Eylülün artık hareket etmediğinden emin olunca kendimi su yüzeyine tam çıkardım ve bağırmaya başladım "Hepiniz nereye kayboldunuz gelin buraya yardım ediiinnnn! " diye bagirdım ve eylülü sürüklemeye başladım geminin üstüne çıkarınca ayağımı burkmuş gibi yaptım ve acıyla bende gemiye bindim.
EYLÜL'DEN
Mısranın sözlerini boğuk boğuk duyabiliyordum. tahmin ediyordum bu kız tam bi pislik hepimizi kandırmış intikam almak istiyormuş meğer daha fazla suyun altında dayanamadığımdan cigerlerime giren suyun farkına vardım tuzlu suyun tadını alıyordum bilincim kapandı. Kendimi bırakmısken mısranin çiğliklarini duydum. Bu kız hala mı rol yapıyordu beni gemiye çıkartanın kim olduğunu bilmiyorum ama mısranın acılı inlemeleri geliyordu kulaklarıma bilincim kapalı ama etrafımdaki sesleri duyuyordum "Eylül beni duyuyormusun aç gözlerini" diyen oğuzun sesini duydum bilincim açık olsa şoka falan girerdim ama bu halde olmuyor tabi "Biri hava yolunu açsın" diyen Eymenin sesini duydum "Tamam ben yaparım" dedi oğuz ve dudağımla dudağını buluşturdu içime hava üfleyince cigerlerime havanın dolunduğunu hissettim dudaklarımdan ayrılıp kalbime basınç uygulayınca bu seferki işe yaramış olacakki aniden suyun hepsini dışarı attım ve nefes almaya başladım ilk oğuzla karşılaştım hafif gülümseyerek "Merhaba" dedim beni dogrulttu hemen yanıma mısra geldi. "Ayy eylül iyimisin ben çok korktum üstünde ıslandı al sen bunları giy" dediginde kiyafetlerini bana uzattı oğuz ona bakıp "Sen böylemi gezeceksin" diye sorduğunda "Hayır sevgilimin gömleğini alacam" deyip göz kırptı ve yanımızdan uzaklaştı bu arada neden sekerek yürüyordu bilmiyorum ama galiba ayağını incitmişti acı çığlıkların sebebi buydu. mısra gitmeden kaptana dönmemiz için ricada bulundu ve kaptan gemiyi çalıştırıp donmemiz için yola koyuldu Mısranın kıyafetlerini giydim ve bir minderde oturdum. Mısra gelince dediğini yapmıştı ve Eymenin gömleğini giymişti. hemen yerimden kalkıp onu iteledim "Kızım sen aptalmısın ya ölduruyordun beni oyun oynadığını kimler biliyor söylesene annen yanındaki sevgilin hatta belki oğuz nasıl yaptın ya nasıl oyun oynadın" diye bagirdim ona o ise şok olmuş bi biçimde bana bakıyordu. bana bir adım attı ve "Eylül ben yalan söy.." demesiyle bi tane tokat attım "Pis sürtük hala yalan söylüyorsun duyun hepiniz duyun bu kız hepimize oyun oynuyor" dedim. Şükür ki karaya ulasmıştık hemen gemiden indim (Tabikide buna tekne yada yat denildiğini biliyorum saçmalamıyın bunu yazarken aklıma gelmedi yani ) mısra aglamaya başlamıştı ben ise hemen bi taksi cevirip evime gitmek istiyordum.
MISRA'dan
Oyuna devam etmek için Eylüle kıyafetlerimi verdim ve eymenle aşagıdaki bi odaya girdik "Sen ciddimisin" diye sorduğunda "Yani bikiniyle gezmek istemiyorum hem altında tişort var versen ne ol...." dediğimde sözümü kesti ve bana yaklaştı şuan hemen hemen aramızda bi adımdanda az bir mesafe vardı "Mısra dün hiçbirşey olmamış gibimi devam edecez ben dün seni öptüm resmen ilanı aşk yaptım onları hiçemi sayacaz" dediginde ona baktım "Dünü unutalım tamam mı oynamamız gerken bi oyun var hadi simdi üstünü çıkar" dediğimde başını salladı ve gömleğini verdi. yukarı çıktığımızda tahmin ettiğim gibi eylül bana saydırdı laflarımı bile tamamlamama izin vermedi. En sonda bi tokat attı normalde o elini onun bi tarafına matkapla çivilerdim ama dua etsinki suçlu durumuna düşecem o gemiden inerken bende ağlamaya başladım. herkez yanıma gelince hepsi bişey söylemeye basladı "Sen boşver onu" "O hep öyleydi" "Takma kanka" "Hatasını fark edecek" başımı kaldırıp oğuzla göz göze geldiğimde bana baktı baktı dayanamadım bağırdım "Manyakmisin sen ya gitsene kizin pesinden ben ona ne yaptim ki o şuan kotu git" diye bagirdim oda beni dinledi ve gemiden indi Aslında hepimiz inmiştik herkez evlerine dagildi bende kizlarla ve eymenle vedalaşıp arabama biniyordum ki barış geldi "Çok kotu bi pot kırdın aksu" dedi. gülümsedim "Hadi ama beni tanırsın bişeyi boşuna yapmam akar" dedigimde oda güldü. "Gel seni eve bırakayım" dedigimde arabanın kapılarını açıp içeri girdi "Yanlız şu gomlek konusu çok iyiydi kuzenimin acısını kalbimde hissettim " dediğinde gülümsemem soldu "Evet bende hergün