İçerik Kurallarımızı güncelledik.
Hikâyeleri güvenli bir şekilde paylaşmaya devam etmek için en güncel kuralları inceleyin.

Benimle evlenirmisin

135 4 2
                                        

Ey yağmur!
Niyetin beni ıslatmaksa ben zaten ağlıyorum...

Cenk'ten
Yaşam ile ölüm arasındaki o ince çizgideyim. Ölümü bu kadar arzularken beni yaşatan elle baktım. "Mısra". Evet oydu tam ölecekken benim elimden tuttan mısraydı "Cenk tutamıyorum ne olur kendini bırakma bana tuttun" diye feryadlarını dinlerken bunu yapmalımıyım diye kendime soruyordum. Yaşamalımıydım biri için. Elimi biraz gevşetirken Mısranın göz yaşlarının elime değmesiyle durdum. "Ağlama" dedim yalvarır bir tonda "Bişey kaybetmeyeceksin bırak beni" dedim bende bir damla yaş akıtarak "Kaybedecem Cenk beni bırakma sende gitme" dediğinde durdum. Belkide onu bu yalan dünyada bırakmak bu kadarda doğru değildi. Tek başına kimsesiz acı dolu. Benim yüzümden acı çekmesi. Ben onu üzmeye kıyamazken kendi yasımla başbaşa bırakmam ah hayır bu yanlıştı. Küçüğüm için bu fazlaydı. Elinde daha sıkı tutarken ayağımı tutunabilecek bir yere bıraktım ve kendimi yukarıya çektim. Duran yağmur yeniden yavaş yavaş akarken tam uçurumun kenarına çöktüm. Mısra kendini yere atmış derin derin nefesler alıyordu. "İyimisin" diye sordum. Bana baktı "Sinirliyim" dedi kısaca konuyu değiştirmem gerekiyordu galiba "Tiyatro iki gün sonramı" diye saçma bir soru yönelttim ona "Evet" dedi kısaca hala konuşmamakta kararlı olarak. "Kızgınmısın" diye sordum bu sefer gözlerime baktı. "Hayır" dedi ve yerinden kalktı "Mısra" diyerek bende kalktım arkası bana dönüken yüzüme döndü tam gözlerimin içine baktı okadar acı dolu bakıyordu ki "Gelmeseydim kendini öldürecektin yetişmeseydim sende gidecektin bu şehirden gitmeni anlarım benden gitmeni peki ya bu hayatan yaşadığını bilmek bile bana güç verecekken sen ölümümü istedin bu kadar acizmiydin kızgın öfkeli kırılmış ölümü isteyecek kadar bıktın mı" diye bağırdı yüzüme bakarak sustum en başta yağmur hala yüzümüze çarparken bir süre sadece yağmurun sesini dinledik "Sen niye istedin ölümü" diye sordum yere eğik olan başımı kaldırıp ona bakarken biraz şaşırmıştı bunu beklemiyordu "Ben... yani... durum farklı" dediğinde yapmacık bir gülüs attım. "Ciddenmi farklımı neymiş bu farklı olan" diye sordum. "Ölmek istediğim zaman Eylüle Oğuzun öpüştüğü zamandı" dedi kendinden emin bir sesle sanki çok farklıymış gibi "Benim ölmeyi isteyeceğim zamanlar daha çok olmalı ozaman" dedim bana bakınca bir an gözlerinde pişmanlık gördüm yada öyle sandım. "Asıl aebebi öğrenmek istiyor musun?" diye sordum bu sorumla gözleri benimle buluştu "Oğuzun edeceği evlenme teklifini kabul edecekmisin" işte bu soru beni bitiren ölüme sürükleyen o acı soru "Onu affedecek kadar büyük mü sevgin onunla evlenecek kadar" diyerek bir adım yaklaştım ona yağmur hala şiddetliyken havada kararmıştı sustu gözlerini yerle buluşturdu. Sustum ve arkamı döndüm gözlerimi uçurumun en dibiyle buluşturdum. Asıl olduğum yerle...

TİYATRO GÜNÜ

Mısra"dan
"Hadi mısra hadi" diye bağıran Alpe baktım "Bağırma lan tamam anladık geliyorum" diye cırladım. Tiyatroyu biraz erkene almıştık. Ve iki gündür bizi aralıksız olarak çalıştırıyordu Alp bu yüzden "Ya Alp biraz dinlenelim" diye sitem eden meleğe baktım "Hayır hazırlıklara devam edin hemen" diye bağırdı yeniden. Cenkle konuşmamızın üzerinden iki gün geçmişti. Bu iki günde adam akılı birbirimizi görmedik hatta eve bile gitmedim. İki gündür aralıksız bu tiyatroya hazırlanıyorduk. "Mısra unutma en son sahne senle Oğuzun" diyerek yanımdam uzaklaştı "Biliyoruz Alp sevgilimle son sahnenin kapanışını yapacaz" deyip elimi omuzuma attıktan sonra yanağımdan öpen Oğuza baktım ve hafifçe gülümsedim. "Alp biletler nasıl" diye sordum. "Hepsi süper satıldı yoğun istek oluştu yetimlere yapılıyor diye" dediğinde çok sevinmiştim. Sonuçta evsizler içindi bu ve insanların buna bu kadar duyarlı olmaları beni duygusallaştırmıştı. "Tamam hadi oyalanmayın son bir saat" dediğinde hepimiz Alpe döndük. İlk sahnede ben ve oğuz vardık. Şarkı söyleyecektik.  İkinci sahnede miray ile barış ve yetimler küçük bir dans gösterisiyle tiyatroyu gerçekleştireceklerdi. Sonra müzikler danslar derken en son yeniden benle oğuz olacaz. En sevdiğim sahne son sahne çünkü orda bütün ipler kopacak oyun bitecek ve sahne kapanacak. "Son sahne için herşey hazır" diyerek yeniden yanımıza gelen Alpe baktım. Oğuz başını olumlu anlamda sallayarak yüzüne bir gülümseme yerleştirdi bende aynı şekilde karşılık verdim. "Çok heyecanlıyım" diye kendini yiyip biteren küçüğüme baktım. "Heyecanlanma açılışı sen yapacaksın" dediğimde başını salladı "Biliyorum annecim ama çok heyecanlıyım ne yapayım" diyerek kendi kendini sakinleştirmeye çalışıyordu. Onun bu haline gülmekten başka birşey yapamadım. Bir insana ne kadar sakinleş dersen o kadar heyecan yapar. Açelyayı giydirmek için onu alıp arkaya geçtik. Onu hazırladıktan sonra karşısında oturdum ve ona baktım

Kar KüresiBağımlısı olacağınız hikayeler. Şimdi keşfedin