıyordum. "Geldim geldim çağırdında gelmedik mi" diye Alpe çıkışan Oğuza baktım. Elimden tuttup beni dışarıya çıkardı "Hala utanıyormusun benden" diye kulağıma fısıldayan Oğuzpa yüzümü diğer tarafa çevirdim. Yanaklarımın yeniden kızardığını hissediyordum. "Çifte kumrular biraz uzaklaşın ya" diye cırlayan Alpe baktım "nereye gidiyoruz" diye sordum. "Bir kafeye gidelim" dedi Oğuz bana bakarak. Başımı salladım. Arabaya binip ilerlemeye başladım. Kafeye vardığımızda arabayı park edip içeriye girdik. Eylül ve arkadaşlarını gördük. "Diğer tarafa geçelim" diyen Alpe baktım ve başımı salladım. Oğuzun elini tuttup Eylüllerin yanından geçtik. O kızı görmek istemiyordum. Bana acı veriyordu. Eylül bize baktı ve söylendi. "Görmediğim kişilerin beni kıskandırmaya çalışmalarına hayranım hayır zaten umrumda degilsin sen neyin çabasındasın degilmi kızlar" deyince oğuzun elini bırakıp eylüle yaklaştım bana baktı ve çarpık bir gülüş attı bende gülüşüne karşılık verdim "Beni görmediğin halde kıskandırmaya çalıştığımı nasıl anladın hani umrunda degildim bu ne laf atma çabası çocukmusum sen" dediğimde oğuz sesli bi şekilde güldü "Ooooo bence eylül hemen yol al" dediğinde Alpe baktık elini kaldırıp beşlik yaptı ve bende çaktım Eylül yanıma yaklaşıp kulağıma eğildi "Bu yanına kalmayacak gölgenim ben senin bunu unutma" dediğinde benden uzaklaştı ve arkadaşlarıyla orayı terk etti."Gençler hadi buraya oturalım" diye söyledim ve geçip oturduk. Alp bana baktı "Ne dedi o sana" diye sordu "Boş boş konuşuyor işte" dediğimde başını salladı. Kahvaltı yaptıktan sonra Cenk beni aradı. "nerdesin" diye sordu "Kafede oturuyoruz" dediğimde "Tamam geliyorum hangi kafe" diye sordu. Kafenin yerini söyleyip telefonu kapatım "Cenk geliyor" dediğimde Oğuz dikleşti. Bunların aralarında bilmediğim birşey vardı. Ama bana söylememekte kararlıydılar. Benimde pek ısrar etmeye niyetim yoktu zaten. Bir süre konuştuktan sonra Cenk geldi.
Oops! Bu görüntü içerik kurallarımıza uymuyor. Yayımlamaya devam etmek için görüntüyü kaldırmayı ya da başka bir görüntü yüklemeyi deneyin.
Cenk
"Selam" diyerek hepimize selam verdi Alple erkekçe selamlaşıp Oğuzun sadece elinden tuttmayı tercih etti benide eğilip yanağımdan öptü. "Ne işin var burda" diye soru yöneltti Alpe. "Valla bu ikisi sabah sabah çifte kumru olarak yanıma geldiler ve beni zorla evden çıkardılar." deyip kendini savunmaya geçti Alp "niye ne oldu" diye sordum Cenke ve Alpe bakarken "Kuaföre gidecektik" Dedi Cenk. Kızlar depresyondayken saçlarını keserdi erkeklerde böyle birşey olduğunu bilmiyordum. "E hadi abi kalkalım biz" deyip ayağıya kalkan Alpe baktım. "Cenk onayladı ve oda kalktı. Yemekleri yediğimiz için bizde kalktık. Oğuz Alple küçük bir uğraştan sonra ben hariç alman usulü yapıp (Kendi paralarını verdiler) ordan çıktık. "E eyvallah" deyip elini havaya kaldıran Alpe el sallayıp arabaya bindim. Oğuzda söför koltuğuna oturunca bana baktı "Nereye gidelim" diye sorunca "Eve " dedim kısaca bana anlamayan bakışlar attınca "Küçüğümü özledim" dedim gülümseyerek anlayışla başını salladı en çokta bu huyunu seviyordum onun. Anlayışlıydı ve sorgulamıyordu. Sesiz araba yolculuğundan sonra eve vardık. Evin kapısına varınca küçüğümü gördüm. Emreyle oyun oynuyordu. "Tatlımm" diye bağırdım. Açelya beni görünce hemen yanıma koştu. Başında çiçekli bir taç vardı.
Oops! Bu görüntü içerik kurallarımıza uymuyor. Yayımlamaya devam etmek için görüntüyü kaldırmayı ya da başka bir görüntü yüklemeyi deneyin.
Açelya "Annecim çok özledim nerde kaldın" diye sordu ve bana sarıldı. "Alp abinin yanındaydık ondan geç kaldık tacın ne güzelmiş" dedim taca bakarak güzle pembe bir taçtı "Evet cenk abi aldı bana hediye etti" dediğinde başımı salladım. Cenk ve cömertlikleri. "Cenk yanınıza geldimi cadı" diye soran emreye baktım "Evet geldi Alple kuafördeler" dediğimde güldü "Depresyondalar diyorsun" deyince Oğuzun arkamda olduğunu fark ettim ve cevap vermedim. Alp oğuzun öğrenmesini istemiyordu ama nedenini bilmiyorum. "Oğuz abi hoşgeldin" deyip oguzun yanağından öpen Açelyaya baktım. "Hoş geldin" dedi elini uzatan Emre "Hoş buldum. Fıstık sormasın diye düşünüyprdum ben" diye mızmızlanan Oğuza bakıp gözlerimi devirdim oda saçlarımı karıştırdı. "Bana göz devirme" dedi kısaca gülerek.
Oops! Bu görüntü içerik kurallarımıza uymuyor. Yayımlamaya devam etmek için görüntüyü kaldırmayı ya da başka bir görüntü yüklemeyi deneyin.
"Miya köpüşüm gel bakalım anneye" diyerek miyayı çağırdım. onu sevdikten sonra Cenkin sesini duymamla başımı kapıya çevirdim. Cenk ve Alp ikiz gibi olmuşlardı. Kahkaha atınca Cenk bana baktı Alp susmam gerektiğine dair işaretler yapıyordu. "Bu ne hal ya" diye daha fazla kahkaha attım saçlari kiyafetleri ayniydi. arkadan görsem karıştırırım ikisini. "Bugünlük böyle" drdi Cenk. Bişey demedim ve Alpe yaklaşıp onu köşeye çektim. "Alp neyin var" diye sordum. Bana bakıp buruk bir gülümseme attı. "Bir saat sonra sahile gel konuşacaz eve gitmem lazım birşey getirecem" deyip yanımdan uzaklaştı....