Medya:Arzu
Sabahın köründe uyandım.Saate baktığımda 8 olduğunu gördüm.Dışarda yağmur yağıyordu.Anlaşılan bugün hiçbir şey yapamıyacağız.Uyumayı denedim ama tekrar uyuyamadım.Bende kalktım ve kendime bir kahve yaptım.Ama yerlerini bulana kadar canım çıktı.Kahvemi de elime alıp yağmuru izlemeye başladım.Arkamdan biri sarıldı.Döndüğümde Can bana gülümseyerek bakıyordu."Sen de kahve ister misin?". "Olur.". Bende koşarak mutfağa gittim ve bir bardak daha kahve yaptım.Can ile oturup kahvelerimizi içmeye başladık.Bu sırada Berna aşağı indi."Berna neden uyandın ablacım" kısık sesle konuşuyorduk kimse uyanmasın diye.
"Susadım". "Dur ben veriyim ablacım.". Mutfağa gidip Berna'ya su getirdim.İçtikten sonra odaya tekrar döndü."Çocuk sana çok yakışıyor"
"Gerçekten mi?". "Evet". "Teşekkür ederim". "Anne olsan eminim ki çok iyi bir anne olursun". "Sende baba olsan çok ilgili, kibar ve yakışıklı bir baba olursun".Biraz daha oturduktan sonra aşağı Aras indi "Oo Derin bize kahve yok mu?". "Yok enişte git kendin yap yada sevgilin yapsın"
"İyi ya". dedi ve merdivenleri geri çıktı.Can biraz daha uyumak istediğini söyleyip yukarı çıktı.Bende televizyon izlemeye karar verdim.Baya bir televizyon izledim.Saate baktığım 10 olduğunu gördüm.Aklıma gelen hain plan ile sinsice gülümsedim.Mutfağa gidip elime demir kaşık ve tava aldım.Ve odaların önünden geçerek çalmaya başladım.Biraz öyle gezdikten sonra önce kızların odasında çaldım ve onları uyandırdım.Sonra da erkeklerin odasına gidip onları da uyandırdım.Çok bişey olmadı.Sadece bizimkiler beni kovalıyor.Ben arkama bakarak koşarken bişeye çarptım.Önüme baktığımda Can vardı."Oha ama kafam kırıldı."
"Özür dilerim" Arkama baktığımda bana çok yaklaştıklarını gördüm.Tam kaçacakken ayağım kaydı ve yere yapıştım.Sırt üstü yattığımda herkes bana korku dolu gözlerle bakıyorlardı.Ben kahkaha atmaya başladım.Herkes bana sen deli misin bakışı atarken bende yoo gayet iyiyim bakışı atıyordum.Sonunda Can'ın aklına gelebildim de beni tuttu ve kaldırdı."Bugün de dışarda kahvaltı yapalım mı?". "Bu havada mı?". "Of Derin her zaman bir mahana buluyorsun.Üşenme.Hem havada ne varmış.Sadece biraz yağmur yağıyor."
"İyi ya gidelim". Yine dışarı çıkacaktık
Yukarı çıkıp üstümüzü değiştirdik.
Berna'nın kıyafetlerini de seçip giymesine yardım ettim.Aşağı indiğimizde herkes hazırdı.Arabaya koşarak gittik.Dışarda ıslanmamak için.
Sonunda gelebilmiştik."Biz hangi masaya sığıcaz". "Sorun değil ya söyleriz birleştirirler.". Etrafa bakarken biri gözüme çarptı.Tanıdık biri.Berna beni dürtmeye başladı."Abla bu bizim eve gelen abi değil mi?". "O ablacım".Benim ister istemez suratım düştü.Bunu da bizimkiler anladı tabi."Derin". Aras bana bağırdı. "Ha". "Kızım daldın gittin ya". "Tamam tamam". "Aşkım istiyorsan başka yere de gideriz". "Hayır.Gerek yok". İki masayı birleştirdik.Herkes yerine oturdu.Herkese birer tane kahvaltı tabağı söyledik. Arzu bana fısıldamaya başladı."Yenge Emre gelmiş". "Getir yengecim" Tamam dedi ve ayağa kalkıp dışarı çıktı.Bir süre sonra Arzu yanında Emre ile bize doğru geldi.Bende hemen ayağa kalktım.
"Merhaba ben Emre". Arzu hepimizi tanıştırmaya başladı."Abim Can,yengem Derin,yengemin kardeşi Berna...". Hepimizi tanıştırmıştı.
Emre bizden izin isteyip Burak ve arkadaşlarının oturduğu yere doğru gitti.Seslerini duyabiliyordum."Oo kuzen sen burada mıydın ya". Kuzen mi? Yok canım daha da neler.Arzu bana ne oldu dercesine baktı.Can bunu anlamış olacak ki kardeşine olayı anlattı."Yenge ben özür dilerim"
"Önemli değil.Hem benim aşkım var lütfen.". Emre sonunda gelebilmişti.
Burak'ın arkadaşı Ceyhun bana doğru geliyordu.Biz kendisiyle çok iyi anlaşıyorduk."Yenge naber"dedi ve bana sarıldı.Bende soğuk bir tavırla ve kendimi ondan ayırırken "İyi Ceyhun sen ". Dedim. "İyi.Yenge Burak bir halt yedi diye bizde böyle mi olucaz". "Bir bana yenge deme senin yengen Neşe.İki sizde onun yandaşlarısınız ". "Pekala". Dedi ve gitti."Derin bu kim". "Aşkım Burak'ın arkadaşı.Biz eskiden çok iyi anlaşırdık.Aynı Aras ile ben gibiydik.Ama eskiden yanlış anlama"
"Peki". Yine tadımızı bozmayı başarmıştı."Berna ablacım yemek istediğin bişey var mı?". "Hımm bilmem ki". "Sen düşün o zaman".
