Akşam yemeği Park Jimin'in sandığından daha hızlı geçmişti. Bütün yemek boyunca yetişkinler gürültülü bir şekilde yemek yiyip işleri hakkında konuşmuşlardı. Çocuklarının bilmediği ve anlamadığı espriler yapıp gülmüşlerdi.
Park Jimin ise yemek boyunca sessiz ve yavaşça yemeğini yiyen Min Yoongi'yi izlemişti. Min Yoongi üzerinde dolaşan bakışların farkındaydı ama kafasını kaldırıp bir kez bile Jimin'e bakmamıştı. Utanıyordu. Min Yoongi yalnız ve sessiz bir çocuktu. Hiç arkadaşı yoktu, solgun teni ve güçsüz bedeni yüzünden kimse onunla arkadaşlık kurmak istemezdi. Bir süre sonra buna alışmıştı. Artık on iki yaşındaydı. Bazı şeyleri kabullenmeyi öğreniyordu. Aynı daima yalnız kalacağını kabullenmesi gibi.
Güçsüz, beyaz tenli ellerindeki çatal ve bıçağı masaya bıraktı ve ellerini kucağına indirdi. Park Jimin tombul ellerini yumruk haline getirip yanaklarının iki yanına koymuş, hayranlıkla Min Yoongi'yi izliyordu. Arkadaşlarının neden Min Yoongi için deli dediklerini bilmiyordu. O çok güzeldi.
"Neden öyle bakıyorsun?" Yakın oldukları için Yoongi fısıldayarak sordu. Jimin ilk defa onun sesini duyduğu için heyecanlandı. Gözleri kısılana kadar gülümsedi ve, "Çünkü güzelsin, hyung." dedi.
Yoongi yanaklarına hücum eden kanı hissettiğinde başını çevirdi.
"Ben güzel falan değilim, velet. Önüne dön ve yemeğini ye." dedi. Sesi biraz yorgun çıkmıştı. Yine halsizleştiğini hissediyordu. Annesinin koluna dokunduğunda annesi hemen ona döndü.
"Efendim, Yoongi?"
"Anne, kendimi iyi hissetmiyorum." dediğinde annesi elini Yoongi'nin alnına koydu. Yine ateşi çıkıyordu. Min Yoongi hep hasta bir çocuktu. Bağışıklık sistemi oldukça güçsüzdü, ufacık bir rüzgar bile hasta olmasına neden oluyordu.
"Hye Rin, ateş düşürücün var mı acaba?" Bayan Min, Jimin'in annesine sorduğunda Bayan Park, "Tabi, mutfakta olacaktı." dedi. Birlikte ayağa kalktılar.
Bayan Park Jimin'e döndü ve, "Tatlım, Yoongi'yi odana götürür müsün lütfen?" dedi. Jimin hızla başını salladı ve sandalyesinden kalktı.
"Koluma gir, hyung." dedi Jimin Yoongi'ye yaklaşırken. Yoongi küçüğün bu hareketine gözlerini devirdi. "Sakat değilim. Kendim yürüyebilirim."
Jimin utanarak başını salladı ve o önde, Yoongi arkada Jimin'in odasına ulaştılar.
Yoongi odasını incelerken Jimin, "Hemen dönerim hyung, kendi odanda gibi hisset." dedi ve odasından çıktı. Merdivenlerden indi ve mutfağa ulaştı. İstemeden de olsa annesinin ve Bayan Min'in konuşmasına şahit oldu.
"Hep böyle hastalanır mı?" diye sordu annesi. Bayan Min sıkıntılı bir nefes verdi.
"Maalesef." dedi. "Bağışıklık sistemi çok güçsüz. Kansızlığıda var, bu yüzden teni çok soluk. İlaçları var ama işe yaradığı kadar işte."
"Çok üzüldüm. Umarım bu işe yarar."
"Bu gecelik idare edebilir." dedi Bayan Min. Bir anda modu düşmüştü. Oğlu için çok endişeleniyordu.
"Hey," dedi Bayan Park. "O iyi olacak."
"Biliyorum, biliyorum. Sadece Yoongi çok yalnız...Hiç arkadaşı yok. Doktor bununda etkili olacağını söylüyor."
Jimin duyduklarıyla kalbinin sıkıştığını hissetti. Min Yoongi, arkadaşlarının bahsettiği gibi biri değildi, hemde hiç değildi. Koşarak merdivenleri geri tırmandı ve odasına girdi.
Fakat odasına girdiğinde yatağına cenin pozisyonunda, derin nefesler alıp veren bir Min Yoongi beklemiyordu.
"Hyung!" dedi ve yatağına koştu. Yoongi'nin gözleri kapalıydı ve alnından terler akıyordu.
"Anne! Yoongi Hyung'a bir şeyler oluyor!" Jimin odasından dışarı bağırdığında bütün ev ahalisi Jimin'in odasına toplanmıştı.
Bay Min hızlıca oğlunu kucağına aldı ve Bay Park'ın yönlendirilmesiyle banyoya ulaştı. Anneler içeri girip, babalar dışarı çıktığında Jimin etrafında olanları endişeyle izliyordu.
"Jimin." dedi babası. "Odana çık."
Jimin yavaşça başını salladı ve odasına çıktı. Yatağına uzanıp tavanı izlerken Min Yoongi için üzülüyordu.
Yaklaşık on dakika sonra Yoongi, beyaz havlular arasına sarılmış bir şekilde Jimin'in yatağına bırakıldı. Bayan Min Yoongi'yi uyandırmak istemediğini, bu yüzdende burada kalıp kalamayacaklarını sorduğunda Bayan Park memnuniyetle kabul etti.
Min Yoongi, ateşi düşerken Jimin'in yatağında uyuya kaldı ve Park Jimin, ertesi gün okula gitmeyecek oluşunu bahane ederek, bütün gece Min Yoongi'yi izledi.
çok güzel yorumlar yaptınız ve ilk defa bir hikayeyi yayınladığım için pişman olmadım. teşekkür ederim:")
Oops! Bu görüntü içerik kurallarımıza uymuyor. Yayımlamaya devam etmek için görüntüyü kaldırmayı ya da başka bir görüntü yüklemeyi deneyin.