it's a real pain | 18

7.6K 760 398
                                        

[Biraz gözyaşı döktüreceğim, kızmayın.]

Bir karakterin ağzından yazılmış kısım var, zaten göreceksiniz. Uzun bir süre göremeyeceksiniz bunu ama şimdi ki hakkımı ondan yana kullanmak istedim.

İyi okumalar~

BÖLÜM ŞARKISI:
Rihanna - Stay
(bununla okumanızı tavsiye ederim)



TAEHYUNG

Öylece yürüyordum. Esen soğuk rüzgar vücuduma çarpıp geçerken, gözlerimden akan yaşlara bir yenisi daha ekleniyordu her seferinde. Üşüyordum ama bu bile umrumda değildi. Yıllardır üşüyordum zaten, soğuk bir rüzgarı umursayacak değildim.

Gerçekle yüz yüzeydim ve bunu sindirmem gerektiğini biliyordum. Aslında bu kadar çabuk öğrenebileceğimi düşünmemiştim ve açıkcası bu ağır gelmişti. Her seferinde ona sinirlendiğimde, beni parçalara ayırdığında ona "hastasın sen." derdim. Bunun gerçek olduğunu nereden bilebilirdim ki?

Kalbim çok acıyordu. Üstelik bu yıllardır çektiğim acının kat be kat fazlasıydı. Jeongguk geri gelmeden önce kendimi iyi idare ediyordum. Çünkü çok uzaktaydı, onu görmüyor, kokusunu duymuyordum. Kendimi onun bir daha gelmeyeceğine ikna etmiştim. Bogum vardı. Yoongi ve Jimin vardı, iyi gidiyordum. Fakat şimdi her şey çok farklıydı. Yıllar sonra, buradaydı. Onu görebiliyor, kokusunu duyabiliyordum.

Onun bana yakınken aynı zamanda da çok uzak olması yeterince acı verirken öğrendiklerim, acımı katlamıştı. Ruh halinin dengesizliğinin sebebi ortaya çıkmıştı. Bir ağlıyor, bir gülüyordu. Hem beni geri istediğini söylüyor, hem de hayatını mahvettiğimizi söylüyordu. Şu duruma bakılırsa, hayatı mahvolan oydu. Halbuki her zaman onun Amerika da iyi olduğunu düşünüp, kendimi buna inandırırdım. Fakat öğrendiklerim kendimi inandırma çabalarımın ne kadar anlamsız olduğunu bana göstermişti.

Şimdi işim, çok daha zordu. Jeongguk'un neden böyle davrandığını bilmezken aklım karışıktı evet ama üzerimde beni rahatsız eden ve kalbimi acıtan bir ağırlık yoktu. Hiç bilmediğim o acıtan ağırlık, gelmişti ve kalbimin tam ortasına yerleşmişti. Bu ağırlığı hissetmek yerine, kalbimi söküp atmayı tercih ederdim.

Jeongguk gözümün önünde eriyip giderken buna nasıl dayanacaktım? Hep bir tuhaflık olduğunu fark etmiştim o geldiğinden beri. Beni ağlayarak bırakan çocuk, bir anda benden nefret ederek geri dönmezdi. Dönemezdi. Bazı şeyler aklımda yeni yeni otururken delirecek gibi oluyordum.

"Benden vazgeçme Taehyung."

"Yapacaklarım için özür dilerim."

"Böyle olsun istemedim."

"Seni geri istiyorum."

Tüm bunlar yalan olamazdı. Olmamalıydı. Küçüklüğümden beri seviyordum Jeongguk'u. On yaşında olmama rağmen, bunun arkadaşlığın ötesinde bir sevgi olduğunun farkındaydım aslında. Beni çok kez korkutmuştu bu durum ama düşünmemeye çalışmıştım. Her şeyden önce o benim çocukluğumdu. İlk arkadaşım ve ilk aşkımdı. Çevremdekilerin onu öylece unutabileceğimi düşünmesi düpedüz aptallık olurdu. Bogum bile hayatıma girerken tüm bunları yaşayacağını biliyordu. Tamam, kimse Jeongguk'un geri döneceğini hesaba katmamıştı ama bir şekilde bir yerde önümüze çıkacaktı.

alone,sick,lover | yoonminBağımlısı olacağınız hikayeler. Şimdi keşfedin