"Hadi Jenga oynayalım". "İste de oynayalım". Aras Jenga istemeye gitti.
Geldiğinde oyuna başladık.
Aras,ben,Can,Buse,Masal ve Alp oynamak istediğini söyledi.Rüzgar ve Berna sohbet ediyorlardı.Poyraz,Berk ve Serkan da bizi izliyordu.Emre ve Arzu da birbirlerine birşeyler gösteriyordu.
Oyunu sonunda bitire bilmiştik.Kaç defa oynadığımızı saymadım.
Can beni dürttü "Berna neden bişey varmış ve bundan rahatsızlık duymuş gibi". "Bilmem". Can Berna'ya dönerek "Prenses bir şeyden rahatsız mı oldun?". "Evet.Şurdaki oturan çocuk ablama çok kötü bakıyor". Berna'nın bahsettiği kişi Burak'tan başkası değildi."Sen takma prenses onu". Berna başını salladı ve gülümsedi."Artık gitsek iyi olucak "
"Tamam". Hep birlikte dışarı çıktık.
"Can bizi eve bırak.". "Neden yenge "
"Bilmem.Çok yük olduk size.". "Olur mu hiç öyle şey?" "Berna gidelim mi kalalım mı". "Kalalım ". "Peki bakalım".
"Bir şey sorabilir miyim?". "Tabi ki sorabilirsin Emre". "Size Arzu yenge diyor ya siz evli yada nişanlı falan mısınız?". "Hayır.Sevgiliyiz". Can ordan lafa atladı."O da olucak inşallah".
Evde şöminenin başında oturuyorduk."Yenge abimle nasıl tanıştınız?". Can'a baktığımda onun da bana baktığını gördüm."Abin benim camıma taş attı". "Hadi be"
"Evet ben yine kavga ediyordum.Cama biri taş attı.Tabi ben zaten sinirliyim daha da çok sinirlendim.Sen nasıl camıma taş atarsın dedim.Abin de bak şöyle dedi ve bir tane daha attı.Bende bekle geliyorum dedim.Aşağı indim.Abinin sırtına atladım.Dengesini kaybedip düşecekken düşmekten kurtulmak için baya bı uğraştım.Ama sonunda abin üstüme düştü.". "Sonra aşık mı oldunuz". Can da söze dahil oldu.
"Ne aşık olması abicim bana tokat attı". "Evet tokat attım.Okulda ben yine kavga ederken beni tuttu.İşte orda tanıştık." "Oha ya ne kadar güzel.". "Abicim ne güzeli eli o kadar ağır ki... Artık vurucak diye korkuyordum.". Biz tabi kahkahalarla güldük."Abi yengemi çok kıskandın mı". "Kıskanmaz olur muyum.Yengen her gördüğü yakışıklı erkeğin üstüne atlıyordu.". "Ciddi misin". "Evet.Ben sevdiğimi söylemeden yarım saat önce Alp'in üstüne atladı" Arzu tabi gülmekten yıkıldı.Aras da konuşmaya girdi."Hemde nasıl bir görsen Derin'e yakışıklı erkek de hani nerede der.O derece.". "Ya neden öyle diyorsunuz "Aşkım ama öyleydin"
"Ama şimdi öyle mi yapıyorum". "Yap da görelim". "Tamam ya ".
"Yenge sen çok mu kavga ediyorsun"Evet". ". "Tabi abicim bu yengen piskopat". "Vay be yengeme bak benim". "Tabi ki de Arzucum".
"Yenge". "Efendim yengecim.". "Hiç büyük bir kaza yaptın mı?". "Evet"
Zaman böyle akıp geçti.Otururken telefonum çalmaya başladı.Kimin olduğuna bakmadan açtım."Efendim"
"Teyzecim". "Tuğba teyze". "Ne yapıyorsun kuzum nasılsın?". "iyiyim teyzecim sen ne yapıyorsun.". "Bende iyiyim". Bu arada Tuğba teyze Masal'ın annesi.Biraz daha konuşup kapattık.İçeri gittiğimde Berna yoktu.Sorduğumda kimse bilmiyordu.
Hemen Berna'yı aramak için bahçeye çıktım.Hiçbir yerde yoktu.Bütün odaları tek tek aradım.Bulamayınca polise gittik.Tek tek sokakları aramaya başladık.Hava baya kararınca eve gitmeye karar verdik.
Eve geldiğimizden beri ağlıyordum.
"Tamam Derin sakin ol.Berna'yı bulucaz.". "Nasıl sakin oluyum Buse."
))))))))))))
Saat çok geç olmuştu.Kapı çalmaya başlayınca Buse kapıya bakmaya gitti.
Biraz sonra Berna ile geldi."Berna". "Abla" Hem koşup sarıldım."Prenses nerdeydin sen.Ablan burda mahvoldu.". "Anneme benzeyen birini gördüm peşinden gittim.Sonra da kayboldum .". Bu sefer de mutluluktan ağlıyordum."Aa yenge yeter ama o güzel gözlerine yazık."
Aras gelip bana sarıldı.Biraz daha oturup konuştuktan sonra yatmaya karar verdik.Ben Berna ile yatıcaktım.Arzu'nun yatağında yatıcaktım.Berna ile sarılıp yattık.
ŞİMDİ OKUDUĞUN
DERİN
Novela JuvenilDeğer verdikleriniz tarafından sırtınızdan bıçaklansanız ne hissedersiniz? :::::::::::::::::::::::::::::::::::::::::::::::::::::::::::::::::::::::: Sevgilisi ve en yakın arkadaşı tarafından aldatılan Derin kendini zavallı olarak görüyordu.Ama karşı...
