time | 25 final

7.8K 631 633
                                        

Lütfen bölümün sonundaki notu okuyun, tekrar güncelleme yaptım🥰


3 YIL SONRA

Zaman.

Zaman, her şeyin ilacıdır denir. Hissettiğiniz her duygu, zamanla akıp gider, benliğinizden çıkıverir. Deli gibi sevindiğiniz bir olay, zamanla hafızanızda güzel bir anı olarak kalır. Çektiğiniz acı ise, her geçen gün giderek azalır, ilk gün alev alev yanan yüreğiniz yavaş yavaş soğumaya başlar ve en sonunda, derin bir kabuk oluşturarak kendini kapatır. İlk günki gibi olmasa bile, ufacık bir darbede bile sızlar, size kendini hatırlatır. Zamanın aslında tamamen yok edemediği tek şey, acıdır.

Min Yoongi'nin de, geçen üç yıl boyunca, yaraları kabuk bağlamış, yüreği soğumuştu. İlk gün ki gibi kavrulmuyordu artık, alışmıştı. Nefes alıyor, yaşıyordu. Hayallerinde ki üniversitede, gerçek evinden uzakta, istediği bölümü okuyordu. Üç yıldan beri çok şey değişmişti hayatında. Eskisi gibi kendini öldürmek istemiyordu, etrafındakilere hayatı zehir etmiyordu. Arkadaşları olmuştu en basitinden, üniversite ona güzel arkadaşlıklar vermişti. Kendinde değişiklikler yapmıştı mesela, saçları artık kahverengi değildi. Gece siyahı saçlarının önünde, hafif mavilikler vardı. Aslında bu saçı Taehyung ile girdikleri aptal bir iddia sonucu yapmıştı. Başta hoşuna gitmesede, sonrasında bu renk hoşuna gitmişti. Kahverengi saçları ona Park Terkedici -kendi kafasında ona böyle söylüyordu- Jimin'in ellerini hatırlatıyordu, onun dokunuşlarını hatırlatıyordu. Kendine eziyet çektirmemek adına siyahta devam ediyordu. Üç yılın sonunda, artık her şeyi kabullenmiş ve ağlamayı kesmişti fakat yakın arkadaşı Taehyung için aynı şeyi söyleyemezdi. Aynı yurt odasında kaldıklarından, geceleri çocuğun sessizce akıttığı gözyaşlarından haberdardı. Her sabah uyandıklarında Taehyung, gece hiç ağlamamış gibi davranıyordu ama Yoongi, onun gözlerinde bitmek bilmeyen o hüznün farkındaydı. Taehyung'un da arkadaşları vardı nihayetinde; ama hiç biri Park Jimin gibi değildi. Sanki çocuk yemin etmişti, ondan başka kimseyi en yakın arkadaşı yerine koymamaya.

Taehyung içinde işler çok değişmişti elbette bu geçen zamanda, Seoul'de ki bu okulu kazandıklarında ilk düşündüğü bunu Jeongguk'a nasıl söyleyeceği olmuştu. İlk önce kafasında ki her şey allak bullaktı, cümlelerini toparlayamıyor, Jeongguk'a bakarken tüm cesaretinin kırıldığını hissediyordu. Ama nihayet konuşmaya başladığında, sevdiği çocuğun tepkisi sandığı gibi kötü olmamıştı. Aksine, tavşan dişleri görünecek şekilde kocaman gülmüş ve Taehyung'a sıcacık bir sarılış armağan ederken sevgilisinin kulağına nereye giderse gitsin onunla geleceğini söylemişti. Sonuç olarak aynı şehirdelerdi. Tek fark Jeongguk okula gitmiyordu. Ailesi ve kişisel doktoru üniversite için henüz hazır olmadığını söylemişlerdi. Buraya kadar her şey iyiydi elbette fakat, Taehyung'un hala sakladığı küçük bir sorunu vardı ve onunla birlikte bu sorunu bilen tek kişi Yoongi'ydi.

Taehyung, Park Bogum ile ayrılmamıştı. Bogum'u Jeongguk'tan, Jeongguk'u Bogum'dan gizliyordu. Lisede ki çoğu insanları geride bırakmış olsada Bogum'dan bir türlü kopamamıştı. Denemişti, ayrılmayı denemişti elbette ama son zamanlarda Bogum çok farklı biri gibi davranmaya başlamıştı. Ne zaman Taehyung'un ondan ayrılmaya çalıştığını hissetse, onu kendine zarar vermekle tehdit ediyordu. Taehyung artık yorulmuştu ve uğraşmayı bırakmıştı. Sadece olayların ne zaman patlayacağını bekler hale gelmişti.

Üç yılda çok şey değişmişti işte, zaman iki gençten çok şey alıp götürmüştü. Fakat bu üç yıl içinde zamanın onlardan alamadığı tek şey, konuşmayı reddetselerde Park Jimin'e olan bitmek bilmeyen sevgileriydi.

*

Yurt odasına ıslık çalarak giren Yoongi, açtığı kapıyı tek ayağıyla ittirerek kapattı. Keyfi yerindeydi, final haftasını atlatmıştı ve şimdi güzel bir tatil yapacaktı. Odasındaki çalışma masasının üstüne elinde tuttuğu dosyalarını fırlatırken ıslık çalıyordu. Hala yatağında uzanmış bir vaziyette oyun oynayan arkadaşını fark etmemişti.

alone,sick,lover | yoonminBağımlısı olacağınız hikayeler. Şimdi keşfedin