Busan Sanat Lisesi son sınıf öğrencileri her perşembe olduğu gibi beden eğitimi dersinde basketbol ve voleybol oynuyordu. Genelde kızlar voleybol, erkekler basketbol oynardı. Min Yoongi spordan her zaman nefret etmişti bu yüzen o tribünde oturanlar arasındaydı. Beden dersine ait sevdiği tek şey; rahat kıyafetlerdi. Siyah eşofmanlarıyla oturmuş, kitabını okuyordu. İnsanlar bu halleri yüzünden ona hep inek derdi ama bu Yoongi'nin hiç umrunda olmazdı. Okuldaki insanlar bir çok şey konuşuyordu hakkında; mesela Park Jimin gibi biriyle nasıl arkadaş olduğu. Jimin ve Taehyung basketbol takımında oldukları için popülerler kısmına giriyordu. Yoongi'nin onlarla takılması bile mucizeydi okuldakilere göre. Yoongi bunları umursamıyordu çünkü insanların bilmediği çok şey vardı. On yaşında ki halleri gibi.
"Hyung yine mi kitap okuyorsun? Biraz sosyalleş." Yoongi Jimin'in sesini duyduğunda başını kitabından kaldırdı. Jimin elindeki basketbol topuyla büyüğünün başında dikiliyordu. Sıfır kollu atleti ve şortuyla çok çekiciydi. Kol kasları adeta 'ben buradayım!' diye bağırıyordu. Yoongi Jimin'in kaslı kollarını izlemeyi bırakıp yüzüne odaklandı. Biraz daha bakarsa yüzü domatesten hallice olacaktı çünkü.
"Sosyalleşiyorum zaten." dedi Yoongi. "Kitap okumak zihni sosyalleştirir. Sana da öneririm Jimin, zihnin pek sosyal değil."
"Ben okulun en popüler çocuğuyum Hyung, zihnimin sosyalleşmesine gerek var mı sence?" dediğinde Yoongi göz devirdi.
"Git oyun mu oynuyorsun ne yapıyorsan yap, rahat bırak beni." dedi ve kitabını okumaya geri döndü. Jimin elindeki topu yere bıraktı ve büyüğünün yanına oturdu.
"Taehyung'u sabahtan beri görmedik. Aradım açmadı. Nerededir sence?" diye sordu. Yoongi iç çekerek kitabı tekrar kapattı. Bu velet başındayken kitabını okuyamayacağı belliydi.
"Bilmiyorum." dedi. "Bende Bogum'u görmedim. Belki beraberlerdir."
"Belki." dedi Jimin gözlerini sahaya dikmişken. "Neyse, ineyim ben, çocuklar bekliyor."
Oturduğu yerden kalktıktan sonra bıraktığı topu eline tekrar aldı.
"İyi, hadi git." dedi Yoongi ve kitabını tekrar açtı.
"İzle beni," dedi Jimin sırıtırken. "Senin için sayı yapacağım."
Yoongi heyecanlandığını hissederken yüzünü ifadesiz tutmaya çalıştı. "Sen sayı atmayı becerde, sonra senin içindi dersin." dedi. İki gencinde heyecanlandıklarında kullandıkları kaçış yoluydu bu: karşıdakiyle dalga geçmek.
"Sen bilirsin." dedi trip atar gibi Jimin. Sonra yandan bir gülüş atarak kafasını tribünün diğer tarafında ki kız grubuna çevirdi. "Onlar için sayı atmamı isteyen bir sürü kız var."
Jimin kız grubunun içindeki So Ra'ya göz kırptığında hepsi bir anda çığlık attı ve So Ra gözle görülür şekilde kızardı. So Ra utandığı için kızarırken, Yoongi kıskançlıktan kızarmıştı. "Yah, sapık velet! Gidip topunla oynasana sen, ne göz kırpıyorsun millete?"
Jimin gülerek büyüğüne doğru eğildiğinde Yoongi fazla yakınlığın verdiği heyecanla yutkundu. "Ne o? Kıskandın mı? Tamam, merak etme. Senin içinde bir tane atarım." dedi Jimin.
"Ben sana şimdi bir şey atacağım," dedi Yoongi sinirle. "Tüm gün suratın mosmor gezeceksin. Deli etme beni."
Jimin gülmesine engel olamazken yüzünü Yoongi'nin yüzünden uzaklaştırdı. Yoongi daha rahat nefes aldığını hissetti. Yakınlık kalbine iyi gelmiyordu.
"Bütün sayılarım senin için canım hyungum, hadi gittim ben." dedi ve Yoongi'ye öpücük attı. Jimin arkasını dönüp tribünden aşağı insan üstü bir güçle atlarken Yoongi arkasından baktı.
ŞİMDİ OKUDUĞUN
alone,sick,lover | yoonmin
FanfictionMin Yoongi hep yalnız ve hastaydı. Park Jimin ise aşıktı. #Yan çift vkook#
