HIGHEST POSSIBLE AWARD

2.1K 99 20
                                        

    Niklaus yemek masasında oturmuş yemek yerken içeri biri girdi ve Klaus'a yaklaştı.

''Efendim,Medes krallığından sizin için gönderilmiş  sandıklar ulaştı elimize.''

Klaus ayağa kalktı,masanın etrafında bir tur attı ve içeri giren adama dönerek kafasını salladı.Adamlar sandığı odaya getirdiklerinde Klaus son derece neşeliydi.Bunun savaş tazminatı olduğunun farkındaydı.Kazandığı bir savaş daha.Güzel.Sandığa yaklaştı ve eliyle açılmasını işaret etti.

Üstü elmaslarla kaplı sandık açıldığında Klaus içindekilere bakıp gülümsedi.Bu Astiyag'ın yenilgiyi kabullendiğinin açık bir kanıtıydı.Bu Astiyag sözsüz bir anlaşmaydı.Bu Astiyag'ın Niklaus'un onun için hazırladığı sona,onun için seçtiği hayata boyun eğişiydi.Bu Astiyag'ın kabullenişiydi, yalvarışıydı.Sözsüz bir anlaşma gibiydi.Maddelerinde Astiyag'ın sahip olduğu her şeyi Klaus'a vermeyi kabul ettiği bulunan bir anlaşmaydı bu.Klaus kafasını kaldırıp hafifçe gülümseyerek konuştu.

''Söyleyin bunları aşağı indirsinler ve hazırlanın gidiyoruz.''

Klaus Astiyag'ın canını daha çok yakacaktı.Tüm ailesinin.Ona baş kaldırmaya cüret etmişti-ki buna kimse cüret edemezdi- ve ona baş kaldırmaya cüret eden herkes ölümle cezalandırılırdı.Ama şimdi hem onu en derinlerden yaralayacak hem de istediğini alacaktı.

  Astiyag çocuklarının ve eşinin güvenliği için hem mutluydu hem de onlar için son derece endişeleniyordu. Onları güvende tutabileceğinden emin değildi .Niklaus'a karşı çıkmıştı ve bunun bir hata olduğunu biliyordu.Neden bunu ona karşı gelmeden önce tahmin edememişti ki ?Klaus'un genç ve toy olduğunu ,onu çok rahat yeneceğini ve krallığını koruyacağını düşünmüştü.Evet Klaus gençti,tecrübesizdi ama onun sandığı kadar kolay yenilmezdi.Şimdi Klaus ona kök sökürmeden durmazdı.Durmayacaktı.Yenilmişti,kaybetmişti. Klaus'u durdurmaya asla yetmeyeceğini biliyordu ama en azından ona boyun eğdiğini gösterek,egosunu okşayarak,onları affetmesini sağlamak için ona savaş tazminatı yollamıştı.Klaus'u durduramayacaktı ama en azından ona bir çıkar yol bulması için biraz zaman kazandırabilirdi.Ailesini buradan kaçırmayı düşünüyordu.Klaus'un onları bulamayacağı bir yere.Ama içten içe Klaus'un onları her yerde bulacağını biliyordu.

   Caroline odasının camından sarayın bahçesini izliyordu.Burası artık bir saray değildi.Sayılamazdı.Sarayları Klaus'un acımasızlığı ile yanmıştı.Caroline'ın  ailesiyle  burada geçirdiği mutlu günleri, çocukluğu sarayın yanmış,dökülmüş ,zorla ayakta duran duvarlarıydı artık.Eskiden yemyeşil olan büyük, güzel ağaçlarla kaplı, rengarenk çiçeklerle örtülü, serin suların aktığı,ağaçların arsında koşuşturduğu güzel bahçeleriydi.

Eskiden de  bahçeleri gibiydi Caroline Neşeli, güzel,renkli ,mutlu...Hala bahçeleri gibiydi. İncinmiş, dağılmış, parçalanmış ve yanmış.

Artık eski Caroline değildi. Gözlerinin önünde onlarca insan ölmüştü .En yakın dostları ,asla hizmetkarları olmamış,hep ailesinden gördüğü arkadaşları gözlerinin önünde katledilmişti. Kusmak istiyordu. İçinde oluşan kusma isteğini bastırmaya çalışıyordu.

  Ondan sahip olduğu her şeyini o adam almıştı. Adının Klaus olduğunu bildiği , acımasız,sevgisiz,yalnız ve mutsuz adam.Saraya gelmiş herkesi öldürmüş, Carolinedan sahip olduğu her şeyi almış, öldürdükleri insanlarla beraber Caroline'ın içindeki iyiliği de öldürmüştü. Sarayın yanan duvarlarıyla beraber Caroline da yanmıştı. Saray yanmaktan büyük hasarla da olsa kurtarılabilmişti ama Caroline hemen oracıkta ölmüştü.Her şeyin sorumlusu o adamdı .Caroline o adamla hiç tanışmamıştı,onu sadece bir kez görmüş,oturup bir saat sohbet dahi etmemişti ama o adamo herkesden iyi tanıdığından emindi.Klaus ona göre yalnızdı.Yalnız,sevgisiz ve acımasız . Eskiydi, mutsuzdu.  Çünkü kötü biri olmak için kötü bir kalp yeterli değildi. Sadece kötü bir kalbiniz varsa kötü olmazdınız ya da sadece kötü şeyler yaşadıysanız kötü olmazdınız. Kötü olmak için gerçekten kötü bir kalbe ve bir neden ihtiyaç vardı.Caroline bundan emindi.Kesinlikle. Hiçbir şeyden olmadığı kadar. Klaus ona kötülüğün ne olduğunu öğretmişti, kötü bir insanın neler yapacağını, nasıl davranacağını, ne düşüneceğini.Hepsini birkaç gün önce Klaus bu saraya geldiğinde, onu henüz görmeden öğrenmişti. Ve sonra Klaus'u gördüğünde kötü birinin nasıl baktığını görmüştü. İlk kez birinin gözünde kötülüğü görmüştü. Ve bundan gerçekten nefret etmişti. Klaus ona nefret etmeyi öğrenmişti. Birinin gözlerine nefretle bakmayı öğrenmişti.Pencereden dışarıyı izlerken saraya gelenleri gördü. Kim olduklarını kestiremiyordu ama tahmin edebiliyordu. Hızla alt kata anne babasının yanına indi. O aşağı indiğinde Klaus saraya girmiş ailesinin karşısında dikilmişti. 

LOVE KEEPS YOU HUMANHikayelerin yaşadığı yer. Şimdi keşfedin