kalbimde hisediyorum" dedim akşam olmuştu normalde yorgundum ama barış sahile gidelim deyince kıramadım sahile gittik ve kumalara oturduk üşüyordum bana hirkasini verdiginde gulumsedim "Ee mısra ne zaman sonlandıracaksın oyunu" diye sordu uzun bi sesizlikten sonra "Bilmiyorum ama henuz vakti degil bende sıkıldım aslında " dedim bana baktı "Sıkıldım çünkü her sabaha başka biri olarak uyanıyorum her gün batımında kendimi başka biri olarak görüyorum her dolunayda başka biri olarak uyuyorum sevdiğim yanımdayken uzaktaymış gibi hisediyorum aslında yanlış hisedilecek bisi yok ama bunlarda fazla doğruymuş ya" dedigimde guldu ve başını salladı "Buda hayatın guzelliklerinden biri mısra acı kaldıramayacağın kadar buyuk ama tadina varincada vazgecemeyecek kadar bagimli bi duygu biz acıya muhurluyuz ona bagimliyiz o bizim..." dediginde sozunu kestim "Olmazsa olmazımız" dedigimde bana baktı ve önune dondu bi sure öyle oturduktan sonra kalktık onu evine bıraktım ve bende eve geçtim sabah okul vardı erkenden yatağa girdim ve gözlerimi kapattım
°°°°
Alarmın sesiyle uyandım üstümü falan degiştirip biraz bişeyler atıştırdıktan sonra evden çıktım okula doğru sürdüm. okula varınca hemen derslere girdik. Çok berbattı. Alp'i gördüğümde ona kısaca şunları söyledim "Haftaya proje ödevini vermeliyiz ve eğer bişiler bulamazsan seni boş bi fabrikaya götürür boş bi cam kutunun içine koyar üstünü suyla doldurur altan elektrik veririm anladınmı cocuk!" dedigimde ellerini havaya kaldırdı yarin hazırdır demisti :))) tek eğlencem buydu sanırım son dersimiz spordu ben spor salonundan çıkarken Eylül ile Oğuzun kavga ettiğini gördüm
OĞUZ'dan
"Kızım sen aptalmısın ya" "Hayır oğuz ben ciddiyim bak tehtid etti diyorum şu kar küresini kırdığı zaman bişey demişti hani masallar bir varmış bir yokmuş diye baslar vardın yok olacaksın dedi bana tehtid etti beni diyorum sana" dediğinde daha çok sinirlendim "Ya aptalmisin sen kizim sana diyorumki bilincin kapalıydı belki hayal gördün o kız senden sonra bağırdı bana onun peşinden git diye " dediğimde bana yaklaştı ve elini uzattı "Bende bunu diyorum bu kız çok iyi bi oyun var bunun içinde Oğuz inan bana " dediginde elimi tuttu hemen omuzundan tuttup duvara yapıştırdım "Bana bak o kız bu oyunu oynasa sana bu kadar iyi davranmaz beni bu kadar ezmez eymenin gomlegini giymez bu hallere bürünmez mısra huyundan vazgeçmez oyun için bile simdi sen gidip ondan özür diliyorsun yada ben gidip bu sefer intihar etmesinin asil sebebini söyleyip seni çürütüyorum" dediğimde gözünden bi damla yaş geldi ve o anda onu birinin çekip aldigini gördüm "Mısra ne..." demeden tokatı yüzüme geçirdi "Sevgilin o senin manyak nasil davraniyorsun sen bu kiza hangi hakla lan" dediginde sinirlenmistim "Onun dun yaptiklarinin hesabini soruyordum" dedim "Sen ne zanediyorsun kendinide hesap soruyorsun " deyip eylule dondu ve sarildi ahhh aptal kiz her ikiside aptal eylul hiç gormeyecegi bi arkadaşligi suan görüyor ve mısrada en büyük düşmanına sarılıyor ne klişe ama "Eylül bak hayal gördün galiba ben seni çok seviyorum sana nasıl öyle bişey yaparmıyım hem sen bana ne yaptın ki simdi git sevgilinle düzgünce konuş benden özürde dileme " dedi ve gulumsedi önce bana sonrada mısraya bakan eylül mısraya sarıldı "Teşekür ederim" deyip benimde kolumdan tutup bizi uzaklaştırdı "Bana bak eylül eğer birdaha boyle bi sacmalik uydurursan bu sefer ben soylerim herşeyi " dedim "Tamam haklisin hayal gormusum ama korkmustum özür dilerim" dediginde koluna omuz attip yurumeye basladim
Mısra hala bekliyordu yanindan geçecekken "Elbet herşeyi öğrenecem hiçbir sır gizli kalmaz bana ne yaşattığınız ögrenecem iste ozaman gerçek bi düşmaniniz olacak" deyip yanimdan geçti cebimdeki kar kuresinin heykelini çikardım ve ona bakmaya basladım ve mırıldandım "Şimdi zamanı degil güzelim şimdi değil" deyip heykeli yeniden cebime koydum ve yurumeye basladım
ŞİMDİ OKUDUĞUN
Kar Küresi
Novela JuvenilBenim ilklerim önemli değildi. ama sonum en özel gündü kim bilebilirki bir sonun yeni bir hikayenin başlangıcı olduğunu... Ben Mısra aksu sizce bir intikam ne kadar ileriye gidebilir ben bu intikamı ne kadar sürdürebilirim. kimler olacak bu intikamd